Yeni akademik dönemle birlikte ESTÜ’nün öncelikleri ve gelecek hedefleri neler olacak?
ESTÜ’nün temel hedefleri; sanayi ve teknoloji alanında eğitim kalitesini olabildiğince yukarıya çekmek ve iş birliklerini artırmak. Son dönemde bu iş birliklerimiz ciddi şekilde arttı. Üniversitemiz içerisinde farklı sanayi kuruluşlarının ve dünya çapında faaliyet gösteren global şirketlerin laboratuvarları bulunuyor. Bu şirketler, fabrikalarındaki laboratuvarların bire bir aynısını üniversitemizde kurarak öğrencilerimizle birlikte çalışıyor ve sonrasında öğrencilerimizi işe alıyorlar. Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarıyla, özellikle savunma sanayisi olmak üzere birçok alanda iş birliklerimiz var. Bunları geliştirmek en büyük hedeflerimizden. Yapay zekâyı da çok önemsiyoruz ancak ölçülü ve doğru şekilde kullanmaya çalışıyoruz.
BU YIL BEŞ PATENTİ SEKTÖRE DEVRETTİK
Önem verdiğimiz konulardan biri de mikroyeterlilikler. Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’ın gayretleriyle mikroyeterliliklerle ilgili usul ve esaslar yayımlandı. Öğrencinin daha önce edindiği bilgilerin ve sertifika programlarında aldığı eğitimlerin belirli şartlarda krediye sayılması, yani önceki öğrenmenin tanınması mümkün olacak. Bu bizim açımızdan çok önemli bir gelişme. Sanayiyle yaptığımız projelerin yanı sıra patentleri de çok önemsiyoruz. Bu yıl sadece beş patenti sektöre devrettik. Bizim için önemli olan patentin üniversitede kalması değil, sanayiye devredilerek üretime geçmesi. Devrettiğimiz patentlerden biriyle ilgili firma yetkilileri, seri üretim aşamasına geldiklerini söyledi.
ÖNEMLİ BİR SIÇRAMA YAPTIK
Mimarlık ve Tasarım Fakültemizin Türkiye’nin önde gelen ayakkabı firmalarından biriyle yaptığı ortak projede de 25 tasarım arasından üçü seçildi. Bu tasarımlar şu anda satışta. Ayakkabı kutusunda ve üründeki tanıtım bölümünde Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin ambleminin bulunması bizi ayrıca gururlandırıyor. 2025 YÖK verilerine göre kabul edilen patent oranında yüzde 16 ile birinci sırada yer alıyoruz. TÜBİTAK’ın girişimci ve yenilikçi üniversiteler endeksinde ise Türkiye’deki üniversiteler arasında 22. sıradayız. Araştırma tarafında da önemli bir sıçrama yaptık. ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün URAP sıralamalarında dört yıl önce 67. sıralardaydık. Şimdi tıp fakültesi olmayan üniversiteler arasında 10. sıradayız. Tıp fakültesi olanlar da dâhil edildiğinde 44. sıradayız. Bu başarıyı daha da ileriye taşımak istiyoruz. Üniversitemizi daha ileriye taşıyacağız.

ÖNDE GELEN SAVUNMA SANAYİSİ KURULUŞLARIYLA ÇALIŞIYORUZ
Havacılık, raylı sistemler ve savunma sanayisi alanlarında da birçok proje yürütüyoruz. Türkiye’de tek olan Sismik İzolatör Test Merkezimiz bunlardan biri. Dünyada da bu merkezlerden yalnızca beş-altı tane bulunuyor. 11 ilimizi etkileyen depremde ayakta kalan dört hastanenin izolatör testleri üniversitemizde yapıldı. Kuzey Marmara Otoyolu’nun viyadüklerinde kullanılan izolatörlerin testlerini de biz gerçekleştirdik. Şimdi test merkezimiz için CE belgesi ve ISO/IEC 17025 uluslararası akreditasyonu almaya çalışıyoruz. Bunları aldığımızda yurt dışından daha fazla iş almayı hedefliyoruz. Bugün Peru, Kolombiya, Meksika, Bulgaristan gibi ülkelerden numuneler test edilmek üzere merkezimize geliyor. Hindistan’dan da iş aldık. Savunma sanayisiyle ilgili kalibrasyon testlerinin yapıldığı ender merkezlerden birine sahibiz ve Türkiye’nin önde gelen savunma sanayisi kuruluşlarıyla çalışıyoruz. Ayrıca üniversitemiz, seramik kompozit malzemeler alanında Türkiye’de uzmanlaşan üniversite olarak YÖK tarafından seçildi. “Spor Dostu Kampüs” unvanını alan 45 üniversiteden biri olduk ve bu alandaki ikinci senemizi doldurduk.
HEDEFİMİZ ÖNCÜ KONUMUMUZU DEVAM ETTİRMEK
Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin temel hedeflerinden biri araştırma üniversitesi olmak ve Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasında yer almak. Son yıllarda puanlarımızın yükselmesi ve programlarımızın yarısının İngilizceye dönüşmesiyle bu yönde önemli adımlar attık. İnşallah tüm lisans programlarımızı İngilizceye çevireceğiz. Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesini açtık. Bilgi Güvenliği Teknolojisi, Bilişim Sistemleri Teknolojileri, Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi programlarını İngilizce olarak açtık. Uçak Mühendisliği ile Havacılık ve Uzay Mühendisliği programlarını da İngilizce açtık. Dört yıl içerisinde lisans düzeyinde beş yeni program açtık ve tamamını İngilizce olarak oluşturduk. Yapay zekâ alanında İngilizce yüksek lisans programı açtık. Bilgisayar Mühendisliği yüksek lisans ve doktora programlarının tamamını İngilizceye çevirdik. İnşallah malzeme alanındaki lisans programlarımızı da İngilizceye çevireceğiz. Ana hedefimiz; savunma sanayisi, yapay zekâ, kimya, teknoloji, seramik ve kompozit malzemeler alanlarında üniversitemizi daha ileriye taşımak. Havacılık ise bizim en önemli alanlarımızdan biri. Havacılıkta Türkiye’deki öncü konumumuzu devam ettirmek en büyük hedeflerimizden.

PROGRAMLARIMIZ ÖNEMLİ YÜKSELİŞLER GÖSTERDİ
2026 yerleştirme sonuçlarına göre ESTÜ’nün en çok tercih edilen bölümleri bu yıl hangileri oldu? Öğrenci tercihlerinde nasıl bir değişim gözlemlediniz?
Her zaman olduğu gibi Pilotaj yine birinci sırada. Türkiye’de devlet üniversitelerinde öğrenci alan tek Pilotaj programı bizde bulunuyor. Son yerleşen öğrencimiz 2 binli sıralamalardan geldi. Bu yıl en büyük sıçramayı, iki yıl önce açılan Uçak Mühendisliği programımızda gördük. Öğrenciler 510-523 puan aralığında yerleşti. Havacılık ve Uzay Mühendisliği’nde ise 497-509 puan aralığında öğrenci aldık. Uçak Mühendisliği’nde geçen yıl 8 bin 500’lü sıralamalardan öğrenci alırken bu yıl 5 bin 700’lü sıralamalara, Havacılık ve Uzay Mühendisliği’nde ise 17 binli sıralamalardan 12 binli sıralamalara çıktık. En büyük sıçramalardan biri de Havacılık Yönetimi’nde yaşandı. Geçen yıla göre puan ve başarı sıralamasında yaklaşık yüzde 76’lık yükseliş oldu. Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Uçak Gövde ve Motor, Havacılık Elektrik ve Elektroniği ile yapay zekâ alanındaki programlarımız da önemli yükselişler gösterdi. Türkiye genelinde altı lisans programımıza öğrenciler en yüksek puanlarla, üç programımıza ise ikinci sıradan yerleşti. Uçak Mühendisliği’nde İTÜ’nün, Havacılık ve Uzay Mühendisliği’nde ODTÜ’nün ardından geliyoruz. Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Kimya, Jeoloji, Makine ve Endüstri Mühendisliği programlarımızda da önemli yükselişler yaşandı. Makine Mühendisliği’nin sıralaması yüzde 46,48, Havacılık Yönetimi’nin yaklaşık yüzde 80 arttı.
KALİTEYİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ
Ön lisans programlarımızda da 23 programımızın 13’ü Türkiye’de en yüksek puanla öğrenci alan programlar arasında, beş programımız ise ikinci sıradan öğrenci alıyor. Yeni açılan Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Meslek Yüksekokulumuzdaki Yapay Zekâ, Oyun Geliştirme ve Programlama, Bulut Bilişim Sistemleri ve Siber Güvenlik Operasyonları gibi programlara da ciddi talep var. Öğrencilerimizin yüzde 16,1’i bizi birinci tercihinden, yüzde 37’si ilk üç tercihinden, yüzde 54’ü ise ilk beş tercihinden tercih etti. Yani yerleşen öğrencilerin yarıdan fazlası ilk beş tercihinden birine ESTÜ’yü yazdı. Bu yıl yaklaşık 2 bin 777 öğrencimiz yerleşti. Bunların yüzde 69’u Anadolu, yabancı dil ağırlıklı ve fen liselerinden geliyor. Bu da öğrencilerimizin akademik başarı düzeyini gösteriyor. Kaliteyi çok önemsiyoruz. Üniversitemizde 31 lisans programı var ve bunların 21’inden 18’i bağımsız kuruluşlar tarafından akredite edilmiş durumda. Mühendislik Fakültemizin akreditasyonu Avrupa’nın yanı sıra Amerika’da da geçerli. Bu kalite göstergeleri artık öğrenciler ve rehber öğretmenler tarafından biliniyor. Son yıllarda puanlarımız ve başarı sıralamalarımız bu nedenle önemli ölçüde yükseldi. Kontenjanlarımız yüzde 100’ün üzerinde doldu; okul birinciliği kontenjanları da dâhil tüm kontenjanlarımız doldu. Pilotajda kontenjan bulunduğuna ilişkin bazı bilgiler gördüm ancak burada bir kontenjan boşluğu yok. Sağlık raporuyla ilgili bir öğrencimizin durumu nedeniyle ÖSYM tarafından yeniden yerleştirme yapılacak. Havacılık Elektrik ve Elektroniği’nde de benzer bir durum yaşandı.
AMACIMIZ TÜM PROGRAMLARIMIZI İNGİLİZCEYE ÇEVİRMEK
Lisans programlarımıza yerleşen öğrencilerin yüzde 92’si şehir dışından geliyor. İstanbul yüzde 11, Ankara yüzde 9, Bursa ve Antalya yüzde 6, İzmir ise yüzde 5 oranında. Yalnızca yüzde 8’i Eskişehir’den geliyor. Bu da üniversitemizin farklı illerden gençleri şehre kazandırdığını gösteriyor. Programlarımızı sürekli İngilizceye çevirmeye çalışıyoruz. Araştırma görevlisi alımlarında dil barajımız 85, ALES barajımız da 85. Amacımız nitelikli gençlerin üniversitemize gelmesini sağlamak ve onları yetiştirerek tüm programlarımızı İngilizceye çevirmek.
Hasan Polatkan Havalimanı şehrin sürekli gündeminde. Sizin açınızdan havalimanının mevcut durumu nedir? Özellikle yurt içi uçuşlar konusunda bir gelişme var mı?
Hasan Polatkan Havalimanı ile ilgili kamuoyunda yanlış bir algı var: “Bu havalimanı çalışmıyor.” Hayır, bu havalimanı çok çalışıyor. Şu anda haftalık ortalama 10 civarında Brüksel uçuşu var. Bunlardan biri Brüksel’in yanındaki Oostende şehrine gerçekleştiriliyor. Geçen yılın Devlet Hava Meydanları İşletmesi verilerine göre Hasan Polatkan Havalimanı, Türkiye’de uluslararası yolcu trafiğinde 16. sırada yer alıyor. Büyük havalimanlarını çıkardığımızda ise 6. sıradayız. Geçen yıl havalimanımızı 112 bin 600 yolcu kullandı. Havalimanını zaman zaman Hava Kuvvetlerimizle ortak olarak da kullanıyoruz. Dolayısıyla sadece sivil uçuşlara hizmet veren bir yapıdan bahsetmiyoruz.
YURT İÇİ UÇUŞLARI DA ÇOK İSTİYORUZ
Elbette yurt içi uçuşları da çok istiyoruz. Bununla ilgili tüm vekillerimiz, üniversitemiz ve ilgili makamlar çalışmalar yürütüyor. En üst makamlarla da görüşmeler yapılıyor. Ancak şu anda hava yolu firmaları yurt içi uçuşlarını ekonomik açıdan yeterince cazip bulmuyor. Buradan İstanbul’a uçuşun çok anlamlı olduğunu düşünmüyoruz. Ancak İzmir, Antalya, Gaziantep, Hatay, Adana, Trabzon, Van, Erzurum ve Muğla gibi bölgelere uçuşlar olması şehrimize büyük katkı sağlar ve vatandaşlarımızın ulaşımını kolaylaştırır. Zaman zaman bu konuda görüşmeler yapılıyor. İnşallah ilerleyen süreçte olumlu bir sonuç alınır. Biz üniversite olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Havalimanı uluslararası olduğu için uluslararası uçuşlardan üniversitemizin bir geliri oluyor. Yurt içi uçuşlardan ise üniversitemizin herhangi bir geliri olmayacak. Buna rağmen biz bunu bir halk hizmeti olarak istiyoruz. Bu, Eskişehir’e gelmesi gereken önemli bir hizmet.
TRAMVAYIN BURAYA GELMESİ ÇOK ÖNEMLİ
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, ESTÜ tramvay hattıyla ilgili belediye tarafındaki çalışmaların tamamlandığını açıkladı. Sizin açınızdan mevcut durum nedir, beklentileriniz neler?
Tramvay ihtiyacı sadece Teknik Üniversitenin değil, şehrin de ihtiyacı. Şu anda burada 3 bin kişilik erkek öğrenci yurdu var. 2 bin kişilik kadın öğrenci yurdu da yaklaşık bir ay içerisinde açılacak. Yani bu bölgede 5 bin öğrenci yaşayacak. Tramvayın buraya gelmesi öğrencilerimiz açısından çok önemli. Belediyemizle bu konuda defalarca görüştük. Ancak konu sadece belediyeyle ilgili değil; Karayolları, askeri makamlar ve havalimanıyla ilgili çözülmesi gereken bazı konular var. Tramvayın geçeceği bölgede uçuş sistemleriyle ilgili teknik ve mevzuata bağlı kısıtlamalar bulunuyor. Bu nedenle belediyemiz farklı bir yöntem üzerinde çalışıyor. Biz tramvayın kampüs içerisinde yurtların bulunduğu bölgeye kadar gelmesini ve orada ring yaparak dönmesini istiyoruz. Planlandığı gibi alttan bir geçiş yapılırsa, uçuşlarla ilgili gerekli değerlendirmeleri biz de yapacağız. Belediyemiz de istiyor, biz de istiyoruz. Ancak bunun kısa sürede gerçekleşecek bir iş olmadığını belirtmek lazım. Şu anda ayrılan bin liralık bütçe de projenin aktif tutulmasına yönelik sembolik bir bütçe. Gerekli onaylar ve prosedürler tamamlanabilirse biz de üzerimize düşeni yapacağız. Mevcut ulaşımda belediyemiz buraya oldukça fazla sefer koyuyor. Sabah erken saatlerde zaman zaman yığılmalar oluyor ama bildirdiğimizde gerekli tedbirler alınıyor. İş birliğimiz iyi. Buna rağmen bu kampüsün özellikle tramvaya ihtiyacı var.



