İNSAN HAKLARI STANDARTLARINA UYGUN DEĞİL

Çocuk istismarının toplum vicdanını en derinden yaralayan ciddi suçlar olduğunu ifade eden Barış Günaydın, “Bu eylemler hepimizin yüreğini kanatıyor ve en ağır şekilde cezalandırılması gerekiyor. Fakat ceza adaleti sadece bir öfkeyi yatıştırmak değil, kalıcı ve etkin çözümler üretmeyi de gerektirir. İdam cezası, şu an hukuk sistemimizde taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve evrensel insan hakları standartlarıyla uyumlu değildir. Popülist bir yaklaşımla idamın getirilmesini talep etmek kabul edilebilir değildir. Özellikle çocuk istismarı söz konusu olduğunda, bir baba olarak beni çok yaralayan bu durumlarda çocuklarımızı koruyacak güçlü sosyal politikaları, etkin kolluk hizmetlerini ve yargı mekanizmasını kurmak daha etkili bir çözüm olacaktır” dedi.

EN AĞIR CEZA MÜEBBET HAPİS OLABİLİR

Eskişehir'de dolandırıcılık uyarısı: Bürokratların isimleri kullanılıyor!
Eskişehir'de dolandırıcılık uyarısı: Bürokratların isimleri kullanılıyor!
İçeriği Görüntüle

Mevcut durumda Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmelerin ve yapısal açıdan bakıldığında, idam cezasının getirilmesinin şu an için mümkün görünmediğini kaydeden Günaydın, “Ceza adaletinde şüpheden sanık yararlanır ve yargılamanın amacı budur. Aksi halde infaz uygulaması söz konusu olur. Dünyada idam cezası sadece birkaç ülkede fiilen uygulanmaktadır; çok ağırdır ve telafisi yoktur. En ağır ceza müebbet hapis olabilir. Dolayısıyla farklı yöntemler denenebilir, ancak idam çağdaş hukuk sistemlerinde uygulanan bir yöntem değildir” diye konuştu.

Sayılan suçların cezalarının yeterli olup olmadığına yönelik soruya da yanıt veren Günaydın, “Benim görüşüm, mümkün olan en ağır ceza ile, yani ağırlaştırılmış müebbet hapis ve etkin yöntemlerle cezaların uygulanmasıdır. Ancak daha da önemlisi çocukların korunmasıyla ilgili sosyal politika ve yöntemlerin güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

09084F64 21C2 427B A9Dc 7C710475Edec-1

HUKUK FAKÜLTELERİNE TALEP AZALDI

Üniversite tercihlerinde hukuk fakültesine ilginin azaldığını aktaran Günaydın, “İlginç veriler var elimde. Hukuk fakültesine talep nispeten azalmış. Bunun nedenlerinden biri, kontenjanlarda ciddi bir azalma olmasıdır. Geçen yıl yaklaşık 14 bin kişi yerleşmişken, bu yıl sayı 9 bin 291’e düşmüş; yani yaklaşık yüzde 30 azalma var. Bu azalma çoğunlukla devlet üniversitelerinde, vakıf üniversitelerinde ise kontenjanlar korunmuş. Vakıf üniversitelerinde yüzde 87 doluluk oranı var, 569 boş kontenjan mevcut. Bu durum, hukuk fakültelerinin sayısının azaltılarak kalitenin artırılması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca geçtiğimiz yıl başlayan HMGS hukuk mesleğine giriş sınavı da etkili olmuş olabilir. Bu sınavda hukuk fakültesini bitirenlerin 70 puan almaları gerekiyor ki baroya kabul edilebilsin veya hakim-savcılık sınavına girebilsin” dedi.

KASIM AYI GİBİ TAMAMLANMASI BEKLENİYOR

İnönü Adliye binasının son durumunu da açıklayan Günaydın, şunları söyledi:

“Hakim Savcılar Kurulunun 6 Ağustos’ta yayınladığı karar çerçevesinde, İnönü Adliyesi Eskişehir ağır ceza yargı çevresine bağlandı. Ancak fiziksel koşulların sağlanması ve personel atamaları yapılmadığı için fiilen açılmadı. Bu sürecin Ekim-Kasım gibi tamamlanması bekleniyor.”

Muhabir: Özge Zaim