HEMATOLOJİ GENİŞ BİR BİLİM DALI

Öncelikle hematoloji nedir? Bize bu konuları biraz bilgi verir misiniz?
Hematoloji; kan hastalıkları, kemik iliği hastalıkları ve lenf dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bir bilim dalı. Aslında çok geniş bir bilim dalı çünkü bizim uğraştığımız alan içerisinde, kan hastalıkları dışında bir de kanser hastalıkları var. Kanser hastalıkları tabii ki iş yükümüzün büyük bir kısmını aslında onlar oluşturuyor. Çünkü bu hastalıklar çok uzun süre bakım ve tedavi gerektiren hastalıklar oluyor. Bunun yanında hematolojik hastalıklar içerisinde tabii hepimizin çok iyi bildiği kansızlıklar, en çok gördüğümüz ve değerlendirdiğimiz hasta gruplarını onlar oluşturuyor. Onun dışında lenf bezi büyümesi, yani lenfadenopatiler dediğimiz boyunda bezelerle gelen çocuklarımız oluyor. Kan hücre düşüklükleri, vasküler damarsal bazı tümörler, kemik iliği yetmezlikleri gibi çok geniş alanda hastalarımıza hizmet veriyoruz.

İLK OLARAK KANSIZLIKLARI DEĞERLENDİRİYORUZ

Aileler bu bilim dalına hangi durumlarda başvuruyorlar? Siz uzman olarak ailelere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Bize geliş nedenleri şöyle olabilir: Çocuğun renginde solma, sararma şikayetiyle geliyor oluyorlar. Biz böyle gelen hastalarda tabii en başta kansızlıkları değerlendiriyoruz. Onun dışında bir doktora başvuruyor, mesela herhangi bir nedenle ateşi olabilir çocuğun; hastaneye gidiyor, tahlilleri yapılıyor ve kan hücre düşüklükleri saptanabiliyor. Kan hücre düşüklükleri yine bize yönlendiriliyor. Kanama pıhtılaşma bozuklukları yine çok önemli bir hasta grubumuzu oluşturuyor. Mesela kanaması durmayan, diyelim ki sık tekrarlayan burun kanaması olan çocuklar veya vücudunda morlukları olan çocuklarımız olabiliyor; veya kız çocuklarının adet dönemlerinde durdurulamayan kanamalarla gelebiliyorlar. Yine bu hastalarda da birtakım kanama pıhtılaşma bozukluklarını araştırmamız gerekiyor.

6C3Cf130 D5Bf 491B 86D8 B2Aa9B659E44

TAKİP ALTINDA OLMALARI GEREKİYOR

Tedavi süreci altta yatan nedene göre değişiyor. Mesela bir kansızlığın nedeni birçok hastalık olabilir; demir eksikliği olabilir, vitamin eksikliği olabilir. Kan hücre yıkımıyla giden hemolitik anemiler olabilir ki bu hemolitik anemiler de genelde kalıtsal geçişli hastalıklar oluyor. Yakın akrabayla evlilik yapan kişilerin çocuklarında genetik yolla geçtiği için görülebiliyor. Talasemiler, orak hücreli anemiler. Bu hastalıklar daha çok Ege ve Akdeniz bölgesinde görülse de tabii göçle Eskişehir ve çevresinde yaşayan insanlar veya sığınmacılarda da bu hastalıkları sıklıkla görüyoruz. Bu hastalıklarda tabii ömür boyu kan transfüzyonu gereken durumlar söz konusu. Daha önceden haftalık iki veya üç defa uygulanan koruyucu tedaviler vardı bu hastalar için; ama günümüzde artık ayda bir kere ve sadece cilt altı uygulanan bir iğne tedavisiyle bu çocukların tedavisinde bir devrim yaratıldı. Bu ilaç sayesinde artık çocuklarımız damar yolu kullanma ihtiyacından kurtulmuş oldular. Çünkü bu hastaların karşılaştığı en önemli sorun damar yolu sorunuydu. Haftada iki-üç defa bir çocuğu hastaneye çağırıp damar yolu açmak, oradan ilaç vermek hem çocuk için hem de aile için biraz ızdırap verici bir süreç oluyordu.

9A6B0Bec 286E 4E54 9F70 D05E3E12Ffe7

Eskişehir Pazarcılar Odasında bir dönem kapandı: Yeni başkan belli oldu!
Eskişehir Pazarcılar Odasında bir dönem kapandı: Yeni başkan belli oldu!
İçeriği Görüntüle

SON YILLARDA KANSER HASTALIKLARINDA ARTIŞ VAR

Tabii, bizim uğraştığımız önemli bir hasta grubu da kanser hastalıkları. Kanser hastalıkları gerçekten son yıllarda giderek hepimizin gördüğü gibi, çevremizde de giderek artan sıklıkta gördüğümüz önemli bir hastalık grubu. Çocukluk çağına baktığımız zaman, 2022 global kanser veri tabanı verilerine göre dünyada yaklaşık 278 bin çocuğa kanser teşhisi konuluyor. Ülkemizde de bu oran yaklaşık 4.800 - 5.000 civarında. Yani her yıl 5 bin tane yeni çocuğa kanser teşhisi konuluyor. Kanser teşhisi çok önemli; bu teşhisi koymak da bazen tabii ki çok kolay olmuyor. Eskişehir'deki sayıyla ilgili şu anda kesin bir şey söylemem çok mümkün değil ama Türkiye geneline baktığımız zaman en sık görülen çocukluk çağı kanserleri lösemiler; ilk sırada bunlar görülüyor. Dünyada ikinci sıklıkta görülen kanserler beyin kanserleri; bizim ülkemizde ise lenfomalar ikinci sıklıkta, beyin tümörleri ise üçüncü sıklıkta karşımıza çıkıyor. Bizim de en çok karşılaştığımız tümörler elbette bu sayılarla uyumlu olarak Akut Lenfoblastik Lösemi, yani halk arasında kan kanseri denilen kanser türü. Bunu en sık 2-5 yaş arasında görüyoruz. Ailelere şunu söylememiz lazım; kanserle ilgili bazı uyarıcı bulgular olabilir ve aileler bu bulguları gördüklerinde mutlaka bir hekime başvurmalıdırlar. Bu bulgular nelerdir? Çocukta en sık gördüğünüz lösemi ile ilgili bulgular; halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, solgunluk, tekrarlayan kanamalar diş eti veya burun kanamaları olabilir ve vücutta morluklar. Ayrıca çocukta eklem ve kemik ağrıları olabilir. Eğer bu bulguları gözlemliyorlarsa aileler mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalılar ve kan tetkiki yapılmasını istemeliler. Zaten lösemi kan tahliliyle, sonuçlarını gördüğümüzde aklımızda hemen bir şüphe oluşturuyor. Ama sadece kan sayımına bakarak tabii ki tanı koymamız mümkün değil. Ayrıca yapmamız gereken periferik yayma gibi tetkiklerle çocuğun fizik muayenesini ayrıntılı değerlendiriyoruz ve kesin tanıyı kemik iliği incelemesiyle koyuyoruz. Kemik iliği incelemesinde de yine bu dediğimiz kanser hücrelerinin varlığını araştırıyoruz. Dediğim gibi en sık lenfoblastik lösemileri görüyoruz ve hastalarımızda yüzde 90 oranında başarı sağlayabiliyoruz. Türkiye'de, ülkemizde bu hastalığın tedavisi oldukça iyi durumda; biz de aynı paraleldeyiz, bizim merkezimiz de öyle.

62E8675D 49Ed 49D8 A2Cd Cbeedd1Ce933

AKILLI İLAÇ UYGULAMALARI ARTTI

Bu kan kanserleri dışında tabii bir de solid organ maligniteleri, yani organların tümörleri var. Bunlar arasında yine en çok gördüğümüz, sinir sisteminin tümörü olan nöroblastom dediğimiz; özellikle süt çocukluğu döneminde, ilk iki yaş döneminde daha sıklıkla karşımıza çıkan tümörler var. Wilms tümörü dediğimiz böbrek tümörleri var, yumuşak doku tümörleri var. Bunların hepsinin tanı ve tedavi süreci birbirinden farklı. Ama hepsinin tedavisi var. Bu solid organ malignitelerinde de yine başarı oranı şu anda ülkemizde yüzde 70-80’lerde. Yine onlarda da akıllı ilaç uygulamaları söz konusu. Tabii ki hastanın hastalığının durumuna ve evresine göre bu uygulamalar değişebilir ama sonuçta bu hastaların da büyük bir kısmı tedavi edilebiliyor. Erişkin kanserlerine baktığınız zaman onların tedavi şansı çocuklara göre biraz daha düşük maalesef. Çocuklarda kanserin tedaviye verdiği cevap daha iyi; hem iyileşme potansiyelleri daha yüksek hem de tümör biyolojisi erişkinlerden biraz daha farklı. Dolayısıyla biz bu tümörleri başarılı bir şekilde tedavi edebiliyoruz.

22D7062F Ffa8 485E A7E5 7C5523B0881C

ESKİŞEHİR'İN İLK YEREL KANSER DERNEĞİ

Hocam siz aynı zamanda ESKANDER kurucu başkanısınız. Dernek faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Ben yaklaşık 11 yıldır bu hastanede çalışıyorum. Bu süreç içerisinde tabii ki çok fazla hasta ve hasta yakınıyla zaman geçirme fırsatım oldu. Dolayısıyla bu tıbbi tedavilerin yanı sıra hastaların bazı sosyal ihtiyaçları olduğunu gözlemledim. Bunlar gerçekten çok önemli ihtiyaçlar. Nereden destek alacağınızı zaman zaman bilemiyorsunuz; bu bir ilaç desteği olabilir, kıyafet desteği olabilir, okulla ilgili bir ihtiyaç olabilir. Bu süreçte tabii ki hastalarımıza yardım eden birçok yardımsever insan vardı, aradığımız zaman hemen yardıma koşuyorlardı. Bunlar dışında, mesela kan bağışında çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz, verici bulamıyoruz. Bu konularda da yine gönüllü arkadaşlarımız, dostlarımız, çevremiz hep yardımcı ve destek oldular. Ama sonra anladım ki bu desteklerin ve yardımların bir elden yürütülmesi hastalar için daha faydalı olacak. Çalışma arkadaşlarımın da desteğiyle böyle bir dernek kurma kararı aldık ve Eskişehir Kan Hastalıkları ve Kanser Derneği'ni (ESKANDER) kurduk. Derneğimiz Eskişehir'in ilk yerel kanser derneği; bu alanda faaliyet gösteren Eskişehir'e özel başka bir dernek yok şu anda. Ben tabii uzmanlık alanım gereği çocukların ihtiyaçlarına çok hakim olduğum için derneği hep çocuklar üzerinden kurguladım. Kurarken öyleydi ama sonradan aldığım taleplerle; erişkinlerin de bu konuda çok mağduriyet yaşadığını, erişkin hastaların da bu alanda çok desteğe ihtiyacı olduğunu gördüm ve anlıyorum. İlerleyen süreçte dernek tüzüğümüzde değişiklik yaparak o erişkin hastalara da aynı iyiliği götürmek isterim. Bu aslında bir iyilik hareketi; herkesin katılabileceği bir iyilik hareketi. Çünkü bizim amacımız burada çocuklara ve ailelerine destek olmak. Bunun için neler yapıyoruz? Faaliyet alanımız çok geniş; sadece hastalara ilaç desteği değil, aynı zamanda psikososyal destek de sağlamak istiyoruz. Bu amaçla hastalarımızı ve yakınlarını da işin içine katarak birçok sosyal faaliyet ve organizasyon düzenledik. Şubat ayında derneğimizi kurduk, önümüzdeki 13 Şubat'ta bir yılımız dolacak. Onun dışında ihtiyacı olan çocuklara ve ailelerine, kimin ne ihtiyacı varsa destek oluyoruz. Kimisinin maddi durumu yeterli olmuyor; mesela hastaneye gelecek parası olmuyor, ilaç temin edemiyor çünkü bazı ilaçlar geri ödeme kapsamında olmayabiliyor. Bir ilacın maliyeti 30-40 bin lira olabiliyor ve o ilacı hastanın birkaç defa alması gerekiyor; işte orada devreye girip bu eksiği tamamlamaya çalışıyoruz. Kişisel hijyen malzemelerinden ilaç desteğine kadar bütün bu ihtiyaçları elimizden geldiği kadar karşılamaya çalışıyoruz.

STRES ÖNEMLİ BİR ETKEN

Kanser çok büyük oranda tamamen önlenebilir hastalıklar değil ama bildiğimiz bazı şeyler var. Mesela kanser riskini arttıran; sigara kullanımı, alkol kullanımı ve toplumun birçoğunun farkında olmayabileceği obezite, yani kilo problemi. Bunlar kanser oluşum riskini arttıran durumlar. Nargile de bir tütün ürünü olduğu için aynı riskleri taşıyor; bunlardan uzak durmak ve mümkün olduğu kadar sağlıklı yaşamak gerekiyor. Yine stres çok önemli; kanser üzerinde gerçekten bizim hastalarımızda da çok gözlemlediğimiz bir şey bu. Şu anda baksanız, yatırdığımız hastaların yarısından fazlasında mutlaka ailede çok ciddi sıkıntılar vardır; anne-baba ayrılıkları veya sevilen bir bireyin kaybı gibi. Biz kendimiz de gözlemliyoruz; stres çok önemli, uyku düzeni çok önemli.

Kaynak: Haber Merkezi