Konseyin 16 maddelik meslek ilkelerine bu yıl 3 yeni madde eklendiğini ifade eden Dikmen, yapılan başvuruların titizlikle incelendiğini vurgulayarak, “Kendisine yapılan başvurular veya resen ele alınan ihlaller doğrultusunda dosyalar hazırlanır, enine boyuna değerlendirilerek karara bağlanır” diye konuştu.
Basın Konseyi kararlarının gazeteciler açısından önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Dikmen, “Uyarı ya da kınama gibi kararlar hem bireysel kariyer hem de kurumlar açısından kamuoyuna yansıdığı için istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor” ifadelerini kullandı. Konsey kararlarının bazı durumlarda mahkemelerde bilirkişi raporu yerine de kullanılabildiğine dikkat çekti.
Gazetecilikte etik ve kamu yararının altını çizen Dikmen, “Gazetecilikte temel işlev gerçekleri bulup bozmadan, abartmadan kamuoyuna yansıtmaktır” dedi. Konseyin yalnızca başvuruları değerlendirmekle kalmadığını, aynı zamanda medya etiği ve basın özgürlüğü konusunda projeler yürüttüğünü de aktardı.
Avrupa Birliği ve UNESCO projeleri hakkında da bilgi veren Dikmen, gazetecilere yönelik ihlallerin tespiti, hukuki ve psikolojik destek sağlanması ile eğitim çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Gazetecilere yönelik ihlalleri de ele alıyoruz ve bu konuda kamuoyu oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.
Basın meslek ilkelerinin özellikle ayrımcılıkla mücadele açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Dikmen, “Yayınlarda hiç kimse ırkı, cinsiyeti, yaşı ya da inancı nedeniyle aşağılanamaz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de dil kullanımına da dikkat çeken Dikmen, eril dilin hâlâ yaygın olduğunu ve bunun etik sorunlara yol açtığını dile getirdi.

Habercilikte tarafsızlık ve doğrulama süreçlerine dikkat çeken Dikmen, “Haberler doğruluğuna emin olunmadan yayınlanamaz, tüm tarafların görüşüne başvurulmalıdır” dedi. Özellikle yerel medyada bu konuda eksiklikler yaşandığını ifade etti.
Yeni eklenen maddelere de değinen Dikmen, sağlık haberlerinde sansasyonel dil kullanılmaması gerektiğini belirterek, “Okuyucuda gereksiz korku ya da sahte umut yaratacak yayınlardan kaçınılmalıdır” diye konuştu.
Yapay zekâ kullanımına ilişkin de uyarılarda bulunan Dikmen, “Yapay zekâ medyanın destekleyicisidir ama yerine geçmez. Nihai sorumluluk gazetecilere aittir” ifadelerini kullandı. Sosyal medyanın da artık basın meslek ilkeleri kapsamında değerlendirildiğini belirtti.
Konuşmasının sonunda doğruluk ilkesine vurgu yapan Dikmen, “Hakikat değil, doğruluk; doğru haberi yapmak, bu mesleğin temelidir” dedi.

