ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek bir anlaşma ihtimali şu aşamada sınırlı görülse de diplomasi kanalları tamamen kapanmış değil. The Wall Street Journal’ın haberine göre Türkiye, Mısır ve Pakistan gibi ülkeler, tarafları masaya oturtmak için yoğun arabuluculuk yürütüyor.
Donald Trump müzakerelere açık olduklarını belirtirken, Abbas Arakçi kamuoyuna yaptığı açıklamalarda doğrudan görüşmeye mesafeli bir tutum sergiliyor. Ancak arabulucular, Tahran’ın kapalı kapılar ardında daha esnek sinyaller verdiğini aktarıyor.
Taraflar arasındaki temel sorun, masadaki taleplerin oldukça sert olması. İran, savaş tazminatı ve ABD üslerinin kapatılmasını isterken, ABD ise İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmesini, füze programını sınırlamasını ve bölgedeki milis güçlere desteğini kesmesini talep ediyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nda serbest geçişin yeniden sağlanması Washington’ın öncelikleri arasında yer alıyor.
Sahadaki gelişmeler ise gerilimin devam ettiğini gösteriyor. ABD’nin bölgeye ek asker sevk etme planları sürerken, İran tarafı da olası saldırılara karşı sert uyarılarda bulunuyor. Bu tablo, kapsamlı bir barış anlaşmasını zorlaştırıyor.
Uzmanlara göre en gerçekçi senaryo, kapsamlı bir anlaşmadan ziyade “minimalist” bir ateşkes modeli. Bu çerçevede tarafların en tartışmalı konuları erteleyerek çatışmaları durdurması ve daha geniş müzakereler için zaman kazanması mümkün görülüyor. Washington Enstitüsü’nden Michael Singh, sınırlı bir ateşkesin daha büyük bir anlaşmanın önünü açabileceğini ifade ediyor.
Olası çözüm yolları arasında İran’ın uranyum zenginleştirmeyi geçici olarak durdurması, bölgesel bir saldırmazlık mekanizmasının kurulması ve buna karşılık yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması gibi seçenekler öne çıkıyor.
Buna karşın İsrail cephesinde ateşkese mesafeli bir yaklaşım dikkat çekiyor. Uzmanlar, Tahran’ın ise en azından yeni bir saldırı olmayacağına dair güvence talep edeceğini belirtiyor.
Geçmişte 2015 nükleer anlaşmasında olduğu gibi tarafların en zor başlıkları erteleyerek ilerlemesi mümkün olsa da mevcut savaşın yarattığı yüksek gerilim, sürecin belirsizliğini koruduğunu gösteriyor.


