CHP’li Çakırözer, Türkiye’de şirketlere ve kurumlara yönelik kayyım uygulamalarının yatırımcı açısından ciddi bir belirsizlik oluşturduğunu belirterek, “Ekonomiyi mahveden, milleti açlığa mahkum eden bir tabloyla karşı karşıyayız. Siz olsanız, mal varlığınıza gerekçe dahi gösterilmeden el konulacağını bile bile bu ülkeye gelir misiniz?” dedi.
Türkiye’de mülkiyet hakkı ve hukuk güvenliği konusunda ciddi sorunlar yaşandığını savunan Çakırözer, “Resmiyette Anayasa’da mülkiyet hakkı korunur ama Türkiye’de tam zıddı yaşanıyor” ifadelerini kullandı. Kayyım atanan şirket ve kişi sayılarına da değinen Çakırözer, “1034 şirkette kayyım, 87 şirkette denetim kayyımı, 66 şirkette kısmi kayyım, 127 kişide şahsi mal varlığı kayyımı var” dedi.
Medya sektörüne ilişkin eleştirilerde de bulunan Çakırözer, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) çok sayıda medya kuruluşunu yönettiğini belirterek, “34 televizyon kanalı, 38 radyo, 73 gazete ve dergi kayyımda. TMSF Türkiye’nin en büyük medya patronu haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.
Bazı medya kuruluşlarına yönelik uygulamaları da eleştiren Çakırözer, Tele1 üzerinden örnek vererek, “Mahkeme kararı olmadan, milyonların izlediği bir kanala el konuluyor” dedi.
Çakırözer, kayyım uygulamalarının yasal düzenlemelerle güçlendirildiğini savunarak, “Bu şirketlere kayyım atadıklarınıza zırh sağladınız. Hiçbir şekilde yargılanamıyorlar, denetlenemiyorlar” diye konuştu.
Türkiye’nin uluslararası endekslerdeki yerini de hatırlatan Çakırözer, Mülkiyet Hakları Endeksi’nde 93’üncü, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde ise 117’nci sırada olunduğunu söyledi.
Adalet Bakanlığı’nın “yabancı yatırımcıya güven vermek gerekir” açıklamasını da eleştiren Çakırözer, “Sadece yabancıya değil, kendi vatandaşımıza da güven vermeliyiz. Hukuk güvenliği yoksa yatırım da olmaz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ihtiyacının “sıcak para” değil, hukuk devleti ve demokrasi olduğunu belirten Çakırözer, “Ülkenin ihtiyacı bağımsız ve tarafsız yargıdır. Bunu sağlayacak olan da adalet, demokrasi ve özgürlük ilkeleriyle hareket eden bir yönetim anlayışıdır” dedi.




