Eskişehir’de 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında hazırlanan Atatürk ve Çocuklar Anıtı, Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen törenle açıldı. Sanatçıların ve çocukların ortak çalışmasıyla ortaya çıkan eser, Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri ve evrensel barış anlayışını simgeliyor. Türkiye’de Atatürk temasıyla hazırlanan ilk kolektif eser olduğu belirtilen anıtın açılışına Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir, Prof. Dr. Bilgehan Uzuner ve çok sayıda davetli katıldı.

Anıtın ismini Eskişehirliler belirleyecek
Açılış töreninde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Cumhuriyet Bayramı’nı böylesine anlamlı bir eserle karşılamanın önemine dikkat çekti. Ataç, 2001 yılından bu yana Prof. Dr. Bilgehan Uzuner ile birlikte çok sayıda sanat çalışmasına imza attıklarını belirterek emeği geçen sanatçılara, belediye çalışanlarına ve sponsorlara teşekkür etti.

Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun yıllar içinde önemli bir sanat organizasyonuna dönüştüğünü ifade eden Ataç, bugüne kadar sempozyumlara 165 Türk ve 71 yabancı olmak üzere toplam 236 sanatçının katıldığını söyledi. Farklı güzel sanatlar fakültelerinden yaklaşık 700 öğrencinin de çalışmalara asistan olarak destek verdiğini belirten Ataç, sempozyumlar kapsamında Eskişehir’e 244 pişmiş toprak heykel kazandırıldığını ve dört kolektif eser ortaya çıkarıldığını kaydetti.
Anıtın isminin belirlenmesi için de vatandaşların görüşlerine başvurulacağını açıklayan Ataç, dört isim önerisini kamuoyuyla paylaştı. Buna göre eser için “Cumhuriyet’in Çocukları”, “Atatürk’ün Çiçekleri”, “Atatürk’ün Dünya Çocukları” ve “Atatürk’ün Çiçek Bahçesi” isimleri oylamaya sunulacak. Vatandaşların oylarıyla belirlenecek isim, anıtın resmî adı olacak.
Ataç, kendi tercihinin “Atatürk’ün Dünya Çocukları” olduğunu belirterek Atatürk’ün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yalnızca Türk çocuklarına değil, bütün dünya çocuklarına armağan ettiğini hatırlattı.

Yaklaşık 90 çocuk anıtın yapımına katıldı
Eserin tasarımını üstlenen Prof. Dr. Bilgehan Uzuner, Tepebaşı Belediyesi ile 25 yılı geride bıraktıklarını ve bu süreçte çok sayıda ortak çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Daha önce pandemi döneminde hayatını kaybeden sağlık çalışanları için bir anıt ve Cumhuriyet’in 100. yılına özel bir eser hazırladıklarını belirten Uzuner, bu yılki çalışmanın ise çocukları merkeze aldığını ifade etti.
Anıtın yapımına 30 Ağustos’ta başladıklarını aktaran Uzuner, yaklaşık 90 çocuğun dönüşümlü olarak sanatçılarla birlikte çalışmalara katıldığını söyledi. Seramik çiçeklerin hazırlanmasında çocukların ve gençlerin de görev aldığını belirten Uzuner, Çinli sanatçı Ying Chen ile Japon sanatçı Mariko Okubo’nun da projeye katkı sunduğunu kaydetti.

Uzuner, anıtın tasarımında Atatürk’ün geleceğe dönük bakışının simgeleştirildiğini belirterek eserin merkezindeki alt bölümden yukarıya bakıldığında Atatürk’ün silüetinin ve dünya çocuklarının görülebildiğini anlattı. Güneş ışığının belirli gün ve saatlerde oluşturduğu görüntülerin de esere farklı bir anlam kattığını ifade eden Uzuner, çalışmanın Atatürk’ün çocuklara verdiği değeri ve evrensel liderliğini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçladığını söyledi.
“Atatürk’ün gölgesinde olmak büyük bir şeref”
Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir de anıtın bulunduğu alanın geçmişine değindi. Bölgenin bir dönem elma bahçesi olduğunu belirten Özaydemir, Eskişehir’de özellikle Tepebaşı bölgesinde gelişen toprak sanayisinin kentin tarihî ve ekonomik kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Kılavuzoğlu Toprak Sanayisinin 100. yılını kutladıklarını ifade eden Özaydemir, pişmiş toprak sektörünün geçmişini yaşatan ve sanat çalışmalarını yıllardır destekleyen Tepebaşı Belediyesine teşekkür etti. Özaydemir, Atatürk’ün gölgesinde bulunmanın ve bu mirası çocuklara aktarabilmenin kendileri için büyük bir şeref olduğunu dile getirdi.
Çakırözer’den Kurşunlu Külliyesi tepkisi
Açılışta konuşan Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ise Cumhuriyet Bayramı’nın böylesine anlamlı bir sanat eseriyle kutlanmasının önemini vurguladı. Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun yıllardır kente sanat ve kültür alanında önemli katkılar sunduğunu belirten Çakırözer, organizasyonda emeği bulunanlara teşekkür etti.

Çakırözer, konuşmasında Odunpazarı ilçesindeki Kurşunlu Külliyesi’nde bulunan müzelerin tahliye edilmek istenmesine de tepki gösterdi. Kültür ve sanatın Eskişehir’in kimliğinin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Çakırözer, külliyede yer alan üç müzenin, cam atölyelerinin ve cam fırınlarının alternatif bir yer gösterilmeden tahliye edilmek istenmesini eleştirdi.
Söz konusu durumun yalnızca kültürel mirası değil, bölgede çalışan emekçileri ve kültürel hareketlilikten gelir elde eden esnafı da etkileyeceğini savunan Çakırözer, kararın yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Çakırözer, sürecin yargı, idari yollar veya Eskişehirlilerin ortak çağrısıyla çözüme kavuşturulması için girişimlerini sürdüreceklerini söyledi.
Cumhuriyet’in sanat, kültür ve üretimle yaşatılması gerektiğini belirten Çakırözer, konuşmasını Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayarak tamamladı.

Eskişehir’in sanat belleğine yeni eser
18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında hayata geçirilen anıtın hazırlanmasında Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız, Ümit Gürsoy, Mariko Okubo ve Ying Chen görev aldı. Prof. Dr. Bilgehan Uzuner’in tasarımını üstlendiği çalışmaya sempozyum komitesi, Tepebaşı Belediyesi çalışanları, sponsorlar ve Eskişehirli çocuklar da katkı sundu.





