Söz konusu ihalenin kamu yararıyla bağdaşmadığını belirten Süllü, “Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman alanlarının 20 yıllığına kiraya verilmesi kabul edilemez. Bu bir ihale değil, doğanın satışıdır. Halkın kullanımına açık alanlar özelleştirilemez” dedi.
İhale kapsamında planlanan çadırlı kamp alanları, karavan üniteleri ve çeşitli tesislere dikkat çeken Süllü, sürecin basit bir mesire alanı düzenlemesi olmadığını savundu. Süllü, “‘Kısmen tesisli’ denilerek başlatılan projeler zamanla yoğun yapılaşmaya dönüşüyor. Ormanlar, mesire alanı adı altında ticarileştiriliyor” ifadelerini kullandı.
İhalede belirlenen yaklaşık 273 bin 550 TL’lik kira bedelini de eleştiren Süllü, kamuya ait alanların değerinin altında kiraya verildiğini belirterek, “Bu bedelle yüz binlerce metrekarelik orman alanını kiraya vermek, kamu malını yok pahasına devretmektir” diye konuştu.
İklim krizi ve su kıtlığına da dikkat çeken Süllü, Kalburcu Ormanı’nın bölge halkı tarafından yıllardır mesire alanı ve etkinlikler için kullanıldığını hatırlatarak, “Doğa rant değil, yaşamdır. Ormanlar şirketlerin değil, halkındır” dedi.
Süllü, ihale sürecinin iptal edilmesi çağrısında bulunarak, uygulamanın “adı konmamış bir özelleştirme” olduğunu savundu.



