27 yıl geçti, sorunlar devam ediyor
17 Ağustos Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçtiğini hatırlatan Bingöl, Türkiye’nin deprem konusunda arzu edilen noktaya gelemediğini belirterek, “27 yıl geçti üzerinden 17 Ağustos’un, çok önemli kayıplarımız olmuştu. Ama genelde Türkiye özel, mesele Türkiye bütünüyle bir meseleye bakarsak arzu edilen konuda bir yol alınmadığını söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.
“Doğal Afetler Bakanlığı kurulmalı”
Türkiye’nin deprem politikalarında iki temel konunun bulunduğunu belirten Bingöl, “İki tane temel konu var. Bir, ben ısrarla söylüyorum; bu ülkede Doğal Afetler, Tabii Doğal Afetler Bakanlığı kurulmadığı müddetçe bu sorun çözülemez, bir. İkincisi bina ve arsa, bina ve arsa ile ilişkileri de netleşmeden Türkiye yine yol alamaz” dedi.
6 Şubat depremini hatırlattı
17 Ağustos’un ardından 6 Şubat depremlerinde de büyük kayıplar yaşandığını belirten Bingöl, “Ben tabii bu konuyla ilgili özellikle, evet, ciddi kayıplarımız olmuştu o dönemde. Sonradan 6 Şubat depremiyle de çok büyük kayıplar verdik. Ama bugün Türkiye’nin bu depreme yönelik politikasında yetersizlik görüyorum. Mutlaka bir bakanlık kurulmalı. Dolayısıyla buna yönelik de mutlaka çok riskli binaların mutlaka kentsel dönüşüme tabi tutulması lazım” ifadelerini kullandı.
Eskişehir’de riskli alanlara dikkat çekti
2012 yılında “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi” hakkında kanun çıkarıldığını hatırlatan Bingöl, “Bu konuyla ilgili bakanlık 2012 yılında ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi’ hakkında bir kanun çıkartmıştı. O kanunla Türkiye’nin 76 alanında riskli alan ilan edilmişti. Bu alanların iki tanesi de Eskişehir idi” dedi.
14 yılda sonuç alınamadı
Eskişehir’de riskli alan ilan edilen bölgelerde yeterli çalışma yapılmadığını belirten Bingöl, “Ama Eskişehir’e dönüp baktığımızda üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen bu alanlardan üç tane sadece üç tane kentsel dönüşüm sonuç neticeleri alındı. Bir tanesi İstanbul Kadıköy’de halen daha devam ediyor. Bir tanesi yine İstanbul Esenler’de kentsel dönüşüm o risk alanı ilan edilmişti, orada bir çalışma yapıldı. Eskişehir’de de malumunuz şehir merkezini etkileyen, ilgilendiren 8 mahalle 595 dönüm ve öte taraftan Gündoğdu’da 295 dönüm kanun marifetiyle riskli alan ilan edilmişti. Maalesef buralarda hiçbir çalışma yapılamadı” ifadelerini kullandı.
“Yerel belediyeler tek başına dönüşüm yapamaz”
Eskişehir’deki dönüşüm süreçlerinde yetki tartışmalarının gündeme geldiğini belirten Bingöl, “Problem de şu idi: Orada işte bu yetki kimdedir tartışmaları gündeme geldi. Oysa ki kanunun son maddesi yürürlük maddesidir. İş bu kanunu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yürütür diyor. Arkasından da kanun içerisindeki bir bölümde, bir paragrafta diyor ki yerel belediyeler isterse yetki devri alabilir, belediyeler de bu dönüşümü yapabilir diyor” dedi.
Kentsel dönüşümün yerel yönetimlerin tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını belirten Bingöl, “Dolayısıyla merkezi hükümetlerin desteğini almadan yerel belediyelerin tek başına çok kapsamlı kentsel dönüşüm yapabilmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla bu kentsel dönüşümü yapamazsanız şehri depreme hazır hale getiremezsiniz” ifadelerini kullandı.
Eskişehir’in avantajına dikkat çekti
Eskişehir’in ikinci derece deprem bölgesinde bulunduğunu belirten Bingöl, “Eskişehir de bu risk kapsamında. Tabi Eskişehir’in bir avantajı var, onu söyleyeyim. Eskişehir ikinci derece deprem bölgesi” dedi.
Eskişehir’in “Yarısı Bizden” kampanyasına dahil edilmesi gerektiğini belirten Bingöl, “Kanun marifetiyle 6 ilde, birinci derece deprem bölgesi olan illerde bir ‘Yarısı Bizden’ kampanyasına dahil edildi. Eskişehir bu kampanyaya dahil edilmedi, onu söyleyeyim. Burada ben biraz önce milletvekiline de ifade ettim. Siyasi partiler, tüm milletvekilleri bir araya gelmeli, Eskişehir’in de bu kapsama alınması için mücadele etmelidir” ifadelerini kullandı.
Eskişehir’in birinci derece deprem bölgesindeki illerle komşu olduğunu belirten Bingöl, “Çünkü Eskişehir’in bu kapsama alınmasının haklı gerekçeleri var. En önemli gerekçe bizim şu an coğrafi olarak bulunduğumuz konum birinci derece deprem illeri ile komşu olmamız. Orada meydana gelebilecek bir depremden Eskişehir de çok farklı etkilenebilir” dedi.
Eskişehir’in coğrafi konumu nedeniyle destek kapsamına alınması gerektiğini belirten Bingöl, “Türkiye genelinde ikinci derece deprem bölgeleri kapsama girmeyebilir ama Eskişehir’in demin de ifade ettiğim coğrafi konumundan ötürü mutlaka bu kapsama alınması lazım. Ve bu dönüşümün de olması lazım” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşüm çalışmalarını değerlendirdi
Eskişehir’de Yeşiltepe Mahallesi’nde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmasını değerlendiren Bingöl, “Eskişehir’de Yeşiltepe mahallemizde 300 dönümde bir çalışma yapıldı kentsel dönüşüme yönelik. Bunu ben çok kıymetli ve anlamlı gördüm ama orada emsal 2.40 olarak kabul edildi. 3 olmalıydı benim kanaatim, dolayısıyla onun için süreç mahkeme süreçleriyle devam ediyor, şu an itirazlar var” dedi.
Odunpazarı’nda dört mahallede yapılan çalışmaları da değerlendiren Bingöl, “Öbür taraftan Odunpazarı bölgesinde 4 mahallede yine kat artışı yapıldı. Burada o zaman da ben medya aracılığınızla ‘Bu 4 kat değil de 5 kat olmalıydı, bir dönüşüm daha faydalı olur’ dedim. Bugün de tabii söylediklerimiz kısmi olarak itibarı nazarı dikkate alındı” ifadelerini kullandı.
Tepebaşı Belediyesi’nin çalışmalarını da değerlendiren Bingöl, “Özellikle Tepebaşı bu çalışmaları yaparken ben de ciddi şekilde destek verdim, bu çalışmaların çok kıymetli olduğunu söyledim” dedi.
Kentsel dönüşümde dört boyut
Kentsel dönüşümün yalnızca teknik bir süreç olmadığını belirten Bingöl, “Ama neticede insanları ikna etmek çok kolay değil. Çünkü kentsel dönüşümün bir sosyolojik boyutu var, psikolojik boyutu var, coğrafi boyutu var, bir de ekonomik boyutu var. Bu dört boyutu birlikte düşünmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşüm nedeniyle vatandaşların yaşadığı endişelere değinen Bingöl, “İnsanlar yıllarca birikimle sahip oldukları evlerinin, işte dairelerinin her neyse yıkılması sonrasında hangi sorunla karşılaşacaklarını, yeni bir bina yapıldığında ne ödeyebileceği konusunda ciddi endişeleri var. Bu endişelerin ortadan kaldırılması lazım” dedi.
“Kira yardımı çok yetersiz”
Bir inşaat mühendisi ve deprem uzmanı olarak değerlendirmelerde bulunan Bingöl, “Ben burada bir inşaat mühendisi ve deprem uzmanı olarak şunu söyleyeyim: Elbette kentsel dönüşüm olmalıdır ama yerel belediyeler şunu yapmalıydı; riskli ilan edilen yerlerde ya da binalarda vatandaş o binasından ayrılıp kirada kalmak durumunda. Devletin verdiği kira yardımı çok yetersiz, kira fiyatları Eskişehir’de çok yüksek” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşın kira yükünün azaltılması gerektiğini belirten Bingöl, “Dolayısıyla bu konuda mutlaka belediyeler Eskişehir’in 3 tane ana aksında; Tepebaşı, Odunpazarı ve şehir merkezinde Konya’nın yaptığı gibi 150’şer tane ya da 200’er tane çok basit ama ekonomik olan daire üretmeliydi” dedi.





