Eskişehir’de yaşayan seramik sanatçısı Alina Öznür, 2000 yılında başladığı atölye çalışmalarını 26 yıldır sürdürüyor. Selçuklu motiflerinden ilham alarak özgün eserler tasarlayan Öznür, ellerini en büyük sermayesi olarak gördüğünü belirterek mesleğini korumak için günlük yaşamında bile dikkatli davrandığını anlatıyor.

Seramik üretimini tasarımdan boyamaya, fırınlamadan sunuma kadar tüm aşamalarıyla gerçekleştiren Öznür, ortaya çıkardığı eserlerin her birinin farklı bir hikâyesi olduğunu söylüyor. Sanatını severek yaptığını vurgulayan sanatçı, üretim yapmak ve bunu kazanca dönüştürmek isteyenlere ise cesaretli olmaları tavsiyesinde bulunuyor.

SELÇUKLU MOTİFLERİYLE ÖZGÜN ESERLER ÜRETİYOR

Seramik çalışmalarında ağırlıklı olarak Selçuklu motiflerine yer veren Alina Öznür, üretim sürecinin tasarımla başladığını belirtiyor. İlk aşamada ürünü tasarladıklarını, ardından çamuru şekillendirdiklerini anlatan Öznür, kurutma ve boyama işlemlerinin ardından eserleri fırınlayarak kullanıma ve sergilenmeye hazır hâle getirdiklerini ifade ediyor.

Seramik boyalarının diğer sanat dallarında kullanılan boyalardan farklı olduğuna dikkat çeken Öznür, bu boyaların yüksek ısıya dayanıklı olduğunu ve renklerin fırınlama aşamasında ortaya çıktığını söylüyor. Bir eserin hazırlanmasının ise boyutundan bağımsız olarak zaman ve emek gerektirdiğini belirten sanatçı, küçük bir seramik boncuğun bile tamamlanmasının yaklaşık bir haftayı bulabildiğini, bazı ürünlerde sürecin 10 güne kadar uzayabildiğini dile getiriyor.

A W813380 01
“SANAT İÇİN DOĞDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM”

Mesleğini büyük bir tutkuyla yaptığını ifade eden Öznür, başka bir işte çalışmayı düşünemediğini belirterek sanatın hayatındaki yerini şu sözlerle anlatıyor:

“Ben işimi çok seviyorum. Başka meslek yapabileceğimi sanmıyorum. Sanat için doğduğumu düşünüyorum. Çok keyif alıyorum yapmaktan, uygulamaktan ve tasarlamaktan. Dünyanın farklı bir gidişi var artık. Bu gidiş içerisinde sevdiğin işi yapabilmek özel bir şey. Ben mesleğimi seviyorum ve çok mutluyum.”

Sağlık memuru hurdayı sanat eserlerine dönüştürüyor
Sağlık memuru hurdayı sanat eserlerine dönüştürüyor
İçeriği Görüntüle

Ellerini sanatını icra etmesini sağlayan en önemli sermayesi olarak gördüğünü vurgulayan Öznür, onları korumak için günlük yaşamında da özenli davrandığını söylüyor. Sanatçı, “Herkesin bir sermayesi var, benimki de ellerim. Ben bunu fark ettikten sonra ellerime dikkat etmeye başladım. Hatta biraz önce dedim ya sizin kameranız ne kadar değerliyse benim de ellerim değerli. Dikkat ediyorum çünkü ellerim ile sanatımı icra ediyorum. Mesela bıçak kullanmıyorum çok fazla. Onları zorlamıyorum çünkü onlar benim için değerli” ifadelerini kullanıyor.

“PARAM OLMAYABİLİR AMA ELLERİM VAR”

Atölyesini maddi imkânlarının kısıtlı olduğu bir dönemde açtığını anlatan Öznür, işe başlama sürecinde en büyük gücünün cesareti olduğunu belirtiyor. Elindeki imkânlarla üretmeye karar verdiğini söyleyen sanatçı, sanatla uğraşmak ve ürettiklerini ticarete dönüştürmek isteyenlere korkmamaları çağrısında bulunuyor.

Üretilen her eserin kendisine ilgi gösterecek bir alıcı bulabileceğine inandığını dile getiren Öznür, “Sanat kısmıyla her kadın ilgileniyor. Sadece kadınlar değil aslında, cinsiyetçi yaklaşmayayım ama herkes sanatla bir şekilde ilgileniyor. Fakat ticari kısmına yönelirken korkuyorlar. Benim onlara önerim asla korkmamaları. Çünkü üretilmiş her şey bir kazanca dönüştürülebilir. Her sunduğunuz ürün başkasının ilgisini muhakkak çekecek. Bu yüzden sadece cesur olmalarını öneriyorum” diyor.

Atölyecilikteki 26 yıllık yolculuğunda cesaretin belirleyici olduğunu ifade eden Öznür, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Benim 26 senedir atölyecilik yapmamdaki en büyük unsur cesaretimdir. Sanat yapmak isteyen herkes başlasın. Bu atölyeye başlamak zor bir süreçti. Mesela hiç param yoktu başladığımda. Lakin yürürken şöyle dedim: ‘Param olmayabilir ama ellerim var, benim sermayem ellerim olacak’ deyip çıktım yola.”

Kaynak: İHA