CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, gazetemize yaptığı değerlendirmede CHP’deki istifalar, yaklaşan kongre süreci, Eskişehir’in yatırım sorunları, çevre yolu, havaalanı, Alpagut-Atalan’daki altın madeni projesi ve Eskişehir Demirspor’un yaşadığı ekonomik sorunlar hakkında açıklamalarda bulundu.

“Eskişehir’de büyük bir kan kaybı yok”

CHP’deki istifaların abartıldığı görüşünü dile getiren Süllü, yaşanan sürecin kendilerinin dışında geliştiğini ifade etti. Süllü, 38. Olağan Kurultay’a ilişkin açılan davaların ardından mahkemenin karar verdiğini belirterek, “Şimdi mahkemenin verdiği bir karar sonucu oldu. Hani bizlerin vekili diyorlar ama uzaktan yakından en ufak bir bilgimiz yok. Buna neden olan biz değiliz. Toplam, bildiğiniz gibi, farklı kişilerin birbirine açtığı ve 38. Kurultay'a şaibe karıştığına ilişkin davalarla başladı. Sonucunda da mahkeme bir karar verdi” dedi. Mahkeme kararının yalnızca Kemal Kılıçdaroğlu’nu değil, Parti Meclisi üyeleriyle birlikte 38. Kurultay öncesindeki yönetimi kapsadığını söyleyen Süllü, sonrasında istifaların yaşandığını ancak bunların Eskişehir açısından büyük bir kopuş anlamına gelmediğini savundu. Süllü, “Abartıldığı gibi olmadığını görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nden Eskişehir'de konuşuyorum ama Türkiye genelinde de böyle. Ve istifa edenlerin tamamı da YENİ Parti’ye geçmiş değil açıkçası. Ve biz hızla bu kan kaybımızı gidermeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Eskişehir’de çok çabuk toparlandık”

CHP’nin Eskişehir’deki örgütlenme sürecine de değinen Süllü, il ve ilçe örgütlerinin yeniden oluşturulduğunu belirtti. Süllü, “Örgütlerimizi kurduk. İl örgütümüz, Odunpazarı ilçe örgütümüz, Tepebaşı ilçe örgütümüz ve bütün kırsal ilçelerimizde örgütlerimizi tamamladık. Kadın kollarımızın yönetimi oluşuyor, gençlik kollarımız... Yani çok kısa bir süre içinde tüm örgütlerimiz bitmiş olacak. Dediğim gibi kadın kolları yönetimi, gençlik kolları yönetimi kaldı. Dolayısıyla biz Eskişehir'de çok çabuk toparlandık” diye konuştu. İstifalara rağmen örgütün partiye sahip çıktığını belirten Süllü, CHP Eskişehir İl Başkanı ve ilçe başkanlarının çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. “Gitmelerine rağmen, bütün örgütleri götürmelerine rağmen Eskişehirliler partilerine sahip çıktılar. Ben milletvekili olarak sahip çıktım. Ayrıca il başkanımız son derece iyi götürüyor. İlçe başkanlarımız da aynı şekilde. Eskişehir'de hani sözü edildiği gibi büyük bir kan kaybı yok. Daha da iyi olacağız” diyen Süllü, bazı eski üyelerin de yeniden partiye döndüğünü söyledi. Süllü, “Gidenlerden dönenler var. Sonrasında biz bunu daha da yoğunlaşacağını düşünüyoruz. Arayanlar var. Tekrar gelip ‘Hani bir kızgınlıkla istifa ettik partiden’ deyip geri gelenler var. Yepyeni üyeler var. Bu Cumhuriyet Halk Partisi ayrılmış haliyle üye olmak isteyenler de çok fazla. Her gün fazla sayıda üyelik yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

Partinin geçmişte de benzer süreçler yaşadığını ifade eden Süllü, “Dediğim gibi, yapraklar zaman içinde dökülür ama kök ve gövde sağlam. Bu Türkiye Cumhuriyeti'ne tadını çünkü sapasağlam yarınlara taşıyor. Yeni yapraklar çıkıyor” diye konuştu.

MHP Eskişehir’de 15. Olağan İl Kongresi yoğun katılımla gerçekleşti
MHP Eskişehir’de 15. Olağan İl Kongresi yoğun katılımla gerçekleşti
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 09 17 At 15.19.12

“Hiç kimsenin iradesinin baskı altına alınmasına izin vermeyeceğiz”

Yaklaşan kongre sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Süllü, delege seçimlerinin üyelerin özgür iradesiyle yapılması gerektiğini söyledi. Geçmişte kongre ve belediye seçimleri dönemlerinde çeşitli baskı eleştirilerinin gündeme geldiğini belirten Süllü, “Ben bu önümüzdeki kongre sürecinde hiçbir delegenin iradesinin sakatlanmadığı, hiçbir baskıya yol açılmadığı, belediyelerin biraz işin dışında tutulduğu ve tamamen bütün üyelerimizin özgür iradesiyle delege seçimlerinin yapılacağını, il-ilçe yönetimlerinin belirleneceğini ve büyük kurultayımıza gideceğimizi düşünüyorum” dedi. Sağlıklı bir kongre süreci için ellerinden geleni yapacaklarını ifade eden Süllü, “Hiç kimsenin iradesinin baskı altına alınmasına da bu süreçte izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

“Milletvekilleri Eskişehir için daha fazla bir araya gelmeli”

İktidar ve muhalefet milletvekillerinin Eskişehir’in sorunları konusunda birlikte hareket edip etmediği sorusuna da yanıt veren Süllü, kent için ortak hareket etme noktasında zaman zaman eksiklikler yaşandığını söyledi. Süllü, “Zaman zaman eleştiriler de alıyoruz aslında. Tabii gönül istediği kadar bu yapılamıyor Eskişehir'de. Zaman zaman milletvekilleri de kendi aralarında bir araya gelemiyorlar. Biz bundan sonraki süreçte bu konuda da elimizden geleni yapacağız” dedi. Eskişehir’in sorunlarını gündeme getirmeye ve çözüm önerileri sunmaya devam edeceklerini belirten Süllü, “Özellikle Eskişehirimizin sorunları konusunda biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak üzerimize düşeni yapmaya gayret gösterdik. Bu yönde mücadele verdik. Bundan sonraki süreçte de ama bireysel ama tüm iktidarıyla, herkesin katılımlarıyla birlikte bu süreçte yine Eskişehir'imizin sorunlarını hem gündeme getirmeye, hem çözüm önermeye hem de bu konuda mücadele vermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Eskişehir’in en büyük sorunu merkezi yönetimden yeterince hizmet alamaması”

Eskişehir’in yıllardır beklediği yatırımlar konusunda değerlendirmelerde bulunan Süllü, kentin en büyük sorunlarından birinin merkezi yönetimden yeterince hizmet alamaması olduğunu söyledi. Süllü, “Vallahi ben bazen bunu soruyorlar, ‘İşte en büyük sorun nedir?’ diyorum ben. Ben hep şunu söylüyorum: Eskişehir'in en büyük sorunu merkezi yönetimden yeterince hizmet alamamış olmasıdır derim” dedi. Bu kapsamda çevre yolunu öncelikli sorunlardan biri olarak gösteren Süllü, yıllardır gündeme getirilmesine rağmen sorunun çözülemediğini belirtti.

“Sürekli proje aşamasında olduğu söyleniyor”

Çevre yolu konusunda çok sayıda soru önergesi verdiğini ifade eden Süllü, “Tabii sorunlar belli. Yani bütün vatandaşlarımızın tabii temel sorunlarımızdan bir tanesi çevre yolu. Yıllardır söylememize, ısrarlarımıza rağmen çevre yolu yapılmıyor. Ben de bireysel olarak bu konuda çok fazla soru önergesi verdim. Zaman zaman basınla da verdiğim soru önergelerini ve yanıtları paylaşıyorum. Ama sürekli proje aşamasında olduğu söyleniyor” diye konuştu. Süllü, “Gerçekten özellikle çevre yolunda sabah saatlerinde, pik saatlerde ve akşam pik saatlerinde yolculuk yapmak zorunda kalan sürücüler ve yolcular bunu çok rahat gözlemliyorlar. Biz bunu her söylediğimizde işte Eskişehir'in şehir içi yolu olarak kaldığı söyleniyor çevre yolunun. Ama gerçekten çok büyük sıkıntı var” ifadelerini kullandı. Süllü, şehirlerarası trafik ile Eskişehir’den Organize Sanayi Bölgesi’ne giden çalışanların ve kentin batısındaki bölgelere ulaşım sağlayanların aynı güzergâhı kullanmasının sorunu büyüttüğünü söyledi.

Whatsapp Image 2026 09 17 At 15.19.13 (1)

“Eskişehir’e tarifeli uçuşlar konulmuyor”

Süllü’nün gündeme getirdiği bir diğer konu ise Eskişehir Hasan Polatkan Havalimanı oldu. Havalimanının şehir merkezine yakınlığını ve mevcut potansiyelini vurgulayan Süllü, Eskişehir’den tarifeli uçuşların başlatılması gerektiğini söyledi. Süllü, “Diğer sorun biliyorsunuz bir havaalanımız var bizim. Ben ve Türkiye'de bir üniversite kampüsü içinde yer alan tek havaalanı bizim havalimanımız. Ve Büyükşehir Belediye Başkanımız, geçmiş dönemlerde 5 dönem büyükşehir belediye başkanlığı üstlenen Yılmaz Büyükerşen'in Rektörlüğü zamanında yapılan ve devlet bütçesine de yük getirmeden yapılan bir havalimanı” dedi. Eskişehir Havalimanı’nın kent merkezine yakınlığının önemli bir avantaj olduğunu belirten Süllü, “Bizim havalimanımız gerçekten çok da elverişli. Şehir merkezine çok yakın. Pek çok şehirde havalimanına ulaşmak için yarım saat, 45 dakika, bir saat gibi yollar katetmek zorunda kalırken biz dakikalar içinde havalimanına, indiğimizde de evimize gelebiliyoruz” diye konuştu. Havalimanından Belçika’ya charter seferleri yapıldığını, belirli dönemlerde birden fazla uçağın geldiğini ifade eden Süllü, buna rağmen tarifeli uçuşların başlatılmadığını söyledi.

“Sakarya Vadisi’nin tarımsal yapısı zarar görebilir”

Alpagut-Atalan bölgesine ilişkin değerlendirmesinde Sakarya Vadisi’nin tarımsal üretim açısından önemine dikkat çeken Süllü, bölgenin mikroklima özelliğine sahip olduğunu söyledi. Süllü, “O bölge inanılmaz muhteşem bir bölge. Dediğim gibi İç Anadolu'nun Çukurova'sı olan bir bölge. Mikroklima iklimine sahip Türkiye'de iki bölge var; bunlardan bir tanesi Iğdır, bir tanesi de Eskişehir Sakarya Vadimiz” dedi. Bölgede çok sayıda tarım ürününün yetiştirildiğini belirten Süllü, “Her türlü ürün yetişiyor. Narenciyeden tutun her türlü yeşillik... İstanbul'un yeşilliğinin çok büyük bir bölümü oradan sağlanıyor. Roka, taze yeşil soğanla birlikte, portakal bile çıkıyor şimdi, zeytinlik yapılıyor biliyorsunuz. Eskişehir'de zeytin çok bilinmez ama orası zeytine de elverişli, zeytinyağı çıkarılıyor. Nar var” ifadelerini kullandı. “Orada yapılacak olan madencilik... Orada örtü altı tarım tabir ettiğimiz seracılık çok yaygın Mihalgazi bölgesinde. Tabii bunlar çok olumsuz etkilenecek, toprak kaybı olacak. Sonra tarımın ihtiyacı olan su kaybı yaşanacak. Çünkü altın madenciliğinin inanılmaz bir su kullanımı var” diyen Süllü, bölgedeki su kaynaklarının korunması gerektiğini ifade etti.

“Suyumuzun, toprağımızın, havamızın ve insan sağlığının etkilenmesinden endişeliyiz”

Madencilik faaliyetlerinin yalnızca yüzeydeki ağaç ve bitki örtüsü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Süllü, yer altındaki su kaynakları ve doğal yapıya da dikkat çekti. Süllü, “O koskoca kayalar kalkacak, toprak altüst olacak. Onun altında hani sadece biz ağaçlar olarak bakmıyoruz olaya. Onun altındaki su akiferlerindeki bozulmalar, kaynakların kaybı, doğal bitki örtüsü... Orada endemik bitkiler açısından da çok zengin bir bölge orası aynı zamanda. Tüm bunlar kaybolacak” dedi. Altın madenciliğinde kullanılan yöntemlere de değinen Süllü, “Ayrıca bir riski de Türkiye'de altın madenciliğinin siyanürle ayrıştırma tekniğine dayalı ve açık ocak işletmeciliğiyle yapılıyor olması. Bunların tamamı Eskişehir için çok sıkıntılı. Mihalgazi'nin tamamen yok olmasına neden olacak. Suyumuzun, toprağımızın, havamızın ve artı insan sağlığının da etkilenmesine yol açacak oradaki altın madenciliği” ifadelerini kullandı. Mücadelelerinin süreceğini belirten Süllü, “Biz mücadelemizi sürdürüyoruz yaptırmama kararlılığıyla. Eskişehir'in madencilik şehri olarak anılmasına izin vermeme kararlılığındayız” dedi.

“Gelirler Ankara’ya gidiyor”

Süllü, yaklaşık iki yıl önce Eskişehir Garı’ndaki otopark gelirlerinin Eskişehir Demirspor’a aktarılmadığı iddiasını TBMM gündemine taşımasıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Eskişehir Demirspor’un Eskişehirspor ile birlikte kentin önemli spor değerlerinden biri olduğunu belirten Süllü, kulübün ekonomik sorunlarına dikkat çekti. Süllü, “Şöyle, ben o zaman bir soru önergesi vermiştim. Çünkü Ankara'da toplanıyordu paralar, Demirspor'umuza iletilmiyordu. Demirspor'umuz en kıymetli değerlerimizden biri Eskişehirspor'la birlikte. Çok eski bir tarihi var. Ve gerçekten hem spor tarihinde hem kent kimliğinde çok önemli bir yeri var” dedi. Amatör spor kulüplerinin ekonomik açıdan zor durumda olduğunu ifade eden Süllü, kulüplerin faaliyetlerini sürdürebilmek için desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. “Tabii amatördeki takımların sıkıntıları çok büyük, bunları biliyoruz. Zaman zaman da bu konuda görüşmelerimiz oluyor, kulüplerle de ilişkilerimiz sürüyor. Çok sıkıntılı, onların varlıklarını sürdürebilmeleri ancak desteklerle mümkün” diye konuşan Süllü, Demirspor’un geçmişte kendi yapısıyla gelir yaratabildiğini ancak zaman içerisinde bu imkânların sınırlandığını belirtti. Otopark gelirlerinin durumuna ilişkin ise Süllü, “Gelirler yine devam ediyor Ankara'ya gitmeye bildiğim kadarıyla. Ama Demirspor değerimizi korumak için de mücadelemizi sürdürmeliyiz” dedi.

Muhabir: İlksen Akkan