İran'ın Meşhed kentinde doğan Hamaney, dini eğitimini burada ve 1958’den itibaren de Şii teolojisinin merkezi Kum’da sürdürdü; İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Humeyni’nin derslerine katıldı. Şah rejimine muhalefet ettiği için altı kez tutuklandı ve üç yıl sürgünde kaldı.
1979 Devrimi sonrası İslam Cumhuriyeti’nde üst düzey görevler aldı. İran-Irak Savaşı döneminde (1981–1989) cumhurbaşkanı olarak Devrim Muhafızları’yla yakın ilişkiler kurdu. Humeyni’nin 1989’daki ölümünün ardından Uzmanlar Meclisi tarafından dini lider seçildi.
Dini lider olarak nükleer programı sivil amaçlarla destekledi; kitle imha silahlarını yasaklayan bir fetva yayımladı. Ekonomide özelleştirmeyi savundu; petrol ve gaz rezervleriyle İran’ı 'enerji gücü' olarak konumlandırdı.
Dış politikada ise Şii İslamcılığı ve 'İran Devrimi’nin ihracı' vurgusunu öne çıkardı; Devrim Muhafızları'nı iç kontrol ve bölgesel nüfuzun ana aracı haline getirdi. Suriye, Lübnan, Irak, Yemen ve Gazze’deki çatışmalarda, İran'ın vekil güçleri olan 'Direniş Ekseni'ni hem mali hem de askeri olarak destekledi. İsrail ve Siyonizm’e sert eleştiriler yöneltti; söyleminde 'İsrail’in ortadan kaldırılması' çağrılarına sık sık yer verdi.
ETNİK KİMLİĞİ: AZERBAYCAN TÜRKÜ
Hamaney, sekiz çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası, Necef doğumlu din âlimi Cevad Hamaney'di. Babası etnik olarak Azerbaycan Türkü, annesi ise Yezd kökenli bir Fars’tı.
Soyunun, Şii geleneğinde dördüncü imam olan Ali es-Secad’ın torunlarından olduğu belirtilen Aftasi seyyidlerine dayandığı öne sürülmekteydi.
Gençlik yıllarında yalnızca dini çevrelerle değil, seküler entelektüellerle ve İslami sosyalizmi savunan “Tanrı’ya Tapan Sosyalistler Hareketi” gibi oluşumlarla da temas kurdu.
Karl Marx, Che Guevara, Tito ve Ali Şeriati gibi figürlerden etkilenen bu çevrelerin seminerlerine katıldı. Dönemin birçok siyasi din adamı gibi, dini çalışmalardan ziyade siyasete daha fazla ilgi gösterdi.




