Bozdağ ve çevresinin özgün bir ekosisteme sahip olduğunu belirten Ataç, Eskişehir’in büyük bölümünde maden arama ruhsatları verildiğini ifade etti. Maden faaliyetlerinin su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabileceğini söyleyen Ataç, özellikle siyanürlü altın madenciliğine dikkat çekti.

Whatsapp Image 2026 04 18 At 15.29.53 (2)

Siyanürle yapılan madencilik yöntemlerinin ciddi çevresel riskler taşıdığını vurgulayan Ataç, bu süreçte oluşabilecek atık göletlerinin uzun vadede hem doğayı hem de insan sağlığını tehdit edebileceğini dile getirdi. Su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirten Ataç, maden faaliyetlerinin ekosistemi tamamen dönüştürebileceğini savundu.

Geleceğin eczacıları 14 Mayıs’ı coşkuyla kutladı
Geleceğin eczacıları 14 Mayıs’ı coşkuyla kutladı
İçeriği Görüntüle

Mihalgazi’deki yerel yönetim yapısına da değinen Ataç, siyasi farklılıkların çevre konusunda ortak sorumluluğu ortadan kaldırmaması gerektiğini ifade etti. Bölge halkını ve sivil toplum kuruluşlarını sürece karşı daha aktif olmaya çağıran Ataç, doğa tahribatına karşı mücadelenin birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Whatsapp Image 2026 04 18 At 15.29.53

Ataç, Eskişehir halkının da benzer bir duyarlılık göstereceğini düşündüğünü belirterek, maden projelerinin uzun vadeli etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: İlksen AKKAN