Türkiye genelinde 18 ili kapsayan ihalelerde toplam 485 saha için süreç başlatıldığını belirten Yurtman, şimdiye kadar 80 sahanın satıldığını ve ihale kapsamındaki alanın 95 bin hektarı aştığını ifade etti. Bu büyüklüğün, Nevşehir’den daha geniş bir alana karşılık geldiğine dikkat çekti.

Eskişehir’de 16 saha ihaleye açıldı

Eskişehir’de ise 1 Nisan’da gerçekleştirilen ihalelerde 16 maden sahasının gündeme geldiğini belirten Yurtman, bunlardan 9’una teklif verildiğini söyledi. Verilen tekliflerin taban fiyatın çok üzerinde olduğunu vurgulayan Yurtman, bunun firmaların bölgeye olan ilgisini açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

İhalelerde özellikle altın ve gümüş madenlerinin öne çıktığını ifade eden Yurtman, teklif verilen 9 sahadan 8’inin bu kapsamda olduğunu belirtti.

“14 bin hektarlık alan risk altında”

Eskişehir’de ihale kapsamına alınan toplam alanın yaklaşık 14 bin hektar olduğunu söyleyen Yurtman, bu alanların özellikle Sivrihisar ve çevresini kapsadığını kaydetti. Bölgenin tarım açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Yurtman, “Meyve ve sebze üretimi açısından değerli olan bu alanların maden faaliyetleriyle yaşanmaz hale gelme riski var” dedi.

“Sakarya Nehri de etkilenecek”

Yurtman, planlanan maden faaliyetlerinin Sakarya Nehri’ni de tehdit ettiğini belirterek, “450 metre derinliğe inilmesi planlanıyor. Bu da Sakarya Nehri’nin altına kadar uzanan bir faaliyet demek. Bu durum hem doğayı hem su kaynaklarını hem de bölgedeki tüm yaşamı etkileyecek” ifadelerini kullandı.

Gündüzler’den teşekkür: Doğalgaz kararı memnuniyet yarattı!
Gündüzler’den teşekkür: Doğalgaz kararı memnuniyet yarattı!
İçeriği Görüntüle

“Bu örnekleri Türkiye’de gördük”

Benzer çevresel etkilerin daha önce Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşandığını hatırlatan Yurtman, “Kaz Dağları’nda, Uşak’ta, Karadeniz’de bunları gördük. Bunlar öngörü değil, yaşanmış ve tekrar yaşanabilecek gerçekler” diye konuştu.

Hukuki ve toplumsal mücadele vurgusu

Maden faaliyetlerine tamamen karşı olmadıklarını ancak doğaya zarar verilmeden yapılması gerektiğini belirten Yurtman, “Doğa geri dönülemez şekilde tahrip edildikten sonra çıkarılan madenin hiçbir değeri yok. Altının üstü, altından daha değerlidir” dedi.

Dernek olarak hem hukuki süreçleri hem de kamuoyu bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Yurtman, 20 Nisan’da yapılacak bilirkişi keşfine de katılacaklarını belirtti.

Muhabir: Esra Kahya