Sıtmanın, dişi anofel sivrisinekler aracılığıyla bulaşan ve kırmızı kan hücrelerini etkileyerek ciddi sonuçlara yol açabilen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Bildirici, hastalığın genellikle 10-15 gün içinde baş ağrısı, titreme ve yüksek ateş gibi belirtilerle ortaya çıktığını söyledi. İnsanlarda hastalığa yol açan beş farklı plasmodium türü bulunduğunu ifade eden Bildirici, özellikle P. falciparum türünün tedavi edilmediğinde ölümcül seyredebileceğini kaydetti.
“Dünya nüfusunun yarısı risk altında”
Sıtmanın küresel ölçekte yayılımına da değinen Bildirici, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının hastalık riski taşıdığını, özellikle Sahra Altı Afrika’nın en yüksek risk bölgesi olduğunu ifade etti. Türkiye’de geçmişte yaygın görülen sıtmanın, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü etkin mücadele sayesinde yerli bulaş açısından kontrol altına alındığını belirtti.
Buna rağmen riskin tamamen ortadan kalkmadığını dile getiren Bildirici, ülkemizde sıtma taşıyabilen sivrisinek türlerinin hâlâ bulunduğunu söyledi. İklim değişikliği, sıcaklık artışı, uluslararası seyahatler ve düzensiz göç hareketlerinin yurtdışı kaynaklı vakaların görülmesine neden olabileceğini ifade etti.
“Seyahat öncesi önlem şart”
Vatandaşlara özellikle riskli bölgelere yapılacak seyahatlerde dikkatli olunması çağrısında bulunan Bildirici, koruyucu ilaç kullanımı ve kişisel önlemlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Hastalık belirtileri görüldüğünde zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Bildirici, Sıtma Eliminasyon Programı kapsamında yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, hastalığın tamamen ortadan kaldırılması için hem bireysel hem kurumsal düzeyde mücadelenin devam ettiğini ifade etti.


