Artan kira, gıda ve sağlık giderlerinin emekliler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığı, bu durumun da doğrudan siyasi eleştirilere dönüştüğü ifade ediliyor. Parti içi değerlendirmelerde, “ekonomide genel iyileşme” söyleminin emekliler nezdinde yeterli karşılık bulmadığı yorumları yapılıyor.
Kulis bilgilerine göre; en düşük emekli aylığının artırılması, seyyanen zam yapılması, refah payı benzeri ek artış ve bayram ikramiyelerinde düzenleme gibi formüller masada bulunuyor. Ancak artışın kapsamı ve zamanlaması konusunda henüz netleşmiş bir karar yok. Ekonomi yönetiminin, enflasyonla mücadeleyi riske atmadan daha sınırlı ve kontrollü bir adım atılması gerektiği görüşünde olduğu belirtiliyor.
Parti içi analizlerde emekli maaşlarının seçmen davranışı üzerinde doğrudan etkili olduğu vurgulanırken, özellikle büyükşehirlerde sabit gelirli seçmenin ekonomik hassasiyetinin arttığına dikkat çekiliyor. Emekli başlığının ayrı bir sosyal politika alanı olarak ele alınması gerektiğini savunan görüşler de bulunuyor.
Zamanlamaya ilişkin iki senaryo öne çıkıyor: Bahar aylarında ara bir düzenleme yapılması ya da temmuz zammı öncesinde daha kapsamlı bir paketin devreye alınması. Nihai kararın, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılacak değerlendirmelerin ardından netleşmesi bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce yaptığı açıklamada, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesinin ardından emeklilerin yaşadığı sıkıntıların farkında olduklarını ve taleplere kulak vermeye devam edeceklerini ifade etmişti.





