Mesajlaşma platformu Telegram, küresel çaptaki hukuki kıskacı genişlerken bu kez de Avustralya hükümetinin radarına takıldı. Avustralya e-Güvenlik Komiserliği, Çevrim İçi Güvenlik Yasası kapsamındaki güvenlik yükümlülüklerine ve uyarılarına uymadığı gerekçesiyle sosyal medya devine karşı Federal Mahkeme'de dava açtı.
Christchurch ve Buffalo saldırısı videoları platformda kalmış
e-Güvenlik Komiseri Julie Inman-Grant, Mart 2024’te başlatılan inceleme süreçlerine Telegram'ın aylarca yanıt vermediğini ve uyarılara rağmen aşırılıkçı materyalleri yayında tutmaya devam ettiğini duyurdu.
Dava dosyasına giren ihlaller ve iddialar şu şekilde sıralandı:
-
Saldırı Görüntüleri ve İnfaz Videoları: 2019 Christchurch cami katliamı, Mayıs 2022 Buffalo saldırısı görüntüleri ile terör örgütlerinin infaz videolarının platformda erişilebilir durumda bırakıldığı aktarıldı.
-
Radikalleşme Riski: Komiser Inman-Grant, Telegram'ın aşırılık yanlısı içeriklere göz yumarak kullanıcıları duyarsızlaştırdığını, radikalleşmeye zemin hazırladığını ve hatta bazı saldırıların planlanmasında aracı olarak kullanıldığını vurguladı.
-
Erişim Engeli Uyarısı: Avustralya'nın Telegram gibi platformlara resmi lisans vermediğini belirten Inman-Grant, hizmetin tamamen durdurulması için mahkemeye başvurma yetkilerinin bulunduğunu ancak bu adımı henüz atmadıklarını hatırlattı.
Telegram'dan iddialara yalanlama
Suçlamalara yanıt veren bir Telegram sözcüsü ise terörle mücadele ve içerik denetimi konusunda kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirterek iddiaları reddetti ve mahkemede kendilerini savunacaklarını açıkladı.
Avustralya e-Güvenlik Kurumu, çocuk istismarı ve terör içerikleriyle mücadeleye ilişkin soruları süresi içinde yanıtlamadığı gerekçesiyle Şubat 2025'te de Telegram'a 1 milyon Avustralya doları para cezası kesmişti.
Pavel Durov üzerindeki küresel baskı artıyor
Dava haberi, Rusya'nın Telegram'ın kurucusu Pavel Durov'u Ukrayna istihbarat servisinin terör faaliyetlerine aracılık etmekle suçlamasının hemen ardından geldi. Durov, 2024 yılında Fransa'da da uygulamadaki yasa dışı faaliyetleri engellemediği suçlamasıyla tutuklanmış ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

