Makina Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Komisyonu adına konuşan İsmail Saçkesen, iş sağlığı ve güvenliğinin çok disiplinli bir alan olduğuna dikkat çekerek, “İşçi sağlığı ve iş güvenliği, tıp, mühendislik ve sosyal bilimlerin birlikte çalışmasını gerektiren çok disiplinli bir alandır. Mühendislik bilimleri bu alana, yangın algılama, ihbar ve söndürme sistemleri, iş ekipmanları ve elektrik tesisatlarının periyodik kontrolleri gibi dolaylı katkıların yanı sıra, işyeri ortam ölçümleri ve toplu koruma önlemleriyle doğrudan katkı sunmaktadır” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yaklaşımını eleştiren Saçkesen, “Buna karşın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, tıp ve mühendislik alanlarını temsil eden meslek örgütleri ile çalışma yaşamının temel bileşeni olan sivil toplum kuruluşlarını süreçlerin dışında bırakma yönündeki yaklaşımı dikkat çekicidir” ifadelerini kullandı.
Mevzuattaki sorumluluk tanımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saçkesen, “Unutulmamalıdır ki, işyerlerinde işçi sağlığının ve güvenliğinin sağlanması birincil olarak işverenin yükümlülüğündedir. İş sağlığı ve iş güvenliği profesyonelleri ise bu süreçte rehberlik ve danışmanlık görevi üstlenmektedir. Ancak mevcut yargı yorumları ve uygulamalar göz önünde bulundurulduğunda, ilgili mevzuatta iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerinin rolünü açık biçimde ‘rehberlik ve danışmanlık’ olarak tanımlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir” dedi.

İş güvenliği hizmetlerinin piyasalaştırılmasına da değinen Saçkesen, “Günümüzde kâr odaklı yaklaşımın yaşamın birçok alanında belirleyici hale gelmesiyle birlikte, işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri de piyasa koşullarına teslim edilmek istenmektedir. Pek çok sektörde görülen ucuz ve niteliksiz hizmet anlayışı, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanına da yansıtılmaya çalışılmaktadır. Oysa yaşanan iş cinayetleri açıkça göstermektedir ki ‘ucuz iş güvenliği’ mümkün değildir, gerçek olan yalnızca etkin ve nitelikli iş güvenliğidir” ifadelerini kullandı.
Çocuk işçiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saçkesen, “Öte yandan, çocuk işçiliği kaynaklı ölümler artarken Millî Eğitim Bakanlığı’nın Organize Sanayi Bölgeleri ile yeni protokoller imzalaması kaygı vericidir. Çocuk emeği sömürüsü derhal sona erdirilmeli, çocukları eğitim sisteminin dışına iten uygulamalara son verilmelidir. Özellikle MESEM uygulamalarının çocukların ucuz iş gücü olarak kullanılmasına zemin hazırladığı gerçeği dikkate alınarak bu uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir” dedi.
Kahramanmaraş’ta yaşanan olaya da değinen Saçkesen, “Son olarak, Kahramanmaraş’ta yaşanan ve öğretmen ile öğrencilerimizin hayatını kaybettiği olayda hayatını kaybedenlere başsağlığı diliyoruz. Olay her ne kadar bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilse de okulların da iş sağlığı ve iş güvenliği hizmeti sunulan işyerleri olduğu ve öğretmenlerin bu kapsamda çalışan statüsünde bulunduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Bu tür olayların görev sırasında gerçekleşmesi halinde iş kazası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır” diye konuştu.
Makina Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi ise açıklamasında, insan yaşamını esas alan kamucu yaklaşım ve etkin denetim vurgusu yaptı. Odadan yapılan açıklamada, “Güvenli çalışma koşullarının temel bir hak olduğunu vurguluyor, emeği maliyet unsuru olarak gören anlayışa karşı bilgi ve birikimimizle mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verildi.




