Alpu Ovası’nda yürütülmesi planlanan madencilik faaliyetlerinin yaklaşık 60 bin dönümlük araziyi etkileyeceğini belirten Şen, bölgede bulunan 10 köyün de tehdit altında olduğunu ifade etti.
“Alpu Ovası yok edilecek”
Madencilik faaliyetlerinin tarım alanlarına ve yerleşimlere zarar vereceğini savunan Şen, “Alpu Ovası’nda yaklaşık 60 bin dönümlük bir araziyi etkileyecek o maden çalışmasıyla Alpu Ovası yok edilecek. Alpu Ovası’ndaki 10 köyümüz de oturulamaz, yaşanamaz hale getirilecek. Biz buna karşıyız. Biz vahşi madenciliğe karşıyız” diye konuştu.
Şen, Eskişehir’de madencilik faaliyetlerinin etkilerine ilişkin Kaymaz ve Karakaya örneğini göstererek, bölgede pasa olarak adlandırılan atık toprakların yeni yükseltiler oluşturduğunu ve tarım arazilerinin kullanılamaz hale geldiğini iddia etti.
“Ankara yoluna çıktığınızda Karakaya köyünü göremezsiniz artık” diyen Şen, pasa toprakları nedeniyle bölgede yeni tepeler oluştuğunu, toprağın ekilemez, suyun ise kullanılamaz ve içilemez hale geldiğini öne sürdü.
“60 bin dönüm arazi ekilemeyecek”
Alpu Ovası çevresindeki Esence, Rıfkıye, Mamure, Arap Kuyusu, Yeşilyurt, Uyuz Hamam, Koşmat ve Topkaya gibi yerleşimlerin de madencilik faaliyetlerinden etkilenebileceğini belirten Şen, bölgedeki yaklaşık 100 bin dönümlük arazinin 60 bin dönümünün kullanılamaz hale geleceğini savundu.
Şen, “Orada hayvanlar yaşayamayacak ve insanlar yaşayamaz hale gelecek” ifadelerini kullandı.
Madencilik faaliyetleri kapsamında yoğun bir kamyon trafiği oluşacağını da öne süren Şen, bölgede her gün yüzlerce kamyonun toprak taşıyacağını ve bunun uzun yıllar devam edeceğini söyledi.
“Doğayı yok eden madenciliğe karşıyız”
Madenciliğin tamamına karşı olmadıklarını özellikle vurgulayan Şen, tepkilerinin çevreye zarar veren madencilik faaliyetlerine yönelik olduğunu belirtti.
Şen, “Biz karşıyız derken bu ülkede doğru dürüst yapılan işlere karşıyız demiyoruz. Biz vahşi madenciliğe karşıyız. Doğayı yok eden, insanları yok eden, kansere mahkûm eden şirketlerin zenginleşmesine karşıyız” dedi.




