Dünyanın birçok yerinde savaşların ve çatışmaların en ağır yükünü kadınların taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, özellikle İran ve Filistin’de yaşam mücadelesi veren kadınlarla dayanışma mesajı verildi. Kadınların barış talebinin en temel taleplerden biri olduğu ifade edildi.
“Kadın istihdamı hâlâ çok düşük”
Açıklamada Türkiye’de kadınların iş yaşamında ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya olduğu belirtilerek, her 10 kadından yalnızca 3’ünün istihdamda yer aldığına dikkat çekildi. Kadın istihdam oranının yaklaşık yüzde 32 seviyesinde olduğu, erkeklerde ise bu oranın yüzde 66’nın üzerinde bulunduğu ifade edildi.
Kadınların erkeklere göre daha düşük ücretlerle ve daha güvencesiz koşullarda çalıştırıldığına vurgu yapılan açıklamada, çalışan kadınların yaklaşık yüzde 30’unun kayıt dışı çalıştırıldığı, özellikle kısmi zamanlı işlerde güvencesizlik oranının yüzde 60’lara kadar çıktığı kaydedildi.
“Eşdeğer işe eşit ücret sağlanmalı”
DİSK Kadın Komisyonu, eşit işe eşit ücret talebinin hâlâ karşılanmadığını belirterek bunun kabul edilemez bir ayrımcılık olduğunu ifade etti. Açıklamada, ücret eşitsizliğinin cinsiyetçi bir çalışma düzeninin sonucu olduğu belirtilerek, “Eşdeğer işe eşit ücret yasal ve fiili olarak güvence altına alınmalıdır” denildi.
“Bakım yükü kadınların kaderi değildir”
Kadınların yalnızca iş hayatında değil, ev içinde de eşitsizlik yaşadığı vurgulanan açıklamada, bakım emeğinin kamusal sorumluluk olarak görülmesi gerektiği belirtildi. Ücretsiz ve nitelikli kreşlerin yaygınlaştırılması, yaşlı ve hasta bakım hizmetlerinin kamusal olarak örgütlenmesi ve ev içi emeğin sosyal güvence kapsamına alınması gerektiği ifade edildi.
Kadına yönelik şiddete karşı çağrı
Açıklamada kadına yönelik şiddetin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’nun etkin uygulanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca iş yerlerinde şiddet ve tacizi önlemeyi amaçlayan ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanması çağrısı yapıldı.
“Eşitlik ancak örgütlü mücadeleyle mümkün”
Kadınların sendikalarda ve işyerlerinde örgütlenmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’de her 10 kadın işçiden yalnızca birinin sendika üyesi olduğu belirtildi. Kayıt dışı istihdam da dikkate alındığında gerçek sendikalaşma oranının yüzde 7’ye kadar düştüğü ifade edildi.
DİSK Kadın Komisyonu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Eşdeğer işe eşit ücret için, güvenceli çalışma için, kamusal kreşler için, şiddetsiz işyerleri ve şiddetsiz bir yaşam için örgütleneceğiz. Bu düzeni değiştirecek olan örgütlü kadınlardır. Tut elimden, örgütlen.”




