25 Eylül’de Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde ve ülkenin farklı noktalarında emeklilerin seyyanen zam ve insanca yaşam talepleriyle alanlara çıktığını belirten Şanlı, aynı gün emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nun yaşamına son vermesinin kendilerini derinden üzdüğünü ifade etti.
“Mücadelemiz barışçıl, demokratik ve meşru”
Hiçbir emeklinin ve yurttaşın yaşadığı öfke ve çaresizlik nedeniyle kendisine ya da bir başkasına zarar vermemesi gerektiğini vurgulayan Şanlı, emeklilerin mücadelesinin örgütlenme ve dayanışma içerisinde sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Şanlı, “Bizim mücadelemiz, barışçıl, demokratik ve meşru bir hak mücadelesidir. Emeklilerin insanca ve onurlu bir yaşama kavuşma mücadelesidir. Bunun yolu örgütlenmekten, dayanışmadan ve birlikte mücadeleden geçer” ifadelerini kullandı.
“Bu yalnızca bir intihar mı?”
Ali Şekeroğlu’nun ölümünün yalnızca bireysel bir olay olarak değerlendirilmesine karşı çıktıklarını belirten Şanlı, olayın arkasındaki ekonomik, toplumsal ve siyasi koşulların da dikkate alınması gerektiğini savundu.
Şekeroğlu’nun daha önce yaptığı paylaşımlara dikkat çeken Şanlı, “Anayasal hak olan insan gibi yaşamak ve geçinebilmek için sesimizi duyuralım”, “Vatan sevgimizi kimse sorgulayamaz, ancak açlıkla da cezalandıramaz” sözlerini hatırlattı.
Şekeroğlu’nun Anayasa Mahkemesi önünde “Para için değil, onurumuz için” yazılı döviz taşıdığını belirten Şanlı, yaşanan olayı “siyasi bir cinayet” olarak nitelendirdi.

Emeklilerin ekonomik sorunlarına dikkat çekti
Emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik koşulların yalnızca mutfak, pazar, kira ve faturalarda hissedilmediğini ifade eden Şanlı, yoksulluğun psikolojik ve toplumsal sonuçlarının da giderek ağırlaştığını söyledi.
Emekli aylıkları, 5510 sayılı yasa, seyyanen zam, bütçe, vergi politikaları ve sosyal güvenlik sistemi üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Şanlı, mevcut ekonomik tablonun sorumluluğunun yıllardır uygulanan politikalarda olduğunu savundu.
Şanlı, milyonlarca emeklinin yoksulluk, geçim sıkıntısı ve geleceksizlikle karşı karşıya kaldığını belirterek siyasi iktidarı ve Cumhur İttifakı partilerini eleştirdi.
“Kaynak kimlere var, emekliye neden yok?”
Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şanlı, emeklilere kaynak olmadığı yönündeki söylemleri eleştirerek, “Kaynak kimlere var, emekliye neden yok?” diye sordu.
Bir ömür çalışan, vergisini veren ve primini ödeyen milyonlarca emekliye insanca yaşayabilecekleri bir aylık verilmesinin “yük” olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şanlı, emeklilerin açlık ve yoksullukla karşı karşıya bırakıldığını savundu.
“Sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz”
Ali Şekeroğlu’nun “Para için değil, onurumuz için” sözünü sahiplendiklerini belirten Şanlı, emeklilerin taleplerini şu sözlerle dile getirdi:
“Sadaka istemiyoruz. Lütuf da istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin, ödediğimiz primlerin karşılığını ve hakkımız olan seyyanen zammı istiyoruz. İnsanca beslenmek, barınmak, ücretsiz sağlık hizmetlerine ulaşmak, çocuklarımıza, torunlarımıza onurlu yaşanacak bir gelecek bırakmak istiyoruz.”
Şanlı, emeklilerin örgütlenerek ve dayanışma içerisinde mücadelelerini sürdüreceğini belirterek, “Ali Şekeroğlu’nun sözü yerde kalmayacak. Para için değil, onurumuz için” ifadelerini kullandı.

