SERMAYEMİZ DOĞRULUK, DÜRÜSTLÜK VE SAMİMİYETTİR
Öncelikle Yenilikçi Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nın tarihçesi ve kuruluş gerekçelerini açıklar mısınız? Sizi aynı alanda faaliyet gösteren sendikalardan ayıran özellikler nelerdir?
Türkiye’de mevcut sendikaların, çalışanların sorunlarını çözmekten giderek uzaklaştığını gözlemledik. Bu nedenle yeni bir sendikal yapılanmaya ihtiyaç duyuldu. Bu ihtiyaç doğrultusunda, eski Sağlık-Sen Genel Başkanı Sayın Metin Memiş’in genel başkanlığında, 60 kurucu üyenin katılımıyla 9 Eylül 2022 tarihinde Ankara’da Yenilikçi Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nı kurduk. Kuruluşumuzun temel gerekçesi; sendikacılığın yalnızca dönemsel kazanımlara indirgenmemesi gerektiği düşüncesidir. Bizler, çalışanın hayatının tamamına dokunan, adalet ve liyakat temelli, şeffaf ve katılımcı bir sendikal anlayışın zorunlu olduğuna inanıyoruz. Sendikacılığı tabeladan, söylemden ve alışkanlıklardan ibaret görmüyor; sahada, çalışanın yanında ve onun sesi olarak konumlandırıyoruz. Bizi diğer sendikalardan ayıran en temel özellik; yenilikçi yaklaşımımız, sorunları erteleyen değil çözüm üreten bir çizgide olmamız ve üyelerimizle kurduğumuz doğrudan, samimi ve hesap verebilir ilişkidir. Taleplerimizi masa başında değil, sahadan aldığımız verilerle oluşturuyor; günü kurtaran değil, geleceği inşa eden politikaları savunuyoruz. Sermayemiz; doğruluk, dürüstlük ve samimiyettir. Hak temelli sendikal anlayışın ilk ve tek örneğiyiz. Hakkını arayan herkesin sendikası Yeni Sendika’dır. Yeni Sendika; Ppomosyonun değil hakkın, günü kurtarmanın değil kalıcı kazanımların, sessizliğin değil mücadelenin tarafıdır.

ELDE EDİLEN KAZANIMLAR YETERSİZ
Kamu çalışanlarının bir temsilcisi olarak, son dönemde gerçekleştirilen Toplu Sözleşme görüşmelerinden çıkan sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son dönemde gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerine baktığımızda, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının beklentilerinin ne yazık ki tam anlamıyla karşılanmadığını görüyoruz. Artan enflasyon, ağırlaşan çalışma koşulları, personel yetersizliği ve özlük haklarındaki kayıplar dikkate alındığında, elde edilen kazanımların yetersiz olduğu açıktır. Toplu sözleşme süreçlerinin çalışan lehine güçlü çıktılar üretebilmesi için; masada gerçek anlamda mücadele eden, irade koyan ve gerektiğinde risk alan bir sendikal duruşa ihtiyaç vardır. Biz, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının haklarının kapalı kapılar ardında değil; şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir anlayışla savunulması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle mevcut sonuçları bir “başlangıç” olarak görmekle birlikte, yetersizlikleri açıkça dile getirmeyi ve çalışanların gerçek taleplerini gündemde tutmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.

HERKES İÇİN HUKUK HERKES İÇİN ADALET
Önümüzdeki dönemde üyelerinizin haklarını savunmak ve yeni hakların elde edilmesi adına nasıl bir yol haritası izlemeyi planlıyorsunuz? Kamu çalışanlarına mesajınız nedir?
Yenilikçi Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası olarak önümüzdeki döneme dair yol haritamız; sahadan gelen sorunları merkeze alan, hukuki, akademik ve sosyal temelli çalışmalarla desteklenen, çalışanın yalnızca özlük değil, insani ve sosyal haklarını da önceleyen bir sendikal mücadele anlayışıdır. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, adil ücret politikaları, liyakat esaslı görevde yükselme, esnek ve sürdürülebilir çalışma modelleri ile sosyal dengeyi gözeten uygulamalar öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Görmezden gelinen haklarınız, yok sayılan emeğiniz ve her geçen gün derinleşen adaletsizlik karşısında artık susmayın, susmayalım. Sağlık emekçileri; düşük maaşlara, liyakatsizliğe ve dayatmalara mahkûm değilsiniz. Haklarınızı masada kaybeden anlayışa karşı, sahada ve hukukun içinde kararlılıkla mücadele eden bir sendikal duruşa ihtiyacınız var. Kamu çalışanlarına mesajımız nettir: Yalnız değilsiniz. Yeni Sendika olarak sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının bağımsız ve özgür sesi olmak için çıktığımız bu yolda azim ve kararlılıkla mücadele ediyoruz. Hem gönüllerde, hem zirvede, hem de dillerdeyiz. Büyük ve Güçlü Türkiye idealine giden yolda; bayrağımıza, vatanımıza ve milletimizin mukaddes değerlerine sahip çıkarak gece gündüz demeden çalışmayı sürdüreceğiz. Devletimizin ve milletimizin yanında, adı sanı ne olursa olsun tüm vatan hainlerinin karşısında olacağız. Kimsenin yanında ya da karşısında değiliz. Sadece hukuk ve adaletin yanındayız; haksızlığın ve hukuksuzluğun karşısındayız. Şiarımız: Herkes için hukuk, herkes için adalet. Sendikacılık hayatımız boyunca yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır. “Hasbi, harbi sendikacılık” bizim işimizdir ve biz sadece işimizi yapıyoruz.

SENDİKACILIĞA ÖZENEN İDARECİLER KOLTUĞUNU BIRAKIP MEYDANA İNSİN
İdari görevlerde bulunan yetkili sendika yöneticilerinin aktif sendikacılık yapması, diğer sendika üyeleri ve çalışanlar üzerinde baskı oluşturur. Bu durum, kamu yönetiminin temel ilkeleri olan tarafsızlık ve eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır. İdari pozisyondaki yöneticilerin sendikal faaliyetleri; ayrımcılığa, çalışma barışının bozulmasına ve kurumsal huzurun zedelenmesine yol açmaktadır. Bu uygulamalar kamu hizmetinin güvenilirliğini ve tarafsızlığını da zayıflatmaktadır. Yeni Sendika olarak idari görev ile sendikal faaliyetin birbirine karıştırılmasını doğru bulmuyoruz. Ya idarecilik yapın ya da sendikacılık. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Sendika üyelik ve istifa işlemlerinin e-Devlet Kapısı üzerinden yapılabilmesi, hem bürokrasiyi azaltacak hem de çalışanların özgür iradeleriyle sendika tercihlerini yapabilmelerini sağlayacaktır.



