Saray Takvimi çalışmasının yalnızca bir eleştiri değil, toplumsal hafızaya kayıt düşme amacı taşıdığını ifade eden Çınar, “Bugün Türkiye’de sorunların en büyüğü, yaşanan krizin inkâr edilmesi ve halkın sesine kulak verilmemesidir. Saraylarda çizilen pembe tablolarla, sokakta yaşanan gerçekler arasında artık bir uçurum değil, açık bir kopuş vardır” dedi.

Ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarda yaşanan krizin günlük hayatın her alanında hissedildiğini vurgulayan Çınar, “Emekliler geçinemiyor, asgari ücretliler ayın sonunu getiremiyor, gençler geleceğini bu ülkede kuramayacağına inandırılıyor. Öğrenciler barınma sorunu yaşarken aileler eğitim masraflarını karşılayamaz hâle geldi. Esnaf borçla ayakta durmaya çalışıyor, çiftçi üretimden koparılıyor” ifadelerini kullandı.
Kadınların her gün şiddet tehdidi altında yaşamaya zorlandığını dile getiren Çınar, Saray Takvimi boyunca paylaşılan her görsel ve mesajın bu tablonun tesadüf değil, yanlış tercihlerle sürdürülen bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu gösterdiğini söyledi. Çınar, “Bu düzen adaleti zayıflattı, gelir dağılımını bozdu, umudu törpüledi” diye konuştu.

Demokrasi ve hukuk alanında yaşananlara da değinen Çınar, yargının siyasallaştırıldığını ve adalet duygusunun ciddi biçimde zedelendiğini savundu. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının görevden alındığını, yerlerine kayyum atandığını ve bazı belediye başkanlarının siyasi talimatlarla tutuklandığını ileri süren Çınar, “Sandık halkın iradesini yansıtan bir araç olmaktan çıkarılmak isteniyor, demokrasi baskı altında tutuluyor” dedi.
Çınar açıklamasında, “Bu ülke kötü yönetilmektedir. Bu düzen halktan kopmuştur. Bu iktidar meşruiyetini sandıktan değil baskıdan almaya çalışmaktadır” ifadelerine yer verdi.

CHP’nin yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten bir siyasal irade olduğunu vurgulayan Rahmi Çınar, CHP iktidarında ekonominin akıl ve liyakatle yönetileceğini, sosyal devletin yeniden güçlendirileceğini, hukukun evrensel ilkelerle işleyeceğini ve demokrasinin yeniden tahsis edileceğini söyledi.
Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu olmasının kabul edilemez olduğunu belirten Çınar, kayyum uygulamalarının halk iradesinin gaspı olduğunu ifade ederek, “Tutuklu belediye başkanlarımız derhal özgürlüklerine kavuşmalıdır” çağrısında bulundu.

Türkiye’nin acil ihtiyacının sandık olduğunu dile getiren Çınar, erken seçimin bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk hâline geldiğini savundu. Açıklamasının sonunda Çınar, “Saray Takvimi burada sona eriyor. Ancak gerçekleri söyleme sorumluluğumuz ve bu ülkeyi demokrasiyle, adaletle ve eşitlikle yeniden ayağa kaldırma irademiz devam ediyor. Bu ülke korkuyla değil, umutla ayağa kalkar. Sandık gelecek, halk kazanacak” dedi.



