Voleybola başlama hikâyenizden bahseder misiniz? Neden bu branşı seçtiniz?
(Bu işin içinde büyümek istediğimi fark ettim)
Spora çok küçük yaşlarda başladım. Voleybolu seçmemin sebebi sadece bir oyun olması değildi; o ışıkların altındaki takım ruhu ve sporun insana kazandırdığı karakterdi. İlkokul dördüncü sınıfta başlayan bu yolculukta, yaklaşık on yedi sene boyunca profesyonel olarak voleybol oynadım. Zamanla bu işin içinde büyümek istediğimi fark ettim.

Oyunculuktan antrenörlüğe geçiş süreciniz nasıl oldu?
Sahada oyuncu olarak edindiğim tecrübeleri çocuklara aktarma isteğiyle antrenörlüğe geçtim. O noktada şunu fark ettim: Kazanmak kadar, bir sporcuyu doğru yetiştirmek de çok önemliymiş. Bu bilinçle yolculuğuma devam ediyorum. Antrenörlük heyecanım yaklaşık 8 yıl okul takımlarında başladı. Sonra kulüp kurmaya evrildi. 4 yıldır kulüp çalışmalarım sürüyor. Oradaki ilkokul ve ortaokul seviyesindeki tüm ekipleri ben yetiştirdim ve takımlarımı Türkiye Şampiyonası gruplarına, yarı finallerine kadar taşıdım.

Esgüneş Voleybol Kulübü ne zaman kuruldu ve temel amacı nedir?
(Temel amaç voleybol altyapısında kalıcı bir iz bırakmak)
Kulübümüz 2022 yılının Eylül ayında kuruldu. Yani yaklaşık üç buçuk yıllık bir geçmişimiz var. Tamamen altyapı odaklı çalışıyoruz. Bugün 200’ün üzerinde kız öğrencimiz var. Temel amacımız çocuklara özgüven ve takım kültürü kazandırmak, voleybol altyapısında kalıcı bir iz bırakmaktır.

Eskişehir’deki diğer kulüplerden farkınız nedir? Vizyonunuzu nasıl tanımlarsınız?
Esgüneş’te eğitim her zaman ön plandadır. Altyapı standartlarını yükseltmeye çalışıyoruz. Uzun vadede hedefimiz; sistemli, kurumsal ve kendi sporcu havuzunu yetiştiren örnek bir kulüp haline gelmektir. Es Güneş’te eğitim sistemi rastlantısal değil, planlı ilerler. Her yaş grubunun ayrı gelişim programı, fiziksel hazırlık ve mental destek süreci vardır. Amacımız sürdürülebilir bir altyapı modeli kurmak ve bunu şehir geneline yaymak.

Bir kadın antrenör ve yönetici olarak bu yolda zorluklarla karşılaştınız mı?
Aslında antrenörlükte kadın veya erkek ayrımı yok; esas olan bilgi ve emektir. Ancak bir kadın olarak liderlik yaparken daha güçlü bir duruş sergilemeniz gerekebiliyor. Ben bunu bir dezavantaj değil, aksine bir avantaj olarak görüyorum.
Sizce altyapı kulübü yönetmenin ne gibi zorlukları var?
(Kız çocuklarının gelişiminde sporun etkisi çok büyük)
Kolay değil; salon saatleri, ekonomik şartlar ve sporcuların devamlılığı gibi zorluklarımız var. Ancak biz bunları bahane olarak değil, çözülmesi gereken basamaklar olarak görüyoruz. Altyapı aslında bir sabır işidir. Özellikle kız çocuklarının gelişiminde sporun etkisi çok büyük; spor yapan çocuklar çok daha kararlı ve cesaretli oluyorlar. Onların karar mekanizmalarının geliştiğini görmek bizi mutlu ediyor.

Eskişehir voleybolu hakkında ne düşünüyorsunuz? Başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
(Sporcu havuzumuzu oluşturarak daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz)
Eskişehir’de altyapı anlamında bir problem yok. Ben bir kulübü büyütenin sadece kupalar değil, kurulan sistem olduğunu savunanlardanım. Hazır takımlar oluşturmak yerine, "organik" öğrenciler yetiştiriyoruz. Eskişehir'de genellikle başarı bursu veren okullar üzerinden sistematik bir ilerleyiş var. Biz ise kendi sporcu havuzumuzu oluşturarak daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz.

Kendi sporculuk geçmişinizden ve başarılarınızdan bahseder misiniz?
2014 yılında Türkiye Voleybol Federasyonu bünyesinde Türkiye şampiyonluğu yaşadım. Sayısız uluslararası program ve turnuvaya katıldım, birçok birincilik ve ikincilik elde ettim. Salon voleybolunda Bölgesel Lig, 2. Lig ve 1. Lig takımlarında yer aldım, Play-off oynayan takımlarda genellikle takım kaptanı olarak görev yaptım.
Plaj voleybolu ile salon voleybolu arasındaki farklar neler? Sizce hangisi daha zor?
Plaj voleybolu çok daha zor ve büyük emek isteyen bir iş. Salon voleybolu 9x18 metre sahada oynanırken, plaj voleybolu daha küçük sahada iki kişiyle oynanıyor. Kum, güneş ve fiziksel şartlar çok yorucu; kumda düşüp tekrar ayağa kalkmak büyük enerji gerektiriyor. Çok daha koordineli olmanız lazım.
Gelecek vaat eden oyuncularınız var mı? Bu yılki hedefleriniz neler?
Her bir öğrencimiz bizim için bir pırlanta. Bu yıl yedi farklı takımla maçlara katılıyoruz. En az bir veya iki şampiyonluk hedefimiz var. Oyuncularımız altyapıdan yetiştiği için yaşça büyük rakipleriyle bile mental ve fiziksel olarak başa çıkabiliyorlar. Örneğin, küçükler takımı olarak daha üst kategorilerdeki maçlarda başarıyla mücadele ettik.

Kariyer planlamanızda ve kulübün geleceğinde neler var?
(Kurulduğumuzdan beri kazandığımız iki şampiyonluk tesadüf değil)
Ben şu an bu kulübün kurucusu, başkanı ve başantrenörüyüm. En büyük hayallerimden biri milli takım antrenörü olmak. Kulüp olarak ise Eskişehir’de bir referans noktası olmak istiyoruz. Kurulduğumuzdan beri kazandığımız iki şampiyonluk tesadüf değil. Onları doğru temelle yetiştirip üst yapıya hazır bireyler haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bir sporcunun daha büyük platformlara geçmesi, bizim için en somut başarı göstergesidir.Büyük kulüplere oyuncu göndererek bir çocuğun hayatını değiştirmek bizim için en büyük başarıdır. Şu an en büyük oyuncumuz 14-15 yaşlarında. Onlar 17-18 yaşına geldiğinde üst yapılarda söz sahibi olacaklar.

Son olarak velilere ve sporcu adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?
Voleybola erken yaşta başlamak hem fiziksel hem zihinsel gelişim için çok önemli. Velilere tavsiyem; antrenörlerine güvensinler ve teknik sürece çok fazla müdahale etmesinler. Çocukların bir gelişim sürecinde olduğunu, emeklemeden koşulamayacağını bilmek gerekiyor. Sabırla ve emekle çok güzel yerlere gelineceğine inanıyorum.




