Duygu Hanım, öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ben Duygu Yalnızoğlu. Metalurji ve malzeme mühendisiyim. Osmangazi Üniversitesi’nden 2007 yılında mezun oldum. Daha sonrasında Koç Üniversitesi’nde bir MBA eğitimi aldım. Yaklaşık 20 yıllık bir sanayi, üretim, Ar-Ge tecrübem var. Öncelikle kariyerimin ilk 7 senesi savunma sanayii, havacılık projelerinde geçti. İşte ASELSAN, ROKETSAN, TEI gibi çok değerli vakıf şirketlerimizle güzel projelerde çalışma fırsatı buldum. Daha sonra da ESALBA firmasında 10 yıl Ar-Ge müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı yaptım. Burada yeni ürün devreye alma, Ar-Ge süreçleri, Ar-Ge merkezi kurulumu, markalaşma, içeride birtakım kurumsallaşmaya yönelik sistemlerin kurulması konusunda çalıştım. Sonra kendi şirketimi kurdum. O dönemde de yine Sayın Nadir Başkanım’la Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün proje koordinatörlüğünü yapma fırsatı yakaladım. 1,5 sene kadar orada birlikte çalıştıktan sonra da böyle bir görevlendirmeyle ATAP’ın genel müdürü olarak devam ediyorum.

ATAP’ın çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

ATAP aslında girişimcilik ekosisteminin sahibi ve bu konuda şehrimizde güçlü bir rol ve sorumluluk üstleniyor. Biliyorsunuz, ekonomiler şu anda girişimcilik üzerinden de şekilleniyor. Amerika’ya baktığımızda, bir girişim olarak kurulan Amazon ve Apple gibi şirketlerin bugün dev ekonomiler oluşturduğunu görüyoruz. Artık girişimcilik, ülkelerin ekonomi modellerinden biri hâline geldi ve stratejik olarak ele alınması gereken bir konu.

Whatsapp Image 2026 09 02 At 16.09.30 (1)

GİRİŞİMCİLERİ DESTEKLEYEN BİR YAPIYIZ

Amerika’da devlet desteklerinin yanı sıra özel sermaye de girişimciliği destekliyor. Çin’de ise devlet destekli bir ekonomi modeli var. Türkiye’de de devlet destekleri bulunuyor. Bunlardan biri de teknoparklarımızda girişimcilere sağladığımız vergisel avantajlar.Bununla birlikte biz ATAP olarak girişimcileri uçtan uca, fikir aşamasından ticarileşme, yatırım bulma ve büyüme aşamasına kadar destekleyen bir yapıyız. Ön kuluçka aşamasında fikrin iş modeline dönüşmesine, sonrasında pazarda yer bulabilmesi için ilk ürün satışının gerçekleştirilmesine destek oluyoruz. Büyüme yolculuğunda ise girişimcilere teknoparkımızda yer ve ofis imkânı sağlıyoruz.Biliyorsunuz, Eskişehir’de Organize Sanayi yerleşkemizde bir Tasarım İnovasyon Merkezi kurduk. Burada girişimciler tasarım, Ar-Ge ve prototip imalatı konusunda çeşitli imkânlara erişebiliyorlar. Aslında uçtan uca girişimciyi destekleyen bir yapıyız.

Eskişehir’de üniversite ve sanayi iş birliğini nasıl buluyorsunuz? Siz bu konuda neler yapıyorsunuz?

Eskişehir’de üniversite-sanayi iş birliğinin potansiyeli çok yüksek ama bence istenilen potansiyele ulaşamadı diye düşünüyorum. Bizim üniversitelerle bağımız çok güçlü. Çünkü zaten kendi şehrimizdeki üç üniversite ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin yönetim kurulumuzda temsiliyetleri var ve aynı zamanda da ATAP A.Ş.’de de hissedarlıkları var. Dolayısıyla buradan gelen bir organik bağımız var. Ama bunun da ötesinde, biliyorsunuz, bağlar aslında ikili ilişkilerle kuruluyor. Bizim gerçekten Anadolu Üniversitesi’nin TTO’su ARİNKOM’la, yine ESTÜ TTO’yla, Osmangazi Üniversitesi’nin Teknoloji Transfer Ofisi’yle çok sıkı, hemen hemen her hafta konuştuğumuz, görüştüğümüz, birlikte etkinlikler yaptığımız çok güzel bir diyaloğumuz var.

Whatsapp Image 2026 09 02 At 16.09.30

ÜNİVERSİTELERLE ÇOK SIKI BAĞLARIMIZ VAR

Üniversitelerin TTO’ları aynı zamanda projelerini Teknopark üzerinden yapıyorlar. Yani bizim Teknopark’ımızda birer girişimci gibi faaliyet gösteriyor, hocalarımızın ve üniversitenin projelerini Teknopark projesi olarak hayata geçiriyorlar. Bu yüzden üniversitelerle çok sıkı bağlarımız var.Bunu sanayi tarafına aktarmak gibi bir misyonumuz da var. Sanayide şu anda hep bir dönüşümden bahsediyoruz ve bu dönüşümün hızlandırıcıları girişimciler olacak.Bugün her fabrikaya girdiğinizde sanayicilerin aslında aynı şeyleri yapmaya çalıştığını görüyoruz. Herkes stok yönetimini devreye almaya, üretimden veriyi aktarmaya, verimlilik takibi yapmaya ve yapay zekâyı belli süreçlerine entegre ederek insan kaynağını daha verimli kullanmaya çalışıyor.

SANAYİ, ÜNİVERSİTE VE GİRİŞİMCİ ÜÇGENİ

Ancak herkes ayrı ayrı ekipler kuruyor ve finansman ayırıyor. Oysa bizim Teknopark’ımızda zaten bunları yapan küçük girişimler ve ekipler var. Bu ekipler de müşteri bulup büyümek istiyor. Burada bir hayır işinden değil, girişimcinin de sanayicinin de fayda sağladığı bir modelden bahsediyoruz.Sanayiciler girişimleri daha yakından tanımalı ve onları kendi ekipleriymiş gibi işlerine ve projelerine kanalize etmeliler. Böylelikle kendileri ekip kurmakla uğraşmadan ciddi kazanımlar elde edecekler.Özetle, bu farkındalığı yaratabilirsek ve ATAP olarak buna katkı sağlayabilirsek, sanayi, üniversite ve girişimci üçgeninin çok güzel bir şekilde işleyeceğini düşünüyorum.

Whatsapp Image 2026 09 02 At 16.09.29

Peki girişimciler gerçekten ATAP A.Ş.’yi tanıyorlar mı?

Şu anda ATAP, yani Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren 150 firmamız var. Biz onlarla zaten tanışıyor ve her zaman destek olmaya devam ediyoruz ancak Eskişehir’deki girişimci potansiyelinin daha yüksek olabileceğini düşünüyoruz.Akademisyenler yalnızca teknoparklarda şirket kurabiliyorlar. Bir akademisyen gidip farklı bir anonim şirket kuramıyor, Teknopark’ta faaliyet gösteriyor. Bu nedenle pek çok akademisyenimiz buradaki imkânlardan haberdar durumda.Bunun dışında özellikle 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik çalışmalar yapıyoruz. Tepebaşı Girişimcilik Ofisi adıyla, bakanlık onaylı bir girişimcilik ofisimiz var. Burada girişimcilik atölyeleri düzenleyerek girişimciliği anlatıyor, fikirlerinin bir iş fikri olup olmadığını birlikte değerlendiriyoruz.Geçen yıl düzenlediğimiz girişimcilik atölyesi sonucunda birinci, ikinci ve üçüncü olanlara toplamda 100 bin liraya kadar ödül dağıttık.

GİRİŞİMCİLERİN BİZİ TANIMASINI SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ

Bu yıl yaptığımız etkinliklerden biri de bir Game Jam, yani oyun geliştirme hackathon’uydu. Şehir dışından gelen öğrencilerin de katıldığı etkinlikte, 48 saat boyunca girişimcilik ofisimizde ihtiyaçlarını karşılayarak oyun geliştirmelerini sağladık. Farklı takımlar oluşturuldu ve jüri değerlendirmesi sonucunda ilk üç belirlendi, ödüller dağıtıldı.ATAP’ta faaliyet göstermek isteyen girişimcilere de bir yıl boyunca ücretsiz ofis imkânı sağladık. Etkinlikler aracılığıyla girişimcilerin bizi tanımasını ve ekosisteme dâhil olmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Üsküdar Belediyesi'nde başkan vekili seçimi ertelendi
Üsküdar Belediyesi'nde başkan vekili seçimi ertelendi
İçeriği Görüntüle

MİSYONUMUZ GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEK

ATAP A.Ş., Bakanlığın girişimcilere ve Ar-Ge yapan firmalara sağladığı desteklerin yürütücüsü konumunda. Bakanlık bu anlamda ATAP’tan hesap soruyor. Aynı zamanda anonim şirket statüsünde olduğumuz için Organize Sanayi Bölgesi’nin ve diğer ilgili kurumların iştirakiyiz ve kendi idari işlerimizde de yönetim kurulumuza karşı sorumluyuz.Ancak asıl temel misyonumuz, bölgemizde girişimcilik ekosistemini güçlendirmek, girişimcilik ekosistemine hizmet etmek ve Ar-Ge sonucu ortaya çıkan ürün ve hizmetlerin katma değere dönüşmesini sağlamak.

Whatsapp Image 2026 09 02 At 16.09.30 (3)

ESKİŞEHİR’İN DAHA FAZLA KATMA DEĞER ÜRETMESİNİ İSTİYORUZ

Bizim için önemli olan, girişimcinin projesinin tamamlanıp ticarileşip ticarileşmediği, bir değere dönüşüp dönüşmediği ve fatura kesilip kesilmediğidir. Eğer ticarileşmediyse girişimciye nasıl destek olabiliriz, hangi müşterilerle tanıştırabiliriz ve nasıl bir mentörlüğe ihtiyaç duyuyor, bunlara bakıyoruz.Verilen emeğin ve finansmanın gerçekten paraya ve değere dönüşmesini sağlamaya çalışıyoruz. Yıllardır temel amacımız, Türkiye’nin ve Eskişehir’in daha fazla katma değer üretmesine, özellikle kilogram başına dolar üzerinden ölçülen katma değer metriğinin yükselmesine katkı sağlamak.

CAZİBE MERKEZİ HÂLİNE GELMEMİZ GEREKİYOR

Bu anlamda muadillerine göre Türkiye’de ne durumdayız?

Şu anda Türkiye’de 95 teknopark var. Tabii ki girişimcilik ekosistemi yalnızca yer sağlamak, mentörlük ve programlarla güçlenmiyor. Finansmana erişim çok önemli bir konu. Girişimci, nerede yatırım ve müşteri buluyor, nerede büyüme potansiyeli görüyorsa orada faaliyet göstermek istiyor.İstanbul ve Ankara’da Eskişehir ekosisteminden çok daha güçlü teknoparklar var. Bizim de girişimcilerin Eskişehir’de faaliyet göstermesi, buraya katkı sağlaması ve katma değer yaratması için bir cazibe merkezi hâline gelmemiz gerekiyor. Bunun için biz de üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.Örneğin bir melek yatırımcı ağımız yok. Bir melek yatırımcı ağı kurmak, fon oluşturmak ve ticarileşme noktasında sanayicilerimizin girişimcilere daha fazla fırsat vermesini sağlamak, hep birlikte başarabileceğimiz bir misyon. Bu, ATAP’ın tek başına başarabileceği bir şey değil.

Whatsapp Image 2026 09 02 At 16.09.30 (2)

BÜYÜK BİR GİRİŞİMİN ESKİŞEHİR’DEN ÇIKMASINI İSTİYORUZ

Peki Duygu Hanım, önümüzdeki 5 yılda Eskişehir’i teknoloji ve girişimcilik alanında nerede görmek istiyorsunuz?

Şimdi Türkiye’nin geçen hafta İzmir’den çıkan 8. unicorn’u HUBX anons edildi.Türkiye’nin 8. unicorn’u İzmir’den çıktı. İnşallah 9. da Eskişehir’den çıkar. Biz tabii ki globalleşen, büyük marka hâline gelen bir girişimin Eskişehir’den çıkmasını çok istiyoruz. Bu potansiyeli sürekli araştırıyoruz. Bize gelen tüm fikirleri birebir değerlendiriyoruz. Standart bir eğitim programımız yok. Her gelen girişime, neye ihtiyacı varsa ona yönelik, terzi usulü bir destek sağlamaya çalışıyoruz.Hayalimiz bu. Beş yıl sonra bir konuda akla gelen ilk teknopark olmak istiyoruz. Şu anda çok gündemde olduğu için yapay zekâ diyorum ama yapay zekâ, havacılık, oyun sektörü gibi bir alanda bir girişim veya fikir ortaya çıktığında, “Ben bunu Eskişehir’de yapayım, orada bu konu çok güçlü” denmesini istiyoruz. Buradan, Eskişehir’den de bir unicorn çıkabileceğini Türkiye’ye göstermek istiyoruz.

Kaynak: 2Eylül Haber