Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu, Demirli Mahallesi’nde bulunan bentonit maden ocağının kapasite artışına karşı yürütülen hukuki mücadelede elde edilen kazanıma ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya mahalle muhtarları, bölge sakinleri, meslek odalarının temsilcileri, çevre örgütleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Aydemir: Demirli Mahallesi’nin yutulmasına izin vermeyeceğiz
Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu adına konuşan Cevat Aydemir, mücadelenin Temmuz 2025’te başladığını belirterek bölge halkının kapasite artışına karşı çıktığını söyledi.
Aydemir, “Demirli Mahallesi’nde maden artık köyü yutacak noktaya gelmişti. Kapasite artışının durdurulması için Valiliğe ve ilgili kurumlara dilekçeler verdik ancak herhangi bir yanıt alamadık. Mayıs 2026’da madende meydana gelen göçüğün ardından ‘Erzincan İliç olmasın Demirli Mahallesi’ diyerek uyarılarımızı yineledik. Geçtiğimiz hafta mahkemenin kapasite artışını durdurduğunu öğrendik” dedi.
Maden sahasında yaşanan göçüğün ardından gerekli çalışmaların yapılmadığını öne süren Aydemir, şirketin faaliyetlerini takip etmeyi sürdüreceklerini belirterek, “Bu mahkeme kararıyla bir kazanım elde ettik ancak mücadelemiz bitmedi. Demirli Mahallesi’nin bu maden tarafından yutulmasına engel olacağız” ifadelerini kullandı.
Muhtar Mermer: Yeniden doğmuş gibi sevindik
Demirli Mahallesi Muhtarı Abdullah Mermer, mahkeme kararının mahalle halkında büyük sevinç yarattığını belirterek, “2025 yılında başlattığımız mücadelede dilekçelerimiz dikkate alınmadı. TEMA Vakfı aracılığıyla yürütülen hukuki süreç sonucunda sevindirici haber bize ulaştı. Yeniden doğmuş gibi bir sevinç içindeyiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bundan sonraki beklentimiz maden sahasının en kısa zamanda rehabilite edilmesi” diye konuştu.
Seklice Mahallesi Muhtarı Enver Furtın ise doğal yaşamın önemine dikkat çekerek, “Fayanssız yaşayabiliriz, altınsız yaşayabiliriz ama oksijensiz, susuz ve doğal yaşam olmadan yaşayamayız. Doğanın üstündeki yaşam, yer altı zenginliğinden çok daha değerlidir” dedi.
Köylüler kaybettikleri ormanları geri istiyor
Demirli Mahallesi sakinlerinden Ayşe Azgezen, madencilik faaliyetlerinin köy yaşamını ve hayvancılığı olumsuz etkilediğini belirterek, “En çok ağaçlarımızı kaybettik. Çocukluğumuzdaki ormanlık alan maalesef yok oldu. Bu karar bizi çok mutlu etti ancak kaybettiğimiz ağaçlık alanların yeniden kazanılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Mahalle sakinlerinden Fatma Akalan da mahkeme kararından duyduğu mutluluğu, “Ben haberi alınca çok mutlu oldum” sözleriyle dile getirdi.
Aksaray: Bu aynı zamanda bir halk sağlığı mücadelesi
Eskişehir Bilecik Tabip Odası Başkanı Nazan Aksaray, kararın yalnızca çevre açısından değil, halk sağlığı bakımından da önemli olduğunu vurguladı.
Aksaray, “Geçtiğimiz hafta Alpagut için yürütmeyi durdurma kararı almıştık. Şimdi de Demirli’den sevindirici bir haber geldi. Bu yalnızca bir çevre sorunu değil, ekosistemi ve insan sağlığını ilgilendiren önemli bir halk sağlığı sorunudur” dedi.

Bentonit madenciliğiyle bağlantılı olası sağlık risklerine dikkat çeken Aksaray, kristalize silika maruziyetinin kanserojen etkilerine işaret ederek, “İnsanların hastalandıktan sonra tedavi edilmesinden önce, hiç hastalanmamaları için mücadele etmeliyiz. Bu karar havamızı, suyumuzu, toprağımızı ve sağlığımızı korumak adına önemli bir kazanımdır” ifadelerini kullandı.
Güder: Verimli topraklarımızı korumak zorundayız
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, bölgenin verimli toprakları ve su kaynakları açısından önemli olduğunu belirterek, madencilik faaliyetlerinin ekosistem üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Güder, “Eskişehir’e yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta, Türkmen Dağları’na yakın, su kaynaklarının bulunduğu verimli bir bölgeden söz ediyoruz. Topraklarımız sanayi faaliyetleri ve yerleşim alanlarının genişlemesi nedeniyle her geçen gün azalıyor. Suyu, toprağı, havayı ve ekosistemi birlikte korumak zorundayız. Tarımdan, insan sağlığından ve yaşamdan daha önemli hiçbir şey olamaz” dedi.
Yedek: 60 binden fazla ağaç kesilme tehlikesiyle karşı karşıyaydı
Eskişehir Barosu Kent ve Çevre Komisyonu görevlisi ve Eskişehir Ekoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mert Yedek, mahkeme kararının bilimsel veriler ve bölge halkının mücadelesi sonucunda elde edildiğini söyledi.

Projenin çevresel etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yedek, “166 hektarlık ÇED alanının 117 hektarı ormanlık alan. Bu bölgede 60 binin üzerinde dikili ağaç bulunuyor. Bölge halkı bu ağaçların kesilmesi tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Doğal bir ormanı başka bir yere fidan dikerek geri getiremezsiniz” ifadelerini kullandı.
Maden sahasındaki pasa depolama alanında yaşanan kaymaya da değinen Yedek, projede 32 milyon ton ilave pasa depolanmasının öngörüldüğünü, buna karşın yer altı sularına yönelik etkilerin yeterince değerlendirilmediğini savundu.
Yedek, “Bu kazanım yalnızca Demirli ve Seklice mahalleleri için değil, Türkiye genelinde doğasını ve yaşam alanlarını korumak için mücadele eden herkes açısından önemlidir. İnsanların hayatını kaybettikten ya da hastalandıktan sonra önlem alınmasını istemiyoruz” diye konuştu.
Maden sahasının rehabilite edilmesi istendi
Açıklamada, mahkeme kararının ardından mevcut maden sahasının rehabilite edilmesi ve zarar gören doğal alanların yeniden kazanılması talep edildi. Platform temsilcileri, bölgedeki madencilik faaliyetlerini ve olası çevresel riskleri takip etmeye devam edeceklerini bildirdi.
Basın açıklamasına YENİ Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Bayram Yumrukaya ile İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer de katıldı.


