Baştürk, yaptığı açıklamada İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen düzenlemeye tepki göstererek, “Bu yasa yalnızca bir ceza hukuku düzenlemesi değildir. Bu yasa, Filistin’i Filistinlilerden arındırmak isteyen bir rejimin ırkçı uygulamalarından biridir” dedi.
Filistin’de yaşananların bir adalet ve özgürlük meselesi olduğunu söyleyen Baştürk, “Ortada bir işgal, bir tahakküm ve bir sömürge ilişkisi vardır. Yeni idam yasası bu düzeni pekiştiren yeni bir zulüm aracıdır” ifadelerini kullandı.
Uluslararası insan hakları örgütlerinin değerlendirmelerine işaret eden Baştürk, Filistinlilerin “kurumsallaşmış bir apartheid rejimi altında” yaşadığını belirterek, “Bu yasa bireysel suçları değil, bir halkı sindirmeyi hedefleyen kolektif bir cezalandırma mekanizmasıdır” diye konuştu.
Gazze’deki duruma da değinen Baştürk, 2007’den bu yana süren ablukanın ve özellikle Ekim 2023 sonrası yaşananların ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, bölgede büyük bir yıkım ve insani kriz yaşandığını söyledi.
Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te devam eden uygulamalara dikkat çeken Baştürk, yerleşimlerin genişlediğini, ev yıkımlarının ve zorla tahliyelerin sürdüğünü ifade etti. Filistinlilere yönelik gözaltı ve hapishane politikalarının da sistematik baskının bir parçası olduğunu dile getirdi.
Baştürk, İsrail’in bölgedeki askeri politikalarının Lübnan ve İran’a kadar yayıldığını savunarak, bunun bölgesel çatışma riskini artırdığını söyledi.
Türkiye’ye de çağrıda bulunan Baştürk, “Kınamak yeterli değildir” diyerek, İsrail ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerin kesilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklama, “İdamlara hayır, Filistin’e özgürlük” sloganlarıyla sona erdi.



