Eskişehir’de yaşanan su kesintilerine değinen Kurt, su yönetiminde ciddi bir yetki karmaşası bulunduğunu ifade etti. Barajların Devlet Su İşleri’ne, şehir içi şebekenin ise ESKİ’ye bağlı olduğunu hatırlatan Kurt, “DSİ ayrı bir yasaya, ESKİ ayrı bir yasaya tabi. Bu iki kurum arasında uyum sağlanmadığı sürece sorunlar yaşanması kaçınılmazdır” dedi.

Tepebaşı Meclisi’nde su krizi gündemi
Tepebaşı Meclisi’nde su krizi gündemi
İçeriği Görüntüle

Su kesintilerinin çağdaş bir kent için kabul edilemez olduğunu belirten Kurt, vatandaşların kesintisiz suya erişiminin temel bir hak olduğunu vurguladı. Sorunun ortaya çıkar çıkmaz siyasi tartışmaya çekilmesini doğru bulmadığını ifade eden Kurt, yapısal sorunların çözümüne odaklanılması gerektiğini söyledi.

Evsel katı atık bedelleriyle ilgili eleştirilere de yanıt veren Kazım Kurt, bu bedelin bir vergi olmadığının altını çizdi. Kurt, “Evsel katı atık bedeli, yasalarla düzenlenmiş bir ücrettir. Belediyelerin keyfi olarak belirlediği bir uygulama değildir. ‘Kirleten öder’ ilkesi çerçevesinde alınmaktadır” ifadelerini kullandı.

Katı atık bedelinde uygulanan KDV’nin belediyelerin tasarrufunda olmadığını belirten Kurt, bu konuda kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulduğunu dile getirdi. Kurt, mevzuat kaynaklı sorunların çözümü için hukuki sürecin takip edildiğini de sözlerine ekledi.

Kazım Kurt, hem su yönetimi hem de evsel katı atık uygulamalarının teknik ve hukuki boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirterek, konunun polemik değil çözüm odaklı değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Muhabir: Esra Kahya