"Eskişehir ortak ses olmuş, inatla direniyorlar"
Eskişehir Havalimanı'nın atıl bırakılmasına tepki gösteren Talat Yalaz, Kütahya'daki Zafer Havalimanı nedeniyle Eskişehir'in mağdur edildiğini savundu. Yalaz, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Belçika'ya yapılan uçuşların yeterli olup olmaması ayrı bir konu. Buradaki mesele şu; Kütahya'da bir Zafer Havalimanı var. Burası zaten battı, işlevsiz, insanların tercih ettiği bir yer değil. Eskişehir'de ise kullanıma hazır bir havalimanı var. Koskoca bir şehir, bir milyonluk Eskişehir ortak ses olmuş, uçuş seferleri düzenlenmesini istiyor. İnatla buna direniyorlar. Çok zor değil. Antalya'ya, İzmir'e, tatil bölgelerine en azından şehirler arası ulaşım anlamında uçak seferleri konulması gerçekten zor değil. Buna neden direniliyor? Neden Eskişehirlilerin ağız birliğiyle yaptığı böyle bir talep geri çevriliyor? Anlayabilmiş değilim. Talep çok net. Her türlü şartı itibarıyla kullanıma hazır bir havalimanımız var. Siz bunu kullanmıyorsunuz. Kullanmama sebebiniz Zafer Havalimanı. Orası da zaten batmış, bitmiş, kullanılmaz durumda. Böyle bir garabet durum var."
İktidar milletvekillerinin Eskişehir'in sesini Ankara'ya duyuramadığını dile getiren Yalaz, şöyle konuştu:
"AK Partililere sorduğumuzda talep olmadığını söylüyorlar. Açıkçası bu taleplerin Ankara'ya anlatılamadığını düşünüyorum. Bir de halka sorun. Halk talepte bulunuyor mu, bulunmuyor mu? O zaman görülür. Hangi Eskişehirli şehrinden başka bir şehre hava yoluyla ulaşım olmasına hayır der, anlayabilmiş değiliz. Böyle bir cevap veriyorlarsa da bence toplumdan koptuklarını gösterir."
İzmir ve Antalya bağlantılarında Eskişehir'in devre dışı bırakıldığını söyleyen Yalaz, şu ifadeleri kullandı:
"Uçak yerine tren koyuyoruz diyorlar, Antalya'dayız diyorlar ama İzmir'e direkt sefer olmayacak. Eskişehir'den direkt sefer olmayacak. Eskişehir her zaman demir yolları ulaşımının önemli noktalarından biri olmasına rağmen, beklentilere rağmen bir durak olma ihtimali son bulmuştur. Sanırım İzmir'e yapılan ulaşımda Eskişehir değil, Afyon kullanılacaktır. Bu da ayrı bir sorun. Dediğim gibi iktidar mensupları her zaman Eskişehir'i yok sayıyor. Özellikle iktidar temsilcileri, Eskişehirlilerin sesini yukarıya taşımak konusunda ciddi bir zafiyet içindeler. Bunlar da bunun örneklerinden biridir."
"833 delegenin imzasıyla kurultay talebinde bulundular"
CHP içindeki olağanüstü kurultay sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yalaz, delegelerin iradesine vurgu yaptı.
"Biz o gün genel merkezde olmadan önce genel başkanımızın, genel merkez yönetiminin ve il başkanlarının bulunduğu bir toplantı yaptık. Genel Başkanımızın takdiriyle il başkanları adına açıklamayı benim yapmam uygun görüldü. Ben de bundan şeref ve onur duyacağımı ifade ederek açıklamayı yaptım.
Oraya gittiğimiz zaman basına da haber verildi. Biz imzaları teslim edip 20-25 dakika içerisinde açıklama yapmayı düşünürken, genel merkezdeki muhataplar imzaları tek tek inceleme yoluna gittiler. Yaklaşık iki saat süren incelemenin ardından 830 kurultay delegesinin noter huzurunda verdiği imzaları genel merkeze teslim etmiş olduk. Daha önce doğrudan genel merkeze gönderilen üç imzayla birlikte sayı 833'e ulaştı. Kurultay delegeleri noter huzurunda verdikleri imzalarla kurultay talebinde bulundular."
"Sürecin hukuki ve siyasi takipçisi olacağız"
Sürecin hukuki ve siyasi boyutunun takipçisi olacaklarını belirten Yalaz, şöyle devam etti:
"Sürecin nasıl işlemesi gerektiği bellidir. Tüzük açıktır, Siyasi Partiler Kanunu açıktır. Buna ilişkin gereğinin genel merkez tarafından yapılmasını bekliyoruz. Bu konuda makul süre olarak 10 gün verdiğimizi de ifade ettik. Bu süre sanırım dört gün sonra dolacak. Sürenin dolmasının ardından Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde tedbir talepli başvurumuz olacak. Olumsuz karar çıkması halinde yargısal süreç devam edecek.
Bununla birlikte mutlak butlan kararıyla ilgili bir Yargıtay süreci de bulunmaktadır. O süreç de Yargıtay'da devam etmektedir. Beklentimiz açıktır. Hukuka aykırı olduğunu düşündüğümüz bu kararın sonuçları itibarıyla hukuki bir kararla çözülmesi ya da siyaseten yapılacak olağanüstü kurultayla bu belirsizliğin son bulmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidara yürüyüşünün, Özgür Özel liderliğinde kaldığı yerden devam etmesini beklemektedir toplum ve örgüt. Bu nedenle süreci hem hukuki hem de siyasi açıdan takip ediyoruz."
"Belediyelerin hizmetine olumsuz bir etkisi yok"
Gelişmelerin yerel yönetimlere yansımasına ilişkin soruları da yanıtlayan Yalaz, Eskişehir özelinde herhangi bir sorun yaşanmadığını söyledi.
"Cumhuriyet Halk Partili belediyeler görevlerinin başındadır. Halka hizmet etmek adına, halktan aldıkları yetki ve destekle çalışmalarını sürdürmektedirler. Hizmet anlamında bunun belediyelere olumsuz bir etkisi yoktur. Ancak belediyeler de siyasi kurumlardır. Bir siyasi partinin çatısı altında seçilen ve o partilerin desteğiyle görev yapan kişilerdir. Elbette partinin geleceğine ilişkin gelişmeleri onlar da takip etmektedir. Gerekli süreçlerde Genel Başkanımız Özgür Özel ile irtibat halinde olacaklarını düşünüyorum. Eskişehir özelinde olumsuz bir durum söz konusu olmadığını net olarak söyleyebilirim."
İzmir'de yaşanan görevden alma ve istifa tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yalaz, sözlerini şöyle tamamladı:
"İzmir'deki istifayla ilgili kendisinin açıklaması oldu zaten. Onun açıklamasının üzerine farklı bir yorum getirmem doğru olmaz. Orada kendisinin görüşü alınmaksızın il başkanının görevden alınması söz konusu oldu. Kendisi de buna bu şekilde bir refleks verdi. Genel Başkana bilgi verdiğini de ifade etti. Ancak bunun, Genel Başkanın belediye başkanlarından istifa istediği şeklinde yorumlanması doğru değildir. Böyle bir iddia söz konusu değildir."




