Başkanım öncelikle Muharip Gaziler Derneği olarak faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Muharip Gaziler Derneği kimleri kapsamaktadır?
Türkiye Muharip Gaziler Derneği olarak Eskişehir’de faaliyet gösteriyoruz; genel merkezimiz Ankara’dadır. Şehit aileleri ve maluller ayrı derneklerde örgütlenirken, biz dernek olarak muharip gazilerden oluşuyoruz.
Ben birinci ve ikinci Barış Harekatı’na Nevşehir’den katıldım. Her iki harekâta da katıldım. Birinci harekât 20, 21, 22 Temmuz olmak üzere üç gün sürdü. Üç gün sonra barış anlaşmaları için bir ateşkes ilan edildi. Biz ateşkese riayet ettik, ancak karşı taraf uymuyordu. O dönemde hükümetimiz, Başbakan Ecevit Bey ve Erbakan Hoca’mızla birlikte, Turan Güneş Dışişleri Bakanımızın da Cenevre’deki görüşmeleriyle netice alınmaya çalışıldı.
YURTTAŞLARIMIZIN CAN VE MAL GÜVENLİĞİNİ SAĞLADIK
Tabii, büyüklerin verdiği emirler askerde her zaman geçerlidir. “Ayşegül tatile çıkıyor” parolası verildikten sonra savaş başlamıştır. Biz oraya savaşa değil, barışı sağlamak için gittik. Aynı zamanda kendi yurttaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağladık. O dönemde dış basın, Sayın Ecevit’e, “Bu gücü ve yardımı nereden aldınız?” diye sormuştu. O da, “En çok yardımı Rumlardan aldık” şeklinde cevap vermişti.

UZUN YILLARDIR GÖREV YAPIYORUM
O zamanlar gazi olmayı düşünmemiştik, ancak sonradan devletimiz bizlere gazi unvanı verdi. Korsavaş Derneğine katıldık. Korsavaş; İstiklal Savaşı ve Kore’de savaşanların derneğiydi. Biz onlarla birlikte yürüdük. 12 Eylül’den sonra derneğimiz kuruldu: Türkiye Muharip Gaziler Derneği. Koreli abilerimizle birlikte yönetimlerde bulunduk. Abilerimiz yaşlandı ve görevler bize devredildi. Ben de uzun yıllardır Eskişehir’de dernekte görev yapıyorum.
KAPILAR ÇOĞU YERDE AÇILIYOR
Yerel yönetimlerle ilişkilerimiz çok iyi. Gazilik unvanı deyince kapılar çoğu yerde açılıyor; hiçbir kapı tamamen kapalı değil. Ancak gaziler olarak, unvanımızın gerektirdiği sorumlulukla, isteklerimizi makul ölçüde dile getirmemiz gerekiyor. Devletimiz bizlere bazı imkânlar sağladı; sağlık hizmetlerinden faydalanıyoruz. Özel sektörde, kamu hastanelerinde ve ulaşımda herhangi bir sıkıntımız yok. Elektrikte yüzde 40, doğal gazda yüzde 50, suda ise yüzde 80 indirim gibi avantajlarımız mevcut. Büyük şehirlerde, örneğin İstanbul ve İzmir’de toplu taşıma ve feribotlarda da bu imkânlardan faydalanabiliyoruz.

GENEL MERKEZİMİZ CANLA BAŞLA ÇALIŞIYOR
Biz dernek olarak genel merkezimize isteklerimizi iletiyoruz; Bakanlık nezdinde çözülebilecek konular çözülüyor. Biz 2024’ten beri asgari ücrete göre maaş alıyoruz. Ondan önce bize şeref aylığı olarak 2.900 TL veriliyordu. Şimdi asgari ücret yükseldiğinde, maaşlarımız da aynı oranda yükseliyor. Genel merkezimize ve devletimizi yöneten büyüklerimize teşekkür ediyoruz. Çünkü tek başına hiçbir şey olmuyor. İnşallah özlük haklarımızın biraz daha iyileşmesi için genel merkezimiz canla başla çalışıyor. Genel merkezimizdeki yönetim kurulu ve genel başkanımıza da bu konularda çok teşekkür ediyoruz. İyi ki genel merkezimiz ve derneğimiz var. Eğer derneğimiz olmasaydı, sivil toplum olarak sesimizi daha fazla duyuramazdık. Ama derneğimiz sayesinde şehirdeki gerekli birimlerde; valilik, kaymakamlık, sosyal hizmetler, il müdürlükleri, hastaneler, belediyeler ve diğer kamu kurumlarında söz sahibi olduk. Sözümüzü neredeyse her yere ulaştırabiliyoruz.
BİZ ESKİŞEHİR’DE TEK DERNEĞİZ
Tabii, Türkiye Muharip Gaziler Derneği olarak bazı arkadaşlarımız ve üyelerimiz yanlış yönlendirilebiliyor. Burada belirtmek isterim ki, biz Eskişehir’de tek derneğiz; ikinci bir dernek yoktur.

Toplumda gereken ilgi, sevgi ve saygıyı görüyor musunuz?
Şu anda gördüğümüz saygı ve ilgi var. Çünkü alnımızda “gazi” yazmasa da, resmi törenlerde veya sokakta bizi gördüklerinde insanlar saygı gösteriyor. Ancak günlük hayatta üzerimizde amblem olmadığında, iletişimde bazen zorlanıyoruz. Örneğin tramvaya bindiğimizde yapılan anonslarda “Yaşlı, hamile ve engellilere, gazilere öncelik tanıyın” deniyor. Ama üzerinde amblem olmayanlar, kartını gösterse bile bazen fark edilmiyor. Özellikle malullerimiz, yani kol veya bacak kaybı olan üyelerimiz, bu durumda görünür olmuyor. Bu konuda genel merkezimiz ve bakanlık nezdinde çalışmalar devam ediyor. İnşallah ileride çözüm sağlanır ve yeniden bilgi paylaşabiliriz.
190 ÜYEMİZ VAR
Başkanım, derneğin kaç üyesi var?
Dernek olarak 190 üyemiz var. Üye olmayan 25-30 kişi de olabilir; bunlar genellikle köyde veya şehir dışındakiler. Derneğe gelmeyen arkadaşlarımıza saygıda kusur etmiyoruz. Onların vefatını çocukları veya yakınlarından öğrendiğimizde haberimiz oluyor. Herkesin derneğe gelmesini ve üye olmasını istiyoruz.

YENİ PROJELERİMİZ OLACAK
Peki, Eskişehir genelinde şube olarak neler yapıyorsunuz?
Eskişehir şubesi olarak resmi törenlerde yer alıyoruz. Bayramlarda ve protokol gerektiren etkinliklerde hazır bulunuyoruz. Ayrıca Çanakkale gezileri, GAP turları düzenliyoruz. Dul eşlerimizi de bu etkinliklerden mahrum bırakmıyoruz. Bu sene, ilk olarak İmikler’deki türbeye, ardından Yunus Emre’ye ve Sivrihisar’a gittik. Sivrihisar’da “Gönül Dağı” çekim alanlarını gezdik, Gökyüzü ve Yıldızlar etkinliğine katıldık. Daha sonra Seyitgazi bölgesindeki türbeleri ve anıtları ziyaret ettik. Etkinliklerimiz yıl boyunca devam ediyor ve Allah nasip ederse, bu sene de yeni projelerimiz olacak.
Başkanım, yaklaşan 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü ile ilgili neler söylemek istersiniz?
18 Mart, Çanakkale Savaşları’nın yıl dönümü. Biz de yine gaziler olarak mesajlarımızı gönderiyoruz. Şehitliğe gidiyor, protokolde yerimizi alıyoruz. Mevlütler okutuluyor, kabirler dolaşılıyor. Sayın Valimiz eşliğinde önce kabir ziyaretleri yapılıyor. Kabir ziyaretinden sonra Kanlıpınar Şehitliği’ne gidiyoruz. Orada Kur’an tilaveti okunuyor. Kur’an tilavetinden sonra tekrar mezar ziyaretleri gerçekleştiriliyor.
ŞEHİT YAKINLARI ZİYARET EDİLİYOR
Valiliğimiz, kaymakamlıklarımız, emniyet birimlerimiz ve diğer tüm kurumlar her yıl sırayla şehit ailelerini ziyaret ediyor. Bir yıl bir aileye, bir sonraki yıl başka bir aileye gidiliyor. Evlerinde hasta olan şehit babalarımızı, şehit annelerimizi, şehit evlatlarını ve yatalak olan gazilerimizi ziyaret ediyoruz. Onların gönüllerini alıyoruz. Bazen eş dostlarından veya akrabalarından aldığımız bilgilerle, haberimiz olmasa bile o aileleri tespit ederek ziyaret etmeye çalışıyoruz. Gaziler olarak elimizden geldiğince onların yanında olmaya gayret ediyoruz.
“SAVAŞ ZORUNLU OLMADIKÇA CİNAYETTİR”
Başkanım, dünyada da şu an birçok gelişme yaşanıyor. Savaşlar devam ediyor. Siz bu durumla ilgili neler söylemek istersiniz?
Savaş zorunlu olmadıkça cinayettir. Allah hiçbir ülkeye savaş vermesin. Görüyorsunuz, dünyada birçok yerde savaş var. İsrail diye bir illet var, dünyanın başına bela olmuş durumda. Amerika’yı da peşine takmış. Suriye’de yaptıkları ortada, Filistin’de yaptıkları ortada. Şimdi de İran’la uğraşıyorlar. Neticede her yerde gençleri yok ediyorlar. Nesiller yok oluyor. Gerçekten çok üzülüyorum. İnşallah bu savaşlar bize sıçramaz. Biz bundan zarar görmeden bu savaşlar barışa döner ve dünya biraz daha rahat eder. Çünkü şu anda herkes diken üstünde.



