Sarıtaş, öğretmenler odalarının öğretmenlerin dinlendiği, ders hazırlıklarını yaptığı, öğrencilerle ilgili değerlendirmelerde bulunduğu ve mesleki iletişim kurduğu ortak yaşam alanları olduğunu ifade etti. Bu alanların sürekli kamera ile izlenmesinin özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve çalışma huzuru açısından ciddi sakıncalar doğurduğunu vurguladı.
Eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanmasının önemli olduğunu belirten Sarıtaş, güvenlik gerekçesiyle çalışanların dinlenme ve ortak kullanım alanlarının sürekli gözetim altında tutulmasının kabul edilemeyeceğini kaydetti. Güvenlik önlemleri alınırken çalışanların temel hak ve özgürlüklerinin de korunması gerektiğini söyledi.
Öğretmenler odalarına kamera yerleştirilmesinin çalışanların özel hayatının gizliliğini zedelediğini, meslektaşlar arasındaki iletişimi ve çalışma barışını olumsuz etkilediğini, sürekli izlenme duygusuyla psikolojik baskı oluşturduğunu ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin hukuki tartışmaları beraberinde getirdiğini dile getiren Sarıtaş, öğretmenlerin güvene dayalı, huzurlu ve saygın çalışma ortamlarına ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Hürriyetçi Eğitim Sen olarak öğretmenler odalarına kamera yerleştirilmesine yönelik uygulamaların karşısında olduklarını açıklayan Sarıtaş, eğitim çalışanlarının özel hayatının, kişisel verilerinin ve çalışma huzurunun korunması için gerekli hukuki ve idari girişimleri sürdüreceklerini belirtti.
Sarıtaş, açıklamasını, “Öğretmenler odaları gözetim alanı değil, öğretmenlerin ortak yaşam ve çalışma alanıdır. Eğer sınav güvenliği için kuruluyorsa okul idare odaları bu amaçla kullanılmalıdır” sözleriyle tamamladı.


