Eskişehir'de 2 gönüllü, kırsaldaki 500 sokak hayvanının bakımını üstlendi
Eskişehir'de 2 gönüllü, kırsaldaki 500 sokak hayvanının bakımını üstlendi
İçeriği Görüntüle

"15-16 Haziran ortak irademizdir, ortak hafızamızdır"

Konuşmasına tarihi direnişin önemini vurgulayarak başlayan Zeynep Kaya, "Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük direnişlerinden biri olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'nin 56'ncı yıl dönümünde bir araya geldik. 15-16 Haziran sadece bir tarih değildir. 15-16 Haziran ortak irademizdir. 15-16 Haziran ortak hafızamızdır. 15-16 Haziran, işçi sınıfının 'Gücümüz birliğimizden gelir' dediği gündür. Ve aradan geçen 56 yıla rağmen, o büyük direnişin ana fikri hâlâ milyonların dilindedir: Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!" ifadelerini kullandı.
Geçmişte DİSK'i ortadan kaldırmak isteyenlere karşı işçilerin büyük bir kararlılıkla ayağa kalktığını hatırlatan Kaya, "Bundan tam 56 yıl önce ülkeyi yönetenler bir karar verdi. Dediler ki, 'DİSK'i yok etmezsek işçiler daha yüksek ücret alacak.' Dediler ki, 'DİSK'i yok etmezsek işçiler söz ve karar hakkı kazanacak.' Ve DİSK'i zayıflatacak, hatta ortadan kaldıracak bir yasa için harekete geçtiler. Ama bu ülkenin işçileri de bir karar verdi. DİSK'in öncülüğünde direnmeye karar verdi" dedi. Direniş sırasında Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak isimli işçilerin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kaya, "Ama hiçbir güç işçilerin örgütlü mücadelesini durdurmadı. Vurulduk, kırıldık ama yürüyüş durmadı. En sonunda işçiler kazandı, direnenler kazandı, DİSK kazandı. 15-16 Haziran şanlı işçi direnişi bize bir şey öğretti: Biz durursak hayat durur. Biz yürürsek yol olur. Yeter ki örgütlü olalım, yeter ki örgütlü mücadeleyi büyütelim" diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 06 15 At 13.05.06 (1)

“Soframızdaki ekmek her gün küçülüyor"

Günümüzün ekonomik şartlarına ve siyasi iklimine dair sert eleştirilerde bulunan Kaya, ülkeyi yönetenlerin gündeminde halkın olmadığını söyledi. Kaya, "Bugün soframızdaki ekmek her gün küçülüyor. Ücretlerimiz her geçen gün eriyor. Milyonlarca işçi, emekçi ve emekli yüksek enflasyon altında eziliyor. Gençler geleceğinden endişe duyuyor. Kadınlar güvencesizliğe ve eşitsizliğe karşı mücadele ediyor. Ama ülkeyi yönetenlerin kitabında işçi yok. Emekçi yok, emekli yok. Gençler yok, kadınlar yok. Halk yok. Onların gündeminde bizim hayatlarımız yok. Onların gündeminde bizi enflasyona karşı korumak yok. Onların gündeminde gelirde ve vergide adalet yok. Ülkede adalet yok" dedi.
Ekonomik düzenin emekten çaldığını ve hakların gasp edildiğini belirten Kaya, "Türkiye'de düzenin bütün çarkları emeği ucuzlatmak için dönüyor. Bu düzenin çarkları fakirden alıp zengine veriyor. Bu düzen emekten çalıp sermayeye kaynak aktarıyor. Bugün yalnızca ekmeğimize değil, haklarımıza da göz dikiliyor. Ücretlerimiz eriyor çünkü sendikal haklarımız engelleniyor. Sendikacılar hapse atılıyor, sendikalı olan işçiler işten atılıyor, patronlar TİS yetki süreçlerini keyfî biçimde uzatabiliyor, grevler yasaklanıyor" sözleriyle baskılara dikkat çekti. Kültürel ve siyasi hakların da engellendiğini savunan Kaya, "Enflasyon verilerini baskı altına aldıkları gibi halkın iradesini de baskı altına almak istiyorlar. Yargı eliyle siyaseti dizayn etmeye çalışıyorlar. Seçilenlerin yerine kayyumlar atıyorlar. Muhalefeti dahi yargı kararlarıyla şekillendirmeye çalışıyorlar" eleştirisinde bulundu.

Whatsapp Image 2026 06 15 At 13.05.07

"Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının kırmızı çizgisidir"

Ülkenin geleceğinde işçi sınıfının söz sahibi olacağını ve demokratik haklardan asla taviz verilmeyeceğini vurgulayan DİSK Bölge Temsilcisi Zeynep Kaya, konuşmasını şu güçlü mesajlarla sonlandırdı:
"Ama bilmiyorlar ki bu ülkenin gerçek sahibi işçilerdir. Bu ülkenin gerçek sahibi emekçilerdir. Bu ülkenin gerçek sahibi halktır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ve bu ülkenin geleceğine de biz karar vereceğiz. Arkadaşlar, bu nedenle bugün bize düşen görev açıktır. Ekmeğimize, emeğimize, haklarımıza sahip çıkacağız. Memlekete, demokrasiye, Cumhuriyet'e sahip çıkacağız. Çünkü Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının ekmeğidir. Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının kırmızı çizgisidir. Bugün gerçek anlamda demokratik bir Cumhuriyet için mücadele etmek, aynı zamanda ekmek mücadelesidir. 15-16 Haziran'ın bize bıraktığı miras budur. 56 yıl önce işçiler ayağa kalktı ve tarihin akışını değiştirdi. Bugün de bunu yapabilecek olan yine işçi sınıfıdır. İşte bu nedenle, 15-16 Haziran'ın 56'ncı yılında bir kez daha hep beraber haykırıyoruz: Gelirde, vergide, ülkede adalet için yaşasın 15-16 Haziran. Sendikal haklarımız için, demokratik haklarımız için yaşasın 15-16 Haziran. Ekmek, adalet, hürriyet ve Cumhuriyet için yaşasın 15-16 Haziran. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber, ya hiçbirimiz. Yaşasın DİSK. Yaşasın işçilerin birliği. Yaşasın örgütlü mücadelemiz."

Muhabir: Esra Kahya