Kuryeler, yıl başında paket başına ücretler, mesafe ödemeleri ve haftalık primlerde artış yapıldığının açıklanmasına rağmen bu düzenlemelerin sahadaki gerçek kazancı yansıtmadığını ifade ediyor. Teorik hesaplamalarla duyurulan gelirlerin uygulamada karşılık bulmadığını savunan kuryeler, mevcut sistemin geçimlerini zorlaştırdığını dile getiriyor.
Dağıtım şirketleri tarafından yapılan açıklamalarda, haftada yaklaşık 200 paket teslim eden bir kuryenin aylık brüt gelirinin 120 bin TL’ye kadar çıkabileceği belirtiliyor. Ayrıca 2 kilometrenin üzerindeki teslimatlar için yüzde 60 oranında ek ücret ve hedef aşımı durumunda prim uygulaması olduğu ifade ediliyor.
Ancak sahada çalışan kuryeler, bu rakamların yalnızca ideal koşullarda mümkün olduğunu vurguluyor. Sipariş sayılarındaki düşüş, teslimat sürelerinin uzaması ve düzensiz çalışma saatlerinin günlük kazancı ciddi şekilde etkilediği belirtiliyor. Kuryelere göre açıklanan gelir tabloları, gerçek çalışma koşullarıyla örtüşmüyor.
Kuryeler, gelirlerinin önemli bir bölümünün zorunlu giderlere gittiğine de dikkat çekiyor. Motosiklet alımı, yakıt, bakım, ekipman, BAĞ-KUR primleri ve vergilerin tamamının kendileri tarafından karşılandığını belirten esnaf kuryeler, bu masraflar düşüldüğünde elde edilen net kazancın kamuoyuna yansıtılan rakamların çok altında kaldığını savunuyor.
Şirketlerin gelir açıklamalarında bu giderlerin hesaba katılmamasının kamuoyunda yanlış bir algı oluşturduğunu ifade eden kuryeler, bu duruma dikkat çekmek istediklerini belirtiyor.
Üç gün sürecek iş bırakma eyleminin zorunlu olmadığı, isteyen kuryelerin çalışmaya devam edebileceği bildirildi. Buna rağmen eyleme katılımın yaygın olması beklenirken, kuryeler amaçlarının belirsiz gelir politikalarına ve artan maliyetlere karşı seslerini duyurmak olduğunu kaydetti.





