Hocam, öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Ardından Yunus Emre Gözlemevi’nin kuruluş amacını, burada yürütülen akademik ve eğitim çalışmalarını ve özellikle gençlerin gözlemevine olan ilgisini anlatabilir misiniz?

Eskişehir Teknik Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri Araştırma Enstitüsü’nde görev yapıyorum. Akademik çalışmalarımı aynı zamanda Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nde sürdürüyorum. Uzay bilimleri alanındaki çalışmalarımızı ise Yunus Emre Gözlemevi bünyesinde gerçekleştiriyoruz. Ben de gökyüzüne meraklı bir araştırmacı olarak gökyüzündeki o beyaz benekleri anlamlandırmaya çalışıyorum.Eskişehir, gökyüzü araştırmaları açısından önemli bir altyapıya sahip. Özellikle havacılık sektörü ve enstitümüzde yürütülen yerküreye ilişkin çalışmaların yanı sıra gökyüzüne merak duyan öğrencilerimiz ve toplumda ilgi uyandıran gök olayları var. Bu merakı giderebilmek ve ihtiyaç duyduğumuz bilimsel araçları bir araya getirebilmek amacıyla Yunus Emre Gözlemevi’ni kurduk. İnsanların buraya gelerek merak ettiklerini öğrenmelerini ve küresel ölçekte yürütülen bilimsel çalışmalara katkı sunarak “Biz de varız” diyebilmeyi amaçlıyoruz.

BİLİMSEL ÇALIŞMALARA KATKI SUNMAYI HEDEFLİYORUZ

Gözlemevinde akademik çalışmaların yanı sıra proje ve eğitim faaliyetleri de yürütülüyor. Üniversitelerin topluma hizmet görevleri kapsamında bilim-toplum etkinlikleri düzenliyor, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında küresel ölçekteki bilimsel çalışmalara da katkı sunmayı hedefliyoruz. Teleskoplarımızla yıldızları, galaksileri, meteorları ve gezegenleri gözlemleyebiliyoruz. Bu gök cisimleri hakkındaki bilgileri yalnızca kitaplardan okumak yeterli olmayabiliyor. Öğrencilerin teleskoplarla kendi gözleriyle gözlem yapması, doğayı daha iyi anlamalarını sağlıyor. Örneğin teleskopla baktıklarında Jüpiter’i bir mercimek, Satürn’ü ise bir pirinç tanesi büyüklüğünde görebiliyorlar. Üstelik bu görüntüler çoğu zaman siyah beyaz oluyor. Hubble ve James Webb uzay teleskoplarından elde edilen renkli görüntüleri gören öğrenciler, benzer görüntüleri kendi gözlemleri sırasında bekleyebiliyor ve karşılaştıkları manzara nedeniyle hayal kırıklığı yaşayabiliyorlar. Biz de teleskop başında bu görüntülerin neden farklı olduğunu ve gözlemlerin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini anlatıyoruz. Asıl amacımız, mevcut imkânlarla neler yapılabileceğini göstermek ve öğrencilerdeki merak duygusunu uyandırmak. Çünkü meraklarının peşinden giderek araştırma yaptıklarında gerçek anlamda öğrenmeye başlıyorlar. Hubble ve James Webb teleskoplarının görüntüleri elbette çok etkileyici; ancak öğrencilerin gökyüzünü kendi teleskoplarıyla gözlemlemeleri, doğayı ve bilimi doğrudan deneyimlemelerini sağlıyor. Bizim için en önemlisi de öğrencilere bu deneyimi yaşatabilmek.

Whatsapp Image 2026 10 20 At 16.04.38 (1)

BÜTÜN BİLGİLERİ ÖĞRENCİLERE AKTARMAK MÜMKÜN DEĞİL

Hocam, Eskişehir’de öğrencilere uzay bilimleri konusunda yeterli eğitim ve bilgi verilebiliyor mu? Öğrencilerin bu alana ilgisi nasıl? Eskişehir Teknik Üniversitesi, uzay bilimleri alanında Türkiye’de hangi seviyede bulunuyor?

Uzay bilimleri o kadar geniş bir alan ki dünyanın hiçbir yerinde bütün bilgileri öğrencilere aktarmak mümkün değil. Gökyüzündeki her bir nokta başlı başına bir araştırma konusu. Galaksiler, yıldızlar, yıldızların doğumu ve ölümü, her biri farklı çalışma alanları oluşturuyor. Bizim amacımız öğrencilere merak duygusu kazandırmak ve ilgi duydukları alanlarda araştırma yapabilecekleri platformlar oluşturmak. Galaksileri merak eden öğrencilerimize teleskop ve CCD kameralarla gözlem imkânı sunuyor, yıldızlarla ilgilenen öğrencilerimizi de bu alandaki araştırmalara yönlendiriyoruz.

ÖĞRENCİLERİN UZAYA İLGİSİ OLDUKÇA FAZLA

Öğrencilerin uzaya ilgisi oldukça fazla. Çünkü evreni anlamaya başladığınızda kendinizden bir parça buluyorsunuz. Vücudumuzdaki demir ve kemiklerimizdeki kalsiyum gibi elementlerin yıldızların yaşam döngüleriyle bağlantılı olduğunu düşündüğünüzde evrenin bize ne kadar yakın olduğunu görüyorsunuz. Uzay, yalnızca sakin bir boşluk değil; devasa manyetik alanların, girdapların ve olağanüstü hareketlerin yaşandığı bir ortam. Örneğin bazı yıldızlar, yaşamlarının son aşamalarında saniyede yüzlerce kez dönebiliyor. Dünya üzerindeki laboratuvarlarda oluşturamayacağımız fiziksel koşullar, evrenin derinliklerinde doğal olarak bulunuyor. Biz de teleskoplarımızı bu bölgelere çevirerek söz konusu mekanizmaları inceleyebiliyoruz. Öğrencilere bunları anlattığımızda merakları daha da artıyor ve kendileri, “Başka neler var?” diye sormaya başlıyor.

Whatsapp Image 2026 10 20 At 16.04.39 (1)

TÜRKİYE’DEKİ İKİ SPEKTRUM TELESKOBUNDAN BİRİ ESKİŞEHİR’DE

Eskişehir Teknik Üniversitesi olarak uluslararası bilimsel projelerde ortaklıklar kurabiliyoruz. Evrenin farklı enerji aralıklarını incelemek için farklı enstrümanlara ve bütçelere ihtiyaç var. Bu imkânları tek bir kurumun karşılaması mümkün olmadığı için NASA, Avrupa Uzay Ajansı ve diğer kuruluşlar arasında olduğu gibi uluslararası iş birlikleri yapılıyor. Biz de kendi enstrümanlarımızın kapasitesi doğrultusunda bu projelere katılıyoruz. Üniversitemizde parlaklık değişimlerini inceleyen standart teleskopların yanı sıra Türkiye’de bulunan iki spektrum teleskobundan biri de yer alıyor. Spektrum teleskopları sayesinde yıldızların içeriğini ve özelliklerini inceleyebiliyoruz. Yıldızlarda demir, nikel, kalsiyum, berilyum ve karbon gibi elementlerin miktarlarını belirleyebiliyor; yıldızların uzaklaşıp uzaklaşmadığını, yaklaşıp yaklaşmadığını, dönüş hızlarını ve element içeriklerini araştırabiliyoruz. Bu, bilimsel açıdan çok önemli bir imkân. Böylece Eskişehir Teknik Üniversitesi olarak öğrencilerimiz ve akademisyenlerimizle birlikte pek çok projede ortak olarak yer alabiliyoruz.

ASTROLOJİ BİR BİLİM DEĞİLDİR

Hocam, astroloji ile astrofizik arasında bir ilişki var mı?

Eskişehir’de Muratkent ve SGK blokları için kentsel dönüşüm çağrısı
Eskişehir’de Muratkent ve SGK blokları için kentsel dönüşüm çağrısı
İçeriği Görüntüle

Astroloji gerçek anlamda bir bilim değildir. Gökyüzünü gözlemleyerek yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini hesaplamak astronominin alanıdır. Ancak bu gök cisimlerinin insanların kişilikleri veya doğum tarihleriyle ilişkili olduğu iddiasının bilimsel bir dayanağı yoktur. Tarihte gökyüzü gözlemleri insanlara önemli avantajlar sağlamıştır. Örneğin gök cisimlerinin döngülerini inceleyerek tarım dönemlerini belirlemek, güneş ve ay tutulmalarını önceden hesaplamak mümkün olmuştur. Thales’in güneş tutulmasını hesaplaması ve Kristof Kolomb’un ay tutulmasını kullanarak bulunduğu yerdeki insanları etkilemesi, gökyüzü bilgisinin nasıl kullanılabildiğine ilişkin örneklerdir. Gördüğünüz gibi gökyüzünü doğru tanımak, hayatı kolaylaştırabilir ve pek çok probleme çözüm üretmemizi sağlayabilir. Bunun astrolojiyle değil, astronomiyle ilgisi vardır. Biz de bilim insanları olarak öğrencilerimize gözlemsel veriler aktarıyor, Eskişehir Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü ile Yer ve Uzay Bilimleri Araştırma Enstitüsü bünyesindeki lisansüstü eğitimlerde gökyüzü ve uzay bilimlerine yönelik teorik eğitimler veriyoruz.

Whatsapp Image 2026 10 20 At 16.04.39

Hocam, Eskişehir Teknik Üniversitesi uzay bilimlerini tanıtmak için neler yapıyor? Gözlemevindeki laboratuvarlarda hangi çalışmalar yürütülüyor?

Amacımız, özellikle ortaokul çağındaki çocuklarda uzay bilimlerine yönelik farkındalık oluşturmak. James Webb Uzay Teleskobu gibi büyük projelerin hazırlanması 20 yılı aşkın süre alabiliyor. Bugün ortaokulda olan bir öğrenci, bu projeler tamamlandığında alanında uzmanlaşmış bir bilim insanı olarak küresel ölçekteki çalışmalara katılabilecek yaşa geliyor. Bu nedenle geleceğin bilim insanlarını ve proje liderlerini yetiştirmek için çocukları erken yaşta bilimsel çalışmalarla tanıştırmak istiyoruz. Eskişehir Valiliği ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği içinde her yıl yaklaşık 12-13 proje gerçekleştiriyoruz. Ortaokul ve lise öğrencilerini gözlemevimize getirerek teleskoplarla gözlem yapmalarını ve bilimsel araştırmaları deneyimlemelerini sağlıyoruz. Ayrıca 2009 yılından bu yana lisansüstü eğitim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Astronomi, astrofizik, uzay bilimleri, uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri gibi alanlarda kariyer yapmak isteyen öğrencilere teorik eğitimin yanında laboratuvar ve araştırma imkânları sunuyoruz.

NASA'DAN SAĞLANAN GERÇEK VERİLERİ İNCELEYEBİLİYORLAR

Gözlemevimizde dört laboratuvar bulunuyor. Bunlardan biri, gezegen araştırmalarına yönelik farkındalık laboratuvarımız. Burada Mars'taki Gale Krateri'nin 154 kilometrelik gerçek boyutunu temsil eden 6 metrelik bir model oluşturduk. NASA'nın Curiosity keşif aracını örnek alan bir robotumuz var. Öğrenciler bu robotu evlerinden veya sınıflarından internet üzerinden yönetebiliyor, kamerasıyla görüntü alabiliyor ve kraterde ilerlerken harita üzerinden konumunu takip edebiliyor. Sondaj yaptıklarında NASA'dan sağlanan gerçek jeolojik verileri inceleyebiliyorlar. Böylece öğrenciler, Mars'ta araştırma yapan bir bilim insanının deneyimine benzer bir deneyim yaşıyor. Ayrıca Mars'taki Jezero Krateri ve Perseverance keşif aracından elde edilen görüntü ve verilerden de yararlanabiliyoruz. Gezegen araştırmalarını yalnızca başka gezegenlerde yaşam aramak olarak değerlendirmemek gerekiyor. Bu çalışmaların önemli amaçlarından biri, gelecekte kullanılabilecek mineral kaynaklarını, enerji depolama yöntemlerini ve dayanıklı yapı malzemelerini araştırmak. Öğrencilerimiz Mars'taki mineralojik rezervleri uydu görüntüleri ve sondaj verileri üzerinden inceleyebiliyor, bu kaynakların çıkarılmasına ilişkin maliyet hesaplamaları yapabiliyor. Örneğin bir mineralin nerede bulunduğunu uydu görüntülerinden belirleyip sondaj verileriyle değerlendirebiliyorlar. Böylece uzay araştırmalarının Dünya'daki kaynakların yönetimi ve gelecekteki ihtiyaçlarımız açısından taşıdığı önemi de öğreniyorlar.

AMACIMIZ GELECEĞİN BİLİM İNSANLARINI YETİŞTİRMEK

Araştırma laboratuvarımızda yıldızların spektrumlarını ve parlaklık değişimlerini inceliyoruz. Gezegen araştırmaları da önemli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Başka yıldızları ve gezegenleri inceleyerek Dünya'nın nasıl oluştuğunu, nasıl işlediğini ve evrendeki yerini daha iyi anlamaya çalışıyoruz. Çünkü evrende yıldızların, gezegenlerin ve galaksilerin farklı evrelerine ilişkin örnekler bulunuyor. Bu gök cisimlerini incelemek, kendi gezegenimizi ve evrenin işleyişini anlamamıza yardımcı oluyor. Öğrencilerimize yalnızca teorik bilgi vermek değil, bilimsel araştırma yapmayı ve elde ettikleri verileri değerlendirmeyi öğretmek istiyoruz. Bir öğrencinin kendi çalışmasıyla daha önce bilmediği bir şeyi keşfetmesi ve bilimsel bir problemi çözebilmenin heyecanını yaşaması çok değerli. Temel amacımız, çocuklara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek; onları geleceğin bilim insanları olarak yetiştirmek ve uluslararası projelerde yer alabilecek donanıma kavuşturmak.

Whatsapp Image 2026 10 20 At 16.04.38

Hocam, uzay bilimleri alanında ilerlemek isteyen öğrencilere ve gençlere son olarak ne söylemek istersiniz?

Gençlere en büyük tavsiyem, işin ustalarından öğrenmeleri. Geçtiğimiz günlerde Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin atölyelerini ziyaret ettim. Hayatını bir cihazla çalışmaya adamış ustalarımız var. Kitaplarda yazmayan pek çok sorunun çözümünü, yılların deneyimiyle öğrenmişler. Bu bilgilerin gençlere aktarılması çok önemli.

Ancak bazen öğrenciler, yanlarında öğrenebilecekleri insanlar varken vakitlerini farklı şeylerle geçirebiliyor. Oysa bir akademisyen, bir işçi ya da işinde uzmanlaşmış herhangi biri, gençlere çok şey öğretebilir. Eskişehir Teknik Üniversitesi'ndeki akademisyenlerimizin de öğrencilere bildiklerini aktarmak ve onların gelişimine katkı sağlamak için büyük bir isteği var. Gençlerden tek isteğimiz, ustaların kıymetini bilmeleri ve gerçek deneyimlerden öğrenmeye açık olmaları. Çünkü eğitim yalnızca kitaplardan öğrenmekle tamamlanmaz.

Kaynak: 2Eylül Haber