Aksaray açıklamasında, “2025, açlığın, yoksulluğun geniş kitleleri etkilediği, siyasi otoriterleşmenin, gelirde vergide adaletsizliğin arttığı, insani tüm değerlerin adeta yok sayıldığı, kadın cinayetlerinin, iş cinayetlerinin, çocuk işçiliğinin ve çocuk iş cinayetlerinin, hayvana şiddetin, sömürü madenciliği ile çevre yıkımının arttığı bir yıldı” ifadelerini kullandı.
Sağlık alanında yaşananlara dikkat çeken Aksaray, “2025 yılı, sağlık alanında sermayenin sözünün her geçen gün daha çok geçtiği, halkın sağlığının ve sağlık çalışanının emeğinin sömürüldüğü ve ranta kurban edildiği, hekim emeğinin değersizleştiği, şiddetin, mobbingin arttığı, liyakatsizliğin tüm kurumlarda görünür olduğu bir yıldı” diye konuştu.
Sağlıkta dönüşüm politikalarını eleştiren Aksaray, “Sağlıkta dönüşüm denilen özelleştirmeci politika ise tam da bunu, yani toplumun hasta olmasını istemektedir” diyerek, bu sistemin hekimleri “3 dakikada hasta bakmaya zorladığını” ve “hastalarımıza hiçbir faydası olmadığını” söyledi. Aksaray, “Bu sistemden sadece ve sadece sermaye, ilaç firmaları, tıbbi malzeme firmaları rant elde etmektedir” dedi.
Aşı oranlarındaki düşüşe dikkat çeken Aksaray, “Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı için bu oranın kritik eşik olan %94’e indiğini görüyoruz” diyerek aşı karşıtlığının bu tablonun önemli nedenlerinden biri olduğunu söyledi.
Aksaray, “Bebek, çocuk, anne ölüm hızlarının yüksek olduğunu, beklenen yaşam süresinin kısa olduğunu, tedavi edilebilir hastalıkların arttığını” vurguladı ve Sağlık Bakanlığı’nı eleştirerek, “Sağlık Bakanlığı tüm bu verilerle açıkça sınıfta kalmıştır” dedi.
Gelinen noktada hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının mutsuz olduğunu ifade eden Aksaray, şehir hastaneleri için “Sağlığa ayrılan payın büyük kısmını sermayeye aktarmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Aksaray, “10 milyona yakın yurttaşımız GSS prim borçlusu oldukları için sağlık hizmeti alamamaktadır” diyerek ekonomik engellere dikkat çekti ve sağlık hizmeti memnuniyet oranının “%41’e indiğini” söyledi.
Açıklamasında açık çağrıda bulunan Aksaray, “Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz” dedi.
Başka bir sağlık sisteminin mümkün olduğunu vurgulayan Aksaray, “Bizler, sağlık hizmetinin kamusal, eşit, ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
DEVLET HASTANESİ TALEBİ
Eskişehir’e ilişkin iki talebi de dile getiren Aksaray, “Yıkılan devlet hastanesinin yerine 600 yataklı tam teşekküllü bir devlet hastanesinin yapılmasını istiyoruz” dedi. Tıp Fakültesi Hastanesi için ise “Acilen gerekli müdahalelerin yapılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Aksaray sözlerini, “Başka bir sağlık sisteminin ve başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz” diyerek tamamladı ve “2026’nın barışın, demokrasinin, adaletin, özgürlüğün ve huzurun hakim olduğu bir yıl olmasını diliyoruz” dedi.