Uzun zamandır kamu çerçeve protokolü için hazırlık yapıldığını söyleyen Atak, “Biz 2027 Kamu Çerçeve Protokolü’nden önce adı ne olursa olsun, gizli olsun açık olsun kamuoyundan saklanan, çok net bir şekilde açıklanmayan herhangi bir protokol olmasını talep etmiyoruz. Biz sadece emeğimizin adının konmasını, adaletin sağlanmasını, bunun karşılığında da savunma sanayi işçilerinin hak ettiği sosyal ve ekonomik konuma getirilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Beyaz eşyada alarm zilleri: İç pazar satışı ve ihracatta sert gerileme
Beyaz eşyada alarm zilleri: İç pazar satışı ve ihracatta sert gerileme
İçeriği Görüntüle

Savunma sanayi işçilerinin stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Atak, “Özel olarak savunma sanayi işçilerinin ayrı bir parantez açılmasını talep ediyoruz. Açılan bu parantezde de tanımlamamızın teknik personel üzerinden çok net bir şekilde ifade edilmesini talep ediyoruz" dedi.

Nitelikli personelin özel sektöre geçtiğini belirten Atak, “Bugün bizlerde yetişen yüzlerce, binlerce personelimiz maalesef özele kaçırılmaktadır. Devletin yetiştirdiği kişilerin bu kadar kolay bir şekilde kaybedilmesini kesinlikle istemiyoruz" diye konuştu.

Atak, refah payının güncellenmesi, vergi kaynaklı kayıpların karşılanması, primlerin esas ücrete dahil edilmesi, sosyal yardımların güncellenmesi ve iş sağlığı ile güvenliği konusunda savunma sanayisine özel düzenlemeler yapılmasını istediklerini söyledi.

Başlatılan imza kampanyasına ilişkin de bilgi veren Atak, “Türk-İş Genel Merkezi’ne, Çalışma Bakanlığı’na ve Milli Savunma Bakanlığı’na sesleniyorum. Çok uzun zamandır ifade ettiğimiz, gündeme getirdiğimiz bu düşüncelerimizin artık bir karşılık bulması gerekiyor. Aksi takdirde kaybeden bu ülkenin savunma sanayi vizyonu olacaktır" ifadelerini kullandı.

Mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Atak, “Biz eninde sonunda savunma sanayi işçilerinin hakkını alacağımıza inanıyoruz. Eskişehir savunma sanayiyle ilgili bir şehirdir, Türkiye’ye örnek olacak bir şehirdir" dedi.

Muhabir: Esra Kahya