Odunpazarı Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Müzik Bölümü ile Sunuculuk Atölyesi iş birliğinde hazırlanan program, Nazım Hikmet’in kendi sesinden dinletilen “Memleketim Memleketim” şiirinin video gösterimiyle başladı.
NAZIM’IN YAŞAMI VE MÜCADELESİ SAHNEYE TAŞINDI
Ardından sahneye taşınan müzik ve şiirler, şairin yaşamından kesitlerle örülü özel video gösterimleriyle desteklendi. Gösterimlerden birinde "Mavi Gözlü Dev"in çocukluğundan sürgün yıllarına uzanan yaşam öyküsü anlatılırken, diğer videoda Nazım Hikmet'in Mustafa Kemal Atatürk ile ilişkisine dair az bilinen ayrıntılar paylaşıldı. Atatürk'e yazdığı mektup, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki sanat çalışmaları ve Atatürk'ün rol aldığı filmde yönetmen yardımcılığı yaptığı döneme ilişkin bilgiler izleyicilerin büyük ilgisini çekti.

Hüseyin Yılmaz'ın yorumuyla seslendirilen "Bir Seni Özledim Bir de Memleketimi", "Şeyh Bedrettin Destanı", "Hoşça Kal Kardeşim Deniz", "Hiroşima", "Karlı Kayın Ormanı", "Seviyorum Seni" ve "Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar" eserleri salondan uzun alkış aldı. Şiir bölümlerinde Sunuculuk Atölyesi katılımcıları Utku Görkem Kırdemir ve Alper Yörük sahne aldı. Nazım Hikmet'in "Yaşamaya Dair", "Ben İçeri Düştüğümden Beri", "Davet", "Kerem Gibi", "Akrep Gibisin Kardeşim", "Bugün Pazar", "Hoş Geldin Kadınım", "Tahir ile Zühre" ve "Vatan Haini" şiirleri etkileyici yorumlarla seslendirildi.
Gecenin sunuculuğunu ise Sunuculuk Atölyesi katılımcılarından Nurgün Karahan gerçekleştirdi. Karahan'ın anlatımıyla ilerleyen program, Nazım Hikmet'in yalnızca şiirlerini değil; sürgünlüğünü, memleket özlemini, aşklarını, mücadelelerini ve insanlığa duyduğu umudu da izleyiciye aktardı.
BAŞKAN KURT “VATAN HAİNİ” ŞİİRİNİ OKUDU
Gecenin en dikkat çekici anlarından biri ise Başkan Kurt’un sahneye çıkarak Nazım Hikmet’in “Vatan Haini” şiirini okuması oldu. Salondan uzun süre alkış alan Kurt, şairin düşünce özgürlüğü, barış ve bağımsızlık mücadelesine vurgu yapan dizelerini katılımcılarla paylaştı.
Gecede konuşan Başkan Kurt, Nazım Hikmet’i eserleriyle anmanın kendileri için en onurlu görevlerden biri olduğunu söyledi. Başkan Kurt konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Türkiye hâlâ Nazım Hikmet gibi bir sanatçıyı yetiştiremedi. Ama artık gerçekten yeni şiirler yazma zamanı. Çünkü 2026’da farklı bir dünya ve toplum var. Ancak bu toplumun şairi yok ya da çok az. Toplumsal olaylara sol yarısı ile sol tarafından bakan insanların çoğalması şart. Türkiye’nin bugün her şeyden daha fazla buna ihtiyacı var.”
Anma gecesi, Nazım Hikmet'in umut dolu dizelerinden bestelenen "Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar" eseriyle sona erdi. Başkan Kazım Kurt'un yanı sıra protokol üyeleri ve sanatçılar sahneye davet edilirken, salondaki izleyiciler de ayağa kalkarak esere eşlik etti. Yüzlerce kişinin hep bir ağızdan söylediği eser, Nazım Hikmet'in yıllar önce kurduğu umudun bugün hâlâ canlı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Şiirin, müziğin ve belleğin iç içe geçtiği "Sol Yarım", Nazım Hikmet'in yalnızca bir şair değil; düşünceleri, mücadeleleri ve insan sevgisiyle yaşayan bir değer olduğunu bir kez daha hatırlatan anlamlı bir kültür-sanat etkinliği olarak hafızalarda yer etti.

