Uzay ajansı NASA, evrenin en derin gizemlerini aydınlatmak adına tarihinin en iddialı haritalama görevine hazırlanıyor. İsmini, NASA'nın ilk astronomi şefi olan ve bilim dünyasında "Hubble'ın annesi" olarak anılan Nancy Grace Roman'dan alan yeni uzay teleskobu, fırlatılmasına üç aydan az bir süre kala son hazırlıklarını tamamladı. Yaklaşık bir otobüs büyüklüğünde olan bu dev gözlemevi, Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'ne gönderilmek üzere ay sonunda yola çıkıyor. Her şey yolunda giderse Roman, 30 Ağustos 2026'da SpaceX’in Falcon Heavy roketiyle uzaydaki görev yerine fırlatılacak.
L2 noktasında James Webb ile komşu olacak
Roman Uzay Teleskobu, fırlatılışının ardından Dünya'dan yaklaşık 1,6 milyon kilometre uzaklıkta bulunan ve kütleçekim kuvvetlerinin dengelendiği kararlı bir bölge olan L2 Lagrange noktasına yerleşecek. Teleskop, bu stratejik yörüngeyi 2021 yılında fırlatılan James Webb Uzay Teleskobu ile paylaşacak. NASA yetkilileri; Roman, Hubble ve Webb'in uzayda muazzam bir sinerji oluşturacağını, Roman'ın geniş açısıyla keşfettiği gizemli nesnelerin Webb ve Hubble'ın keskin odaklama araçlarıyla detaylandırılacağını belirtiyor.
"Hubble’ın 100 yıllık çalışması, Roman’ın 1 ayına eşit"
Roman, boyut ve silindir tasarımı açısından 1990'da fırlatılan efsanevi Hubble Uzay Teleskobu ile benzerlik gösterse de teknolojik kabiliyetiyle çağ atlatıyor. Yeni gözlemevi, gökyüzünü Hubble’dan tam 1000 kat daha hızlı tarayabilecek. Üstelik Roman'ın yakaladığı tek bir kare fotoğraf, Hubble’ın görüş alanından en az 100 kat daha büyük bir alanı kapsayacak.
Kıdemli proje bilim insanı Julie McEnery, bu devasa farkı şu çarpıcı örnekle özetliyor: "Hubble'ın Andromeda Galaksisi'ne ait ikonik panoramik görüntüsünü oluşturmak için 400'den fazla gözlemi birleştirmemiz gerekmişti. Roman, geniş görüş açısı sayesinde aynı devasa manzarayı sadece iki gözlemle tek seferde yakalayabiliyor. Roman'ın bir aylık gözlemi, Hubble'ın yüz yıllık çalışmasına karşılık geliyor."


