Veteriner hekimlerin belli başlı sorunları neler? Bu sorunların çözümü için önerileriniz neler?
Bizdeki en büyük problem aslında kendimizi yeterince ifade edememek. Bildiğiniz üzere kliniklerimiz başta olmak üzere yüz otuza yakın merkezde her gün hizmet veriyoruz. Hasta olan canlıların tedavisini yapıyoruz. Meslektaşlarımız hem kırsalda hem şehir merkezinde bu hizmeti büyük bir özveriyle sürdürüyor. Bir canlıyı tedavi etmekten bahsediyoruz ve yasal mevzuatta sağlık grubundayız.
DÜŞÜK ÜCRET SORUNU
Ancak kamu tarafında ciddi bir maaş adaletsizliği var. Sağlık hizmetleri sınıfında olmamıza rağmen kamudaki veteriner hekimlerimiz, beşeri hastanede görev yapan hekimlere kıyasla çok daha düşük ücret alıyor. Hekimsek, kimliğimizde hekim yazıyorsa, bu yasal haklarımızı talep ediyoruz. Özellikle kamudaki ve emekli meslektaşlarımızın kronik sorunları devam ediyor.
FAKÜLTE SAYILARI AZALTILMALIDIR
Bir diğer önemli sorun veteriner fakültesi sayılarının fazlalığıdır. Ülkede şu anda otuz üç veteriner fakültesi var. Bu durum fazla mezun sayısına, dolayısıyla iş bulma ve sistem kurma sıkıntılarına yol açıyor. Her yıl artan klinik sayısı mesleğin ekonomik değerini de düşürüyor. Bu nedenle fakülte sayılarının planlı şekilde azaltılması gerektiğini düşünüyoruz.

GIDA GÜVENLİĞİ SORUMLULUĞUMUZDUR
Gıda güvenliği veteriner hekimliğin temelidir. Sofranızdaki tüm hayvansal protein kaynakları bizim denetimimizden geçiyor. Ve şunu söylemeye çalışıyorum: Sağlığın temelinde biz varız aslında. Yani sağlıklı bireyden söz ediyorsak bunun temelinde veteriner hekimlik vardır. Ayrıca brusella gibi hastalıklarla mücadelede sahadaki aşılama ve denetim çalışmaları doğrudan bizim sorumluluğumuzdadır.
Kliniklerin ekonomik durumu da zorlaşıyor. Döviz artışı ve enflasyon karşısında maliyetler yükselirken meslektaşlarımız kâr marjlarından fedakârlık yapıyor. Beş yıllık veteriner fakültesini bitirmek ciddi emek ister; buna rağmen ekonomik karşılık yeterli değil.
Kamudaki maaş adaletsizliği ve hizmet sınıfı konusundaki kavram karmaşasının giderilmesi gerekiyor. Ayrıca İTS ve ATS gibi sistemlere düzenli veri giriliyor ancak bu süreçler zaman kaybına yol açabiliyor; daha pratik hâle getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
DEVLET DESTEKLERİ ÇOK ÖNEMLİ
Bugün bir klinik kurmanın maliyeti milyonun üzerinde. Genç bir meslektaşın bu yatırımı yapması çok zor. Devlet destekleri bu noktada önem taşıyor.
Yeşil pasaport konusu da gündemde. Bu hak sağlanırsa meslektaşlarımız uluslararası kongrelere ve bilimsel faaliyetlere daha rahat katılabilecek, bu da mesleki gelişime önemli katkı sağlayacaktır.

İLK ÜÇ ODADAN BİRİYİZ
Başkanım, Veterinerler Odası Başkanı olarak veteriner hekimlerle hangi çalışmalar yapıyorsunuz?
Biz ne yapıyoruz? Çok güzel soru. Biz, Türkiye’de yetmiş iki oda içerisinde ilk üçe girmenin gururunu yaşıyoruz. Bunu çok samimiyetimle söylüyorum.
Kıstaslarımız ne? Türkiye’de en çok veteriner hekimi, üyesini akademik olarak eğiten ilk üç odadan biriyiz. Sistemli ve iyi bir eğitim programımız var. Bu klinikten tanıya kadar çok kıymetli bir süreç. Sizler kliniklere camları götürdüğünüzde arkadaşlarımızın gerekli bilgi donanımları var; ancak o verileri ve bilgileri sürekli güncellememiz gerekiyor. Anestezi protokollerini, iç hastalıklarını, doğum hastalıklarını ve benzeri konulardaki verileri güncellememiz gerekiyor. Bu görev bize düşüyor. Bu bizim görevimiz.
EĞİTİM BENİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Burada akademi olarak bir akademik kulübümüz vardı, şimdi bölümümüz var. Orada Afyon, Ankara, Aksaray, Balıkesir başta olmak üzere ülkemizin farklı noktalarındaki çok kıymetli hocalarımızla güzel eğitimler yapıyoruz. Bu beni çok mutlu ediyor. Gerçekten her şey bir kenara, meslektaşıma dokunabilmek, eğitim sırasında sordukları sorulara cevap verirken “Hocam, sizin sayenizde biz de burada bir değişim yaptık, çok işimize yaradı.” demeleri beni çok mutlu ediyor. Eğitim sonrasında hocalarla hekim arkadaşlarımızın mesajlaştıklarını görüyorum. O mesajları görmek beni çok mutlu ediyor. Hissetmek gerekiyor. Eğer hissederseniz eğitimdir. Eğitim benim için çok önemli bir konu, birinci konu.
İkinci konu ise üyelerin oda kavramı nezdinde kaynaşmasıdır. Burası bizim aile alanımız. Biz burada bir aileyiz. Veteriner hekimler olarak farklı sektörlerde hizmet veriyoruz. En az altı yedi ana kolda hizmet veriyoruz. Bu farklı hizmet alanlarında meslektaşlarımın birbirlerini tanıması, birbirlerini tanımasıyla beraber yaptıkları işlerde samimiyetle işlerini kolaylaştırabilmeleri ve bu ortamı hazırlamak da bizim görevimiz. Bunu da çok güzel yaptığımızı düşünüyoruz.

RESİM YARIŞMASI
Size ilk defa söylemiş olayım; Milli Eğitim İl Müdürlüğümüzle beraber çocuklarımız için “Veteriner Hekim” temalı bir resim yarışması başlattık. Önümüzdeki hafta tüm medyaya bilgi vereceğim. İlk kez size söylemiş olayım. Hem Bilecik’te hem Eskişehir’deki tüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerimizle bir yarışma başlattık. Bu yarışmada onların gözünden veteriner hekimlik nedir teması var. Hem sokak hayvanları hem can dostlarımız temalı bir yarışmamız var. Birinci, ikinci, üçüncü gelen çocuklarımıza güzel hediyeler olacak. Katılanlara güzel sürprizlerimiz olacak.
Yani oda sadece üyesine değil, aslında şehre de dertlenmeli. Daha sonra yaptığımız bazı protokol denemeleri var; onları da bir sorun olmazsa hep beraber paylaşacağız.
Eskişehir’de hayvancılık ne durumda?
Eskişehir’de 160 bin büyükbaş, 1 milyon 200 bin küçükbaş hayvanımız var. Eskişehir iklim yapısı gereği büyükbaşa çok elverişli olmayıp esas otlak yapısı nedeniyle küçükbaş için daha elverişli. Sağlık veriyor muyuz? Tabii ki.
Bu biraz daha oda kısmını ilgilendiren bir konu. Burada Tarım İl Müdürlüğü’nün denetim sistemleri, odamızın klinisyenlerle beraber yaptığı eğitimler çok önemli. Eğitimli bir hekimle sahaya çıktığınız zaman riskleri ne kadar aşağı çekebileceğinizi görüyorsunuz. Düzenli verilerle çalıştığınız zaman riskleri aşağı çekersiniz. Biz de o zaman keyifli bir iş yapmış oluruz.
ESKİŞEHİR GÜZEL İŞLER YAPIYOR
Şu var; dününüzle bugününüz aynı olmamalı. Dün ve bugün aynıysa bir sorun var. O yüzden yarını kurgulamak gerekiyor, iki gün sonrayı planlamak gerekiyor. Vicdani olarak şunu söyleyebilirim; Eskişehir, Türkiye genelinde baktığımızda gerçekten güzel işler yapıyor. Kurumlar arasında odaların görevi bu sinerjiyi oluşturarak sistemin daha verimli çalışmasını sağlamak. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Milli Parklar Müdürlüğü, Tepebaşı Belediyesi ve Odunpazarı Belediyesi ile birlikte bir senkronizasyon yapmamız gerekiyor. Bu senkronizasyonu da oda olarak güzel yaptığımızı düşünüyorum.

SENKRONİZE ŞEKİLDE GÖREV YAPILMALI
Sokak hayvanları konusu sürekli tartışılıyor. Bu sorunu yalnızca yerel yönetimler çözebilir mi, başka çözüm yolları neler olabilir?
Sokak hayvanları hep gündemimizde. Son dönemde barınaklar da çok konuşuldu. Ancak bu mesele sadece yerel yönetimlerin çözebileceği bir konu değil. Sokak hayvanları; bir belediyenin, bir odanın ya da tek bir grubun tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Bu noktada vatandaşın, belediyenin, il müdürlüğünün ve valiliğin senkronize şekilde görev yapması gerekiyor.
Özellikle kırsaldaki çoban köpekleri şehirdeki sokak hayvanlarının önemli bir kaynağını oluşturuyor. Bu nedenle kırsala inerek sorunun köküne müdahale etmeliyiz. Şehirde belediyeler kısırlaştırma çalışmalarını sürdürürken, kırsalda da aynı kararlılıkla mücadele devam etmeli. İl müdürlüğü eğitim birimini devreye almalı, valilik koordinasyonu sağlamalı.
TÜRKİYE’DE ÖRNEĞİ ÇOK AZ
Biz oda olarak ne yaptık? Geçen yıl büyükşehir belediyemizle birlikte önemli bir proje başlattık. Türkiye’de örneği çok az olan bir çalışmaydı. Sorunun kırsalda olduğunu her zaman ifade ettik ve Sivrihisar’da sahipli çoban köpeklerinin tanımlanması, çip takılması ve aşılanması çalışmalarını gerçekleştirdik. Ardından 70’in üzerinde köpeğin kısırlaştırmasını yaptık. Bu ilk aşamaydı.
Sonrasında şehir merkezinde, gönüllülük esasıyla ve herhangi bir ücret almadan, büyükşehir belediyemizin Seyitgazi Yolu üzerindeki tesisinde veteriner hekimlerimiz gönüllü kısırlaştırma çalışmalarına başladı. Bu bizim açımızdan çok önemli bir adımdı. Oda olarak kendi alanımızda yapabileceğimizi yapıyor ve yapmaya devam ediyoruz.
YAŞAMIN BİR PARÇASI
Hayvansever vatandaşlarımızın, kurumlarımızın ve valiliğimizin bu çabayı takdir etmesi bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Sokak hayvanları meselesini sadece bir sorun olarak değil, doğal yaşamın bir parçası olarak görmek gerekiyor. Bilimsel yöntemlerle bu konunun çözülebileceğine inanıyoruz ve Eskişehir’de kurumlarla birlikte bu anlayışla hareket ediyoruz.
TOPLUMU BİLGİLENDİRMEYE ÇALIŞIYORUZ
Son olarak şunu ifade etmek isterim; Veteriner Hekimler Odası hem geçmişiyle hem de son yıllardaki farkındalık çalışmalarıyla sadece üyelerine değil, şehirde yaşayan tüm vatandaşlara hitap etmektedir. Her hafta yaptığımız televizyon yayınlarıyla toplumu bilgilendirmeye çalışıyoruz. Oda, sadece yerinde duran değil, sahada aktif olan bir yapı olmalıdır. Biz de bunun güzel bir örneğini ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz.



