Yazılı açıklamada, Türkiye’de kamu alımları sisteminin yıllar içerisinde yapılan mevzuat değişiklikleri, genişleyen istisnalar ve artan pazarlık usulü uygulamaları nedeniyle çeşitli yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Açıklamada, kamu alımlarında rekabetin azalmasının, denetim mekanizmalarının zayıflamasının ve istisnai yöntemlerin yaygınlaşmasının kamu kaynaklarının etkin kullanımını zorlaştırdığı belirtilerek, bunun yalnızca ekonomik değil aynı zamanda yönetişim ve kamu ahlakı açısından da önemli bir sorun olduğu vurgulandı.
Saadet Partisi olarak kamu malını milletin emaneti olarak gördüklerini ifade eden Ünal, devletin harcadığı her kuruşun hesabının vatandaşlara verilmesi gerektiğini savunduklarını kaydetti.
“Açık İhale Esas Olmalı”
Açıklamada, şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkelerinin güçlü bir kamu yönetiminin temel unsurları olduğu belirtilerek, kamu alımlarında açık ihale usulünün esas alınması gerektiği ifade edildi.
İstisnaların gerçekten istisna olarak kalması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, tüm süreçlerin etkin biçimde denetlenmesinin önemine vurgu yapıldı. Rekabetin arttığı, denetimin güçlendiği ve kamuoyunun bilgiye erişebildiği bir sistemin hem yolsuzluk risklerini azaltacağı hem de kamu bütçesinde tasarruf sağlayacağı görüşü paylaşıldı.
“Kamu Kaynakları 86 Milyonun Ortak Hakkıdır”
Açıklamanın devamında, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yönetim anlayışının kamu kaynaklarını israf eden değil, tasarrufu esas alan, adaleti gözeten ve emanete sahip çıkan bir anlayış olduğu belirtildi.
Saadet Partisi’nin kamu yönetiminde dürüstlük, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdüreceği ifade edilirken, milletin alın teriyle oluşan kaynakların korunmasının ve israfın önlenmesinin ekonomik olduğu kadar ahlaki bir sorumluluk olduğu kaydedildi.




