Yalaz, geçmişte “kardeşim” denilen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya bugün tek kelime edilememesini eleştirerek, bunun bağımsızlık olarak nitelendirilemeyeceğini ifade etti. Açıklamasında geçmiş örneklere de yer veren Yalaz, Rahip Brunson’un ABD Başkanı Trump’ın mektubunun ardından Türkiye’den gönderilmesini ve Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyasının Suudi Arabistan’a devredilmesini hatırlattı.
“Dış politikada bir öyle bir böyle savrulanların, başkalarını ‘Batı’ya şikâyet etmekle’ suçlaması trajikomiktir” diyen Yalaz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kimseyi şikâyet etmediğini, millet adına hesap sorduğunu vurguladı.
CHP’nin anti-emperyalist bir gelenekten geldiğini belirten Yalaz, “Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin anti-emperyalist hafızasıdır. 6. Filo’yu denize döken iradedir. ‘Küresel lider’ masallarına ihtiyaç duymadan, işgale de darbeye de açık ve net tavır alanların partisidir” ifadelerini kullandı.
Yerel yönetimler üzerinden yapılan eleştirilerin konuyu saptırma amacı taşıdığını savunan Yalaz, bunun dış politikada yaşanan tutarsızlıkların üzerini örtme çabası olduğunu öne sürdü. “Masada varız, masayı biz kurarız diye slogan atmak kolaydır. Zor olan, emperyal güçler karşısında dik ve tutarlı durabilmektir” dedi.
CHP’nin tarihsel misyonuna da değinen Yalaz, Kurtuluş Savaşı’ndan 1 Mart Tezkeresi’ne kadar pek çok kritik süreçte partinin tutarlı duruş sergilediğini belirterek, “CHP’liler slogan atmaz; bedel öder. CHP biat etmez; boyun eğmez. CHP korkmaz; susmaz” ifadelerine yer verdi.
Yalaz, açıklamasını “Haddini bilmesi gereken; dış politikadaki savrulmayı ‘bağımsızlık’ diye pazarlamaya çalışanlardır” sözleriyle tamamladı.




