2019 yılında Manhattan'daki cezaevinde hayatını kaybeden hükümlü cinsel istismar suçlusu Jeffrey Epstein'in, faaliyetlerini ABD ve Avrupa ile sınırlı tutmadığı, Afrika kıtasında da "nüfuz avcılığı" yaptığı ortaya çıktı. Miami Herald ve çeşitli uluslararası kaynaklara yansıyan son dosyalara göre, Epstein'in Afrika'daki amacı; yerel siyasi liderler, iş insanları ve bürokratlarla kurduğu ilişkiler üzerinden finansal kazanç ve kişisel çıkarlarını maksimize etmekti.

Siyasi elitlerle yakın ilişki kurma stratejisi
Belgeler, Epstein'in özellikle Senegal'de eski Cumhurbaşkanı Abdoulaye Wade'in oğlu Karim Wade ile yakın bir ilişki yürüttüğünü ortaya koyuyor. Karim Wade'in yolsuzluk suçlamalarıyla yargılandığı dönemde, Epstein'in devreye girerek hukuki süreçlerde lobi faaliyetleri yürüttüğü, hatta Wade'e kendi Palm Beach'teki malikanesini konaklama için teklif ettiği belirtiliyor.

İran "Babülmendep Boğazı'nı kapatıyor!
İran "Babülmendep Boğazı'nı kapatıyor!
İçeriği Görüntüle

Benzer şekilde, Fildişi Sahili Devlet Başkanı Alassane Ouattara'nın yeğeni Nina Keita ile de yakın bağlar kuran Epstein'in, bu ilişki ağı sayesinde Fildişi Sahili'nin siyasi çevrelerine sızmaya çalıştığı iddia ediliyor.

Ticari ve jeopolitik girişimler
Epstein'in faaliyetleri sadece politik değil, ticari boyutu da içeriyordu:
Libya ve Gaddafi: Epstein'in 2010 yılında Libya lideri Muammar Gaddafi ile bağlar kurmaya çalıştığı, Gaddafi'nin gücünün zayıflamasıyla birlikte ise rotasını muhalif figürlere çevirdiği kaydediliyor.
Maden anlaşmaları: Nijeryalı bir iş insanına, ABD yaptırımlarına takılan bir madencilik anlaşmasını "Hazine Bakanlığı ile yapılandırarak" aşması için tavsiyelerde bulunduğu ortaya çıktı.
Zimbabwe ve Güney Afrika: Belgelere göre, eski Zimbabwe Devlet Başkanı Robert Mugabe ve eski Güney Afrika Devlet Başkanı Jacob Zuma gibi isimlerle dolaylı veya doğrudan bağlantılar kurmaya, onları kendi finansal şemalarında "kullanılabilir" figürler olarak görmeye çalıştığı vurgulanıyor.

İstismar ağını kıtaya yayma girişimi
Epstein'in Afrika'daki hedefleri arasında, kıtayı "kadın trafiği" için yeni bir kaynak olarak kullanma isteği de dikkat çekiyor. E-posta yazışmalarında, "25 yaş altı ve beyaz" kadınlar için seyahat masraflarını karşılamaya hazır olduğunu belirttiği, bu tür taleplerini Avrupa'daki model ajansları üzerinden Güney Afrika'daki bağlantılarına ilettiği görülüyor.

Uzmanlar, Epstein'in Afrika'daki bu girişimlerini "yabancı ülkelerin siyasi zayıflıklarını kendi çıkarları için manipüle etme" stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Belgelerin gün yüzüne çıkması, Epstein'in küresel çapta kurduğu istismar ve nüfuz ağının tahmin edilenden çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını kanıtlar nitelikte.

Kaynak: 2Eylül Haber