Kayyum ataması, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün başvurusu üzerine açılan dava sonucunda gerçekleşti. Kararda, vakıf faaliyetlerinde ciddi usulsüzlük iddialarının yer aldığı belirtildi.
"VAKIF KAYNAKLARI ÖZEL MÜLKİYETE AKTARILDI"
Büyükerşen hakkında hazırlanan iddianame kamuoyuna yansıdı. İddialar, 1979’da kurulan ESBAV’ın kamu yararı ilkesinden saparak, özel çıkarlar doğrultusunda kullanıldığı yönünde.
Suçlamalar arasında öne çıkan başlıklar:
VAKIF ŞİRKETLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ:
Üniversite kaynakları kullanılarak kurulan ETAM A.Ş. ve Tuna A.Ş. gibi şirketlerin zamanla Büyükerşen ailesinin ve yakın çevresinin kontrolüne geçtiği öne sürülüyor.
TAŞINMAZLARIN DÜŞÜK BEDELLE SATILMASI:
Vakfa ait gayrimenkullerin Ahmet Durmaz gibi isimlere, piyasa değerinin çok altında bedellerle satıldığı, bu yolla kamu zararına yol açıldığı ifade ediliyor.
AİLE ŞİRKETİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Tuna A.Ş. ve diğer şirketlerdeki hisse oranlarının, Büyükerşen ailesi lehine artırıldığı ve yapının aile şirketine dönüştürüldüğü iddia ediliyor.
RESMİ RAPORLAR: MAL VARLIĞINDA DİKKAT ÇEKİCİ ARTIŞ
Devlet Denetleme Kurulu (DDK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan raporlar, şüphelilerin mal varlıklarında olağandışı artışlar olduğunu ortaya koydu. Gelir beyanlarıyla uyumsuz banka hareketleri ve taşınmaz edinimleri dosyada delil olarak yer aldı.
TESPİT EDİLEN USULSÜZLÜKLER:
ESBAV üzerinden kamu kaynaklarının özel mülkiyete aktarılması
Üniversite personelinin vakfa bağlı özel okulda görevlendirilmesi
ETAM A.Ş.’nin varlıklarının azaltılması, Tuna A.Ş.’nin güçlendirilmesi
EDEV VAKFI HİSSELERİNİN ESBAV’A RAYİÇ BEDELİN ALTINDA DEVREDİLMESİ
Soruşturmanın, belediyeye bağlı şirketler olan Estram A.Ş. ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı yönlerinin de olduğu ancak mevcut iddianamenin ağırlıklı olarak vakıf ve şirket ağına odaklandığı bildirildi.
Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) hazırladığı rapor ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında aralarında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, akademisyenler Ahmet Durmaz, Erol Nezih Orhon, Çetin Kaya ve Yavuz Tuna’nın da bulunduğu 5 isim hakkında “güveni kötüye kullanma” ve “haksız mal edinme” suçlamalarıyla dava açıldı. Şüpheliler hakkında kamu hizmetlerinden yasaklanma ve mal varlığına el koyma talebinde de bulunuldu.
DDK RAPORU VE MASAK İNCELEMESİ BELİRLEYİCİ OLDU
Devlet Denetleme Kurulu’nun 10 Ocak 2023 tarihli soruşturma raporu, şüphelilerin yönetici oldukları vakıf ve şirketlerdeki mal ve hisse devirlerine dair birçok usulsüzlük iddiasını gündeme taşıdı. Eğitim ve öğretim amacıyla kurulan vakıf şirketlerinde, kamuya ait gayrimenkullerin rayiç değerinin altında el değiştirdiği, vakıf kaynaklarının şahsi menfaatler için kullanıldığı ileri sürüldü.
MASAK raporları ve bankacılık hareketleriyle desteklenen bulgulara göre, şüphelilerin mal varlıklarında açıklanamayan artışlar tespit edildi. Özellikle Ahmet Durmaz’ın 2010’lu yıllardan itibaren taşınmaz, altın ve yüksek meblağlı banka işlemleriyle dikkat çektiği belirtildi.
ŞÜPHELİLER SUÇLAMALARI REDDETTİ
İfadeleri alınan Yılmaz Büyükerşen, üzerine kayıtlı yalnızca bir apartman dairesinin dörtte bir hissesi ile bir araç bulunduğunu, herhangi bir gelir elde etmediğini ve tüm iddiaları reddettiğini beyan etti. Büyükerşen ayrıca birçok vakıfta mütevelli heyeti üyesi olduğunu ve yazılı savunmasını daha önce Devlet Denetleme Kurulu’na sunduğunu belirtti.
Ahmet Durmaz ise üniversitedeki görevinden başka bir gelirinin olmadığını, ETAM A.Ş. ve TUNA A.Ş.’de sembolik hisselerinin bulunduğunu, rayiç bedellerin yüksek gösterildiğini ve suçlamaların asılsız olduğunu ifade etti.
Erol Nezih Orhon, Yavuz Tuna ve Çetin Kaya da benzer şekilde kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmediklerini, şirket yönetiminde etkin olmadıklarını ve gelir elde etmediklerini dile getirdi.
CİDDİ YAPTIRIMLAR GÜNDEMDE
Şüpheliler hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 maddesi uyarınca “güveni kötüye kullanma”, ayrıca Yılmaz Büyükerşen ve Ahmet Durmaz hakkında 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Kanunu’nun 13, 14 ve 15. maddeleri kapsamında “haksız mal edinme”, “zor alım” ve “kamu hizmetlerinden süresiz men” cezalarının uygulanması talep edildi.
YARGI SÜRECİ BAŞLADI
İddianame, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak mahkemeye sunuldu. Şüphelilerin yargılanmaları talep edilirken, haksız edinildiği öne sürülen malların Hazine’ye geçirilmesi için de işlem başlatılması istendi.
KOVUŞTURMAYA YER OLMAYAN TEK İSİM: SEYHAN BÜYÜKERŞEN
Aynı dosyada adı geçen Seyhan Büyükerşen hakkında ise 3628 sayılı yasaya muhalefet suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.