ÇÖZÜM ODAKLI DAVRANIYORUZ
Sayın Valim, öncelikle Eskişehir sanayisiyle, üniversiteleriyle ve turistik kimliğiyle öne çıkan bir şehir. Göreve geldiğiniz andan itibaren Eskişehir'de hangi konulara öncelik verdiniz?
Ben zaten Eskişehir'e yabancı değilim. Daha önce 4 yıl Sivrihisar Kaymakamlığı, 2 yıl da Tepebaşı Kaymakamlığı yaptım; Eskişehir'i yakından tanıyorum. Eskişehir; sanayide, eğitimde ve havacılıkta Türkiye'de birçok alanda örnek, model ve öncü bir şehirdir. Sanayide bugünkü organize sanayimizin geldiği nokta çok iyi. Burada TUSAŞ var biliyorsunuz; uçak motorlarının ve uçak parçalarının yapıldığı, hatta havada uçan uçakların yüzde 50’sinde parçası olan çok etkin ve aktif bir kurumumuz. Devrim otomobillerinin yapıldığı, bugün elektrikli lokomotiflerin üretildiği ve demiryolunun geliştirilmesi anlamında çok önemli bir merkezimiz var. Havacılıkta Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığımız, Hava Kuvvetlerinin fiili yönetimi anlamında çok etkin ve güçlü bir merkez. Eğitimde zaten Eskişehir en başta gelen öğrenci şehri. Dışarıda da kabul gören, öğrencilerin çok sevdiği bir yer. Üç çok önemli üniversitemiz var; 70 bin öğrencimiz bulunuyor. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi gerçekten Türkiye'de iz bırakan üniversitelerimizdendir. İlkokul, ortaokul ve lise eğitiminde de Türkiye'de hep en başta yer alan illerden biriyiz. Bize de düşen, bu öncü şehri daha ileriye taşıyacak çalışmaları yapmaktır. Aktif çalışan sanayi kuruluşlarımız ve iş adamlarımızla çok etkin ve verimli çalışmalar yapıyoruz. Eskişehirimiz adına ne lazım gelirse yardımcı oluyor, en hızlı şekilde karar veriyor ve çözüm odaklı davranıyoruz. Asla işlerin gecikmesi söz konusu olamaz. Dolayısıyla Eskişehir'imizi eğitimde, sanayide, kültürde, sporda her alanda daha ileriye taşıyacak bütün çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.

ŞEHİR OLARAK DEPREME HAZIRLANIYORUZ
Sayın Valim, deprem bizim bir gerçeğimiz. Eskişehir'in riskli yapılarının tespiti, kentsel dönüşüm, afet koordinasyonu ve kurumlar arası iş birliği hakkındaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Yaşadığımız 6 Şubat depremleri aslında asrın değil, bina yapımı bakımından asırların en büyük depremiydi. 11 şehrimizi yerle bir etti. Deprem tarihine baktığımızda bu boyutta ve bu etkide başka bir deprem yok. Normalde bir şehirde deprem olur ama burada 15 şehir ve 15 milyon insan etkilendi. Ben de o sırada Osmaniye Valisiydim, bunu bizzat yaşadım. Tabii bu deprem, devletimiz ve vatandaşımız açısından çıkarılacak büyük dersler oldu. Bundan sonra da depreme hazırlık anlamında ciddi çalışmalar başladı ve devam ediyor. 1999 Marmara Depremi'nden sonra çıkarılan binaların dayanıklı yapılmasına yönelik yönetmelik, deprem bölgesinde hayat kurtardı. Örneğin Osmaniye ölçeğinde o depremi yaşayan biri olarak söylüyorum; o deprem yönetmeliğine uygun yapılan binalarda ağır hasar alanlar oldu ama insanımızı korudu, görevini yaptı. Çünkü çok korkunç bir deprem yaşadık. 7.7 şiddetinde bir depremden sonra yaklaşık bir 100 yıl geçmesi ve enerjinin boşalması gerekirken, öyle olmadı; 13 saat sonra 7.6 şiddetinde bir deprem daha yaşandı. Bu, deprem tarihinde nadir görülen bir durumdur. Şu anki bilim ve teknolojiyle depremin ne zaman olacağını bilemiyoruz; onu takdiri ilahi olarak biliyoruz. Ancak depremle ilgili çalışmalar bütün dünyanın ilgilendiği çok yönlü bir alandır. Biz de bir deprem ülkesiyiz. Maalesef ülkemizin 81 vilayetinin hiçbirinde "deprem olmaz" diyemeyiz. Eskişehir bu anlamda çok riskli iller arasında olmasa da, bu hiç deprem olmayacağı anlamına gelmez. Dolayısıyla hazırlıklı olmak zorundayız. Bizden önceki valilerimiz de bu anlamda taramalar yaptı. Okullarımız başta olmak üzere depreme dayanıklı olmayan bütün kamu kurumları boşaltıldı; bir kısmı tamamlandı, bazılarının güçlendirme çalışmaları devam ediyor. Depreme dayanıklı olmayan hiçbir kamu kurumu bırakmıyoruz. Depreme hazırlık anlamında kentsel dönüşümlerin de hızla yapılması gerekir. Vatandaşlarımıza da bu anlamda önemli görevler düşüyor. Hiçbir şey olmasa bile binalarından tereddüt edenler, özellikle 2000 yılından önce yapılmış binalar için bir deprem testi yaptırmalıdır. Eskişehir olarak kamu kurumları nezdinde depreme hazırlanıyoruz, dayanaksız binalar bırakmıyoruz. Burada vatandaşlarımıza ve belediyelerimize de önemli görevler düşüyor. Valilik olarak ne gerekiyorsa yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.

İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN
Sayın Valim, son olarak vatandaşlarımız kamu hizmetlerine kolay ve en hızlı yoldan ulaşmayı önemsiyorlar. Vatandaş odaklı devlet anlayışını nasıl sürdürmeyi planlıyorsunuz? Özellikle kırsal mahalleler ve dezavantajlı bireyler için çalışmalarınız nelerdir?
Biz zaten vatandaş için varız. "“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturundan gelen bir anlayışa sahibiz. Vatandaşı ön plana, odağa koymalıyız. Vatandaşın mutluluğu, refahı ve sorunların çözülmesine o pencereden bakıyoruz. Bunu nasıl uyguluyoruz? Bugün buraya gelmeden önce cadde boyunca vatandaşlarımızı ziyaret ettim. Vatandaşlarımızın hep yanında olmaya ve bunu hissettirmelerine çok önem veriyoruz. Fiziken bütün hemşerilerimizin kapısını tek tek çalmak mümkün olmasa da, öncelikle bizim desteğimize ihtiyaç duyan hemşerilerimizi hedef belirliyor ve ziyaret ediyoruz. Ben ilin valisi olarak bütün kurumların başındayım, Sayın Cumhurbaşkanımızın ildeki temsilcisiyim. Ekibimle birlikte hareket ederken şu anlayışı benimsiyoruz: Önümüze bir sorun geldiğinde "vatandaş lehine" düşünün. Kanun vatandaş için vardır. Kanun, vatandaşa işi daha rahat götürelim, hizmeti daha sorunsuz yapalım diye vardır. "Vatandaşın işini zorlaştıralım" diye bir kanun asla olamaz. Bir vatandaş geldiğinde "Bu benim sorunum değil" diyemeyiz. Kimin sorunu? Mutlaka devletin sorunudur. Birinin bunu sahiplenmesi lazım. Vali olarak ben ilgili kuruma "Bu işi sen çözeceksin" diyorum. Diğer kurumlar bilgilendirilmesi gerekiyorsa onlara da "Siz de destek olun" talimatını veriyorum. İlimizde elimizden gelen her sorunu çözmek için gayret ediyoruz. Tabii ki elimizde sihirli bir değnek yok; bazen valiliği aşan konular olabiliyor ama devletimizin imkanları hamdolsun çok iyi. Çoğu sorunu çözüyoruz ve çözemediğimiz bir durumla karşılaşmadım. Valinin en asli görevi vatandaşın huzurunu, can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Dışarıdan bakıldığında "Vali yatırımları da yapacak" deniliyor; tabii ki yapacağız ve takip edeceğiz ama en asli görev vatandaşın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Buna çok önem veriyoruz. Kapımıza gelen hiçbir vatandaşımızı çevirmiyoruz. Bütün kurumlarımızdaki arkadaşlarımızın da kapıdan gelen vatandaşa güler yüzle yaklaşmasını, empati kurmasını, sorununu en hızlı şekilde çözmesini istiyoruz. Hep vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.





