Türkmen Dağı’nda doğa felaketi: Yüzlerce çam ağacı devrildi
Türkmen Dağı’nda doğa felaketi: Yüzlerce çam ağacı devrildi
İçeriği Görüntüle

Kararın yalnızca hukuki bir “mutlak butlan” değerlendirmesi olarak görülemeyeceğini ifade eden Günaydın, hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan öngörülebilirlik ilkesinin zarar gördüğünü savundu. Yargının siyasi tartışmaların merkezine yerleşmemesi gerektiğini belirten Günaydın, söz konusu kararın kamuoyunda siyasetin yargı eliyle şekillendirildiği yönünde kaygılara neden olduğunu dile getirdi.
Demokratik rekabetin korunmasının esas olduğunu vurgulayan Günaydın, “Demokrasi sadece sandıkla değil, hukuk güvenliğiyle de yaşar. Yargının görevi siyaseti dizayn etmek değil, hukuku korumaktır” dedi.
Mahkemelerin toplumsal kutuplaşmayı derinleştiren değil, adalet duygusunu güçlendiren kurumlar olması gerektiğini ifade eden Günaydın, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şeyin yeni gerilimler değil; öngörülebilir hukuk düzeni, bağımsız yargı ve ortak akıl olduğunu söyledi.
Hukuk güvenliğinin zedelenmesinin yalnızca siyasal alanda değil, ekonomi ve toplumsal huzur üzerinde de olumsuz sonuçlar doğuracağını belirten Günaydın, kararın etkilerinin şimdiden görülmeye başlandığını kaydetti.
Açıklamasında Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) konumuna da değinen Günaydın, Türkiye’de seçim yargısının nihai ve kesin merciinin YSK olduğunu hatırlattı. Daha önce İstanbul’daki genel kurul sürecinde verilen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının görev yönünden doğru bir yaklaşım içerdiğini savunan Günaydın, seçim süreçlerine ilişkin yetki tartışmalarının yeniden gündeme geldiğini söyledi.
Günaydın, “Demokratik hukuk devleti ancak bağımsız yargı, güçlü kurumlar ve özgür yurttaş iradesiyle ayakta kalabilir” ifadelerini kullanarak tüm kurumları ve toplumun farklı kesimlerini anayasal hukuk düzenine, demokratik ilkelere ve adalet duygusuna sahip çıkmaya davet etti.
Kararın yalnızca bir siyasi partiyi değil, doğrudan hukuk devleti ilkesini ilgilendirdiğini belirten Günaydın, yargı organlarının seçim ve demokratik süreçlere müdahale edebileceği yönündeki algının demokrasiye zarar verebileceğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte birçok siyasi ve toplumsal kriz atlattığını ifade eden Günaydın, mevcut tartışmaların da aşılacağına inandığını ancak benzer kararların demokrasiye zarar verebilecek yeni kapılar aralayabileceği uyarısında bulundu.

Muhabir: İlksen Akkan