Arslan, “Bugün, Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin en önemli ve en çok gurur duyduğumuz günlerinden biridir. Zira 30 Ağustos Zafer Bayramı, Cumhuriyetimizin bağımsızlığa giden yolunun perçinlenmiş hâlidir. Sonrasında devam eden kuruluş sürecinde de, bir yandan emperyalistlere diz çöktürülüp ülkemiz işgalden kurtarılırken, diğer yandan özgürlüğün, eşit yurttaşlığın, bağımsızlığın temelleri atılmış, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin kuruluşunun müjdesi verilmiştir. O nedenle en büyük bayramımız olan Zafer Bayramı’nı tüm yurttaşlarımızın, hemşerilerimizin kutluyorum” ifadelerini kullandı.
Erbaş’a istifa çağrısı
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbelerde Mustafa Kemal Atatürk’ü anmamasına da değinen Arslan, “Uzun süredir bu tür konularla gündeme geliyor olması, hem ülkemiz hem milletimiz adına üzüntü vericidir. Unutmasınlar ki varlık nedeni Mustafa Kemal Atatürk’tür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda laiklik ilkesi konulmuşsa, din ve devlet işleri birbirinden ayrılmışsa, inanan–inanmayan bütün insanların özgürlükleri güvence altına alınmışsa, Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuşsa ve bugün o Başkan o koltukta oturuyorsa, bunun tek sebebi ve tek sorumlusu Mustafa Kemal Atatürk’tür. Nereden ve nasıl geldiklerini unutan insanların o koltukta bir gün dahi oturmaması gerekir” şeklinde konuştu.
“Yakın gelecekte bu kötülüklerden kurtulacağız” diyen Arslan konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Buradan sizin aracılığınızla, saraylarda gezip dolaşan o Diyanet İşleri Başkanı’nı istifaya davet ediyorum. Gerçi birkaç ay içinde görevi sonlanacağı için gidecek ve gelmiş geçmiş Diyanet İşleri Başkanları arasında tarihe ne yazık ki en kötü başkan olarak geçecektir.“