"Bana büyük saygı duyuyorlar ve ne dersem yapıyorlar"
Röportajda kendisine yöneltilen "İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kontrol altına alabilecek misiniz?" sorusuna iddialı bir yanıt veren Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Evet, alabileceğim. Bana çok büyük saygı duyuyorlar ve ne dersem onu yapıyorlar. Bunu unutmayın. Eğer Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmayı sonlandırmamış ve 10 ay önce B-2 bombardıman uçaklarıyla İran’ın nükleer tesislerine saldırmamış olsaydım, bugün İsrail diye bir yer olmazdı."
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerinin iyi olduğunu da ekleyen ABD Başkanı, "Güzel, ancak biraz mantıklı davranmasını sağlamalıyız" diyerek sitemkar bir mesaj vermeyi de ihmal etmedi.
"Hamaney'i ben öldürdüm, rejim fiilen değişti"
İran ile varılan son mutabakatı Tahran açısından "kayıtsız şartsız teslimiyet" olarak nitelendiren Trump, askeri operasyonların neticelerine dair çarpıcı iddialar ortaya attı. Önceki ABD yönetimlerinin aksine İran'a çok ağır darbeler vurduklarını belirten Trump, "Ali Hamaney'i ben öldürdüm. Ve maalesef oğlu Mücteba Hamaney’i de yaraladım. Kendisiyle tanışmadım ama ağır yaralı olmasına rağmen onda da belli bir cesaret var" dedi.
İran'ın askeri kapasitesinin neredeyse tamamen yok edildiğini öne süren Trump, "Hiç uçakları kalmadı, 200 taneydi hepsi yok oldu. 159 gemiden oluşan donanmaları ise denizin dibinde. Üst düzey yöneticiler gitti. Aslında bu bir rejim değişikliğidir. Şimdi en zeki grup olduğunu düşündüğüm üçüncü bir tabakayla uğraşıyoruz" şeklinde konuştu.
Süleymani suikastı itirafı: "İsrail son anda geri çekildi"
Kendi döneminde öldürülen İranlı General Kasım Süleymani operasyonuna da değinen Trump, harekatın perde arkasına dair bir de itirafta bulundu:
"Normalde bu operasyonu İsrail'le birlikte yapmamız gerekirdi. Üzerinde 30 gün çalıştık. Ancak onu öldürdüğümde İsrail son anda geri çekildi. Süleymani, vurup düşürmeyeceğimizi bildiği için sivil yolcu uçaklarıyla seyahat ediyordu. Bu operasyon Ortadoğu tarihindeki en büyük anlardan biriydi çünkü o, son 100 yılın en çok korkulan adamıydı."
"Körfez ülkelerini kucağıma ittiler"
Savaşın ilk haftasında İran füzelerinin Suudi Arabistan, Katar, BAE, Kuveyt ve Bahreyn'e düşmesine çok şaşırdığını aktaran Trump, bu durumun ABD'nin diplomatik elini güçlendirdiğini söyledi. Trump, "Bu saldırılar ne işe yaradı biliyor musunuz? O 5 ülkeyi doğrudan benim kucağıma itti. Harikaydılar" dedi.
Anlaşma sağlandıktan sonra borsanın binlerce puan yükseldiğini ve petrol fiyatlarının düştüğünü hatırlatan Trump, operasyonları sürdürmesini isteyen sertlik yanlısı danışmanlarına da tepki gösterdi: "Daha sert olabilmemin tek yolu orayı haftalarca bombalamaya devam etmekti. Peki bu bize ne kazandırırdı? Ben insanları öldürme peşinde değilim. En büyük kazancımız, İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacak olmasıdır."
"Sırada Küba var ama petrolü yok"
İran ve Venezuela operasyonlarını kıyaslayan Trump, silah gücü açısından İran hamlesinin çok daha büyük olduğunu vurguladı. "İran'dan sonra sıra Küba'ya gelecek mi?" sorusu üzerine ise Trump, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bu konuyla yakından ilgilendiğini belirtti. Küba'yı askeri müdahalede bulunulan Venezuela'dan ayıran en büyük farkı da açıklayan Trump, "Aradaki fark şu; Venezuela'nın petrolü var, Küba'nın ise yok. Ancak Küba'nın da çok güzel toprakları ve harika bir kıyı şeridi var" diyerek esnek bir politika izleyeceklerinin sinyalini verdi.





