Heyetin geçici bir görev üstlendiğini ifade eden Kurt, “Bu heyetin görevi olağanüstü kongreyi yapmaktır. Bunun dışında partiyi uzun süre yönetmek amacıyla yapılan işlemlerin geçerli olduğunu düşünmüyorum” dedi.
CHP’nin karşı karşıya olduğu durumun bir “hukuk katliamı” olduğunu ileri süren Kurt, yaşanan sürecin hukuki değil siyasi olduğunu savundu. CHP’nin son dönemde yükselen oy oranlarının iktidarı rahatsız ettiğini öne süren Kurt, “Yüzde 35’i aşan bir Cumhuriyet Halk Partisi iktidar için tehlikelidir. İktidar, CHP’yi sandıkta geçemeyeceğini görünce partiyi bölmeye yönelik bir manevra yapmıştır” ifadelerini kullandı.
“Bu oylar Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na verilen oylardır”
Olası bir erken seçimde partinin mevcut yönetim anlayışıyla seçime girmesi halinde başarısız olacağını savunan Kurt, yerel seçimlerde elde edilen başarının Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu liderliğinde yakalandığını söyledi.
Kurt, “Yerel seçimlerde alınan yüzde 37’lik oy, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu liderliğindeki CHP’ye verilmiş bir oydur. Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki CHP’nin oy oranı yüzde 25 seviyelerindeydi. Partinin yeniden o döneme dönmesi birçok kesimi memnun eder ancak CHP için hüsran olur” dedi.
“Polis zoruyla parti yönetimi hukuka aykırıdır”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık görevine dönmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kurt, “13 seçimde bırakmayan kişinin 14’üncü seçimde bırakacağını söylemesi inandırıcı değildir” ifadelerini kullandı.
Parti yönetiminin polis müdahalesiyle değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunan Kurt, “Başkanlığı bırakacak kişi partiye polis zoruyla girip işgal etmez. Hukukçuyum ve açıkça söylüyorum; mutlak butlan süreci de partiyi polis zoruyla boşaltma girişimi de hukuka aykırıdır” diye konuştu.




