Hatipoğlu, müzenin mülkiyeti, yönetimi ve gelirlerine ilişkin kamuoyunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirterek yetkililere şeffaflık çağrısı yaptı.

Hatipoğlu, 2Eylül Haber Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Özge Zaim’e verdiği özel röportajda gündeme getirdiği soruları yineleyerek, müzenin arka planına dair belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti.

“MÜLKİYET VE GELİR YAPISI AÇIKLANMALI”

Müzenin uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini ve önemli bir ekonomik değer oluşturduğunu vurgulayan Hatipoğlu, bu yapının Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne mi yoksa bir vakıf ya da özel bir yapıya mı ait olduğunun net olmadığını dile getirdi.

“TAM MUAMMA”

Hatipoğlu’nun açıklaması şöyle:

CHP Eskişehir İl Başkanı Yalaz Ankara’ya çağırıldı: CHP’de olağanüstü toplantı!
CHP Eskişehir İl Başkanı Yalaz Ankara’ya çağırıldı: CHP’de olağanüstü toplantı!
İçeriği Görüntüle

“Kıymetli Eskişehirliler; Eskişehir’in göbeğinde, yıllardır herkesin gördüğü ama arka planındaki gerçeklerin "sır" gibi saklandığı bir yapı yükselmektedir: Balmumu Heykeller Müzesi. Bu müze, bugün Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının, cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline gelmiştir. Ortada devasa bir ekonomik değer vardır; ancak bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolü hala tam bir muammadır. Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın, hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığı bugüne kadar açıklanmamıştır. Buradan, kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum: Bu müzenin gerçek sahibi kimdir? Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi, yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır? Eğer bu yapı bir vakfa aitse, belediye ile bağı nedir? Müze binası inşa edilirken, içindeki eserler yapılırken belediye bütçesi, personeli ve imkanları kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa, harcanan kamu kaynağının toplam tutarı ne kadardır? Eğer bu yapı bir vakıf çatısı altında faaliyet gösteriyorsa; bu vakfın başkanı kimdir, mütevelli heyeti hangi isimlerden oluşmaktadır? Vakfın yönetim yapısı, karar alma mekanizmaları ve vakıf senedinin içeriği kamuoyuna açık mıdır? Bu vakıf ile belediye arasındaki mali ve idari ilişki hangi hukuki zemine dayanmaktadır? Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir süreç söz konusuysa, bu kaynakların hangi usulle, hangi kararlarla ve kimlerin onayıyla aktarıldığı; ayrıca müzenin işletme giderleri, personel maaşları, elektrik ve bakım gibi kalemlerin hangi bütçeden karşılandığıda açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Şayet bu müze belediyeye ait değilse; içeride çalışan personelin maaşını kim ödemektedir? Elektrik, bakım ve işletme giderleri hangi bütçeden karşılanmaktadır? Kamu personeli, özel bir yapının hizmetinde mi çalıştırılmaktadır? Müzenin açıldığı günden bugüne yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edilmektedir. Ortalama bilet bedelleri üzerinden yapılan basit bir hesapla, karşımızda toplam yaklaşık 360 Milyon TL’lik devasa bir gelir çıkmaktadır. Bu gelirler, belediyenin hangi bütçe kalemindedir? Eğer belediye kasasında değilse, bu parayı kim toplamakta, kim yönetmektedir? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa; bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır? Eskişehir’de kamu kaynaklarının “vakıf” maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia vardır. Eski Büyükşehir Belediye Başkanının “vakıf kurma, yönetme ve vakıf malları üzerinden ailesine kazanç sağlama” konusundaki maharetini tüm Türkiye bilmektedir. Eskişehir’de “kravatlı hırsız” yakıştırmasının da bu vakıflar üzerinden yürütüldüğü iddia edilen yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte anılır hale gelmesi, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın en açık göstergesidir. Ancak mesele bilgi değil, şeffaflıktır! Kimse “burası vakıftır” diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz. Değerli Hemşerilerim; Bugün Türkiye’nin farklı noktalarında gördüğümüz tablo ibret vericidir. Bursa’da ve Bolu’da CHP’li belediyelere yönelik “örgütlü suç, rüşvet ve irtikap” iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, yerel yönetimlerde hesap verilebilirliğin ne denli zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır. Eskişehir’de de aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir. Şeffaflıktan kaçılan her nokta, yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Sonuç Olarak; Eskişehir sahipsiz değildir! Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında, vakıflar üzerinden yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Eğer ortada bir kamu kaynağı yoksa, bunu belgeleriyle ispatlayın; eğer varsa, kuruşu kuruşuna hesabını verin! Bu soruların net cevabı kamuoyuna açıklanana kadar bu meselenin takipçisi olacağız.

Muhabir: Özge Zaim