Saha çalışmaları kapsamında oda temsilcileri ve üreticilerle bir araya gelen Bayraktar; üretimde kalıcı sürdürülebilirlik, maliyet artışları, ÇKS devri ve tarımdaki genç nüfus krizi üzerine hayati açıklamalarda bulundu.
"ÇKS İşlemleri Artık Ziraat Odalarında"
Ziraat odalarının son 10-15 yılda idari ve mali yönden güçlü hale geldiğini, fabrikalar, laboratuvarlar ve ürün işleme tesisleri kurarak çiftçiye hizmet sunduğunu kaydeden Şemsi Bayraktar, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) işlemlerinin artık odalar tarafından yapıldığını hatırlattı. Bayraktar, "Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan ÇKS yükünü devraldık. Buradaki temel amacımız, bakanlık bünyesinde çalışan teknik elemanların bürokrasi yerine sahada daha rahat ve etkin hizmet verebilmesini sağlamaktı. Bu adımla sahaya büyük bir rahatlık getirdik" dedi.
"Geçen Yıl Bin 11 Afet Yaşandı"
Çiftçilerin iklim krizi ve küresel gelişmeler nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini belirten TZOB Genel Başkanı, şöyle devam etti: "Son birkaç yıldan beri büyük afetler geçirmeye başladık. Sadece geçen yıl sahada bin 11 afet yaşandı. Çiftçilerimiz don, dolu, hortum ve sel gibi her türlü afete maruz kaldı. Bunun yanı sıra bölgemizdeki savaşlar ve jeopolitik riskler de girdi maliyetlerimizi tırmandırdı. Gübre, mazot, ilaç ve tohum fiyatları ciddi şekilde arttı. Dolayısıyla bu maliyetleri dikkate alan yeni bir destekleme politikasına ihtiyaç var. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz ve ilgili bakanlarla 15 gün evvel bir araya geldik. Önümüzdeki aylarda özellikle bu destekleme bütçelerini masaya yatıracağımız geniş kapsamlı bir toplantı daha gerçekleştireceğiz."
Tarımda Genç Nüfus Alarmı: "Yüzde 5'e Düştü"
Tarım sektöründeki yaşlanma ve istihdam krizine dikkat çeken Bayraktar, gençlerin üretimde kalması için tarımın karlı bir ekonomik faaliyete dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi. Sektördeki demografik krizi verilerle ortaya koyan Bayraktar, şu uyarıları yaptı:
"Çiftçimizi desteklemekten başka çaremiz yok çünkü tarımda gençlerimiz kalmadı. 18-35 yaş arası genç nüfus oranımız yüzde 5'e kadar düştü. Tarımda yaş ortalaması ise 59-60 seviyelerine geldi. Bugün dışarıdan göçmenler gelmediği takdirde tarımsal işletmelerde çalıştıracak insan bulamıyoruz. Tarım bir ekonomik faaliyettir; hem satılan ürün para etmeli hem de destekleme politikalarıyla üretici arkalanmalı. Bunu sağlarsak gıda güvenliğimizi koruruz. Aksi takdirde pandemi döneminde gördük; paranız olsa dahi dışarıdan 1 kilo buğday bulamadığımız günler oldu. Bu ülkenin çiftçisine ihtiyacımız var."
Zararlılarla Mücadeleye "Topyekün" Çağrı
Tarımsal üretime darbe vuran bitki zararlılarıyla mücadelenin de daha güçlü yapılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, odaların ve kamu kurumlarının sahada elinden geleni yaptığını belirterek, "Mücadeleyi hep birlikte daha güçlü kılmak zorundayız. Aksi takdirde meyve, sebze, mısır ya da fındık fark etmeksizin tüm tarımsal üretim alanlarımız çok büyük zararlar görür. Hava şartlarının değişmesiyle birlikte üretimi korumak için sahada adımlarımızı sıkılaştırmalıyız" diyerek sözlerini tamamladı.



